Evrensel kültür değerleri nelerdir?

13,715 gösterim
7 Şubat 2012 misafir sordu
8 Şubat 2012 düzenledi
evrensel kültür değerleri nelerdir? lütfen yardımcı olur musunuz? ödevim için gerekli. bir de madde madde yazarsanız daha mutlu olacağımı sunmak isterim. siteniz mükemmel şimdiden teşekkürler

Saygılarımla...

4 Cevap

0 oy
8 Şubat Safi cevapladı
 
En İyi Cevap

Evrensel kültür değerlerimiz nelerdir?
 degerlerimiz nelerdir, evrensel kultur degerlerimiz, kulturel degerlerimiz, kulturel degerlerimiz nelerdir, milli kultur degerlerimiz nelerdir,

Evrensel değerler konusuna girmeden önce değer kelimesi üzerinde duralım:“Değer” kelimesinin sözlük anlamı “Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, bir şeyin ya da şahsın taşıdığı yüksek ve yararlı nitelik ya da kıymet “ olarak verilmiştir.

Değer kelimesini, psikolojik açıdan ele aldığımızda, düşünce, eylem işlem yada nesnenin insan için taşıdığı önemi belirleyen, niteliğe ve niceliğe ilişkin inançlardır şeklinde tanımlayabiliriz.


Devamı: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/395512-evrensel-kultur-degerlerimiz-nelerdir.html


 

+2 oy
7 Şubat 2012 misafir cevapladı
evrensel kültür değerleri tüm dünya tarafından kabul edilip o dünya için unutulmaz bir olayın yaşanması ve onların da var oluş sebebidir. bu değerler fert olduğu kadar evrence heyecan vericidir . :)
+1 oy
21 Kasım 2012 Aşka Son Bakış cevapladı
Evrensel Değerler
 
Robert Edgerton’ın üç yüz uygarlığı inceleyerek tespit ettiği ve genel olarak altı maddede ifade ettiği evrensel değerlerden bahsedeceğim.
 
a. Gerçeğe Saygı
Saygı, kısaca, benliğimiz dışındaki bir olgunun mevcudiyetinin kabulüne verilen onaydır. Kelimenin kökü de varlığını kabul ettiğimiz şeylere uyguladığımız bir fiilden gelmektedir: “Saymak”yolsuzluk artmaktadır. Son olarak “Yiğidi öldür, hakkını yeme” atasözümüz, hakkaniyet kavramının önemine işaret etmektedir.
 
d. İnsan Onuruna Saygı
 İnsan onuru “can”ın bir parçasıdır ve doğuştan gelir. Her insan ister yeni doğmuş bir bebek, ister fakir, ister zengin olsun onurları yönünden eşit bulunmaktadır. Kültürü, insan onuruna değer veren bir toplumda çocuğa da değer verilir. Çocuğa gösterilen dikkat ve saygı aslında o toplumun geleceğine yapılan yatırımdır.
 
Bireyin en değerli varlığı onurudur. Birey onuruyla yükselir. Bir’in değeri olmadan, çoğun değeri olamayacağına göre, toplumdaki insana değer verilmeden bir ailenin, bir kurumun, bir ulusun değeri oluşturulamaz. İnsan onuruna değer verilmeyen toplumda baskı ve korku kültürü gelişmekte ve insanların özgürce yeni şeyler üretmeleri de mümkün olamamaktadır.
 
Lider personel olarak bizlerin, yönetirken kullanmak mecburiyetinde olduğumuz vasıtaların en ön önemlisi insandır. İnsan faktörünün iştirak etmediği hiçbir faaliyet söz konusu değildir. Personelini objektif, vicdani ve insani niteliklerde yöneten bir amir veya idarecinin mutlaka başarılı olacağı kabul edilmelidir. Böyle bir idarecinin mutlaka sevilip sayıldığı ve nihayet personelinin en yakın desteğine sahip olduğu tecrübelerle sabittir.
 
Liderlerin bunu uygularken, personeline uygun davranışlar sergilerken uygulaması gereken genel kurallar, nizamlar ve disiplin sağlayıcı davranışlardan ödün vermesi gerekli değildir. Özellikle silahlı kuvvetler yapısı içinde disiplini bozucu davranışlara göz yummak hakkaniyetli davranmak demek değildir. Disiplinli olmak da despot bir yönetim uygulamak değildir. Çünkü disiplinin tanımı içinde ''Astın ve üstün hukukuna riayet’ vardır.
 
Türk tarihinde yöneticilerin halka insan onuruna saygılı ve hakkaniyetli davranmalarını buyuran pek çok eser vardır. Atilla'nın liderlik sırlarında şöyle der:
 
“Komutanlar başkalarının değerlerini anlayıp takdir edebilmeli, başka kültürlere, inanç ve geleneklere karşı saygılı ve duyarlı olmalıdır.”
İnsanlara eşit adaletli ve insan onuruna saygılı davranmak bu kadar önemli olduğuna göre bizler astlarımıza nasıl davranmalıyız? Bu sorunun cevabını tarih boyunca bütün komutanlar aramış ve çeşitli sonuçlara varmışlardır. Bunların ışığında, kabul gören bazı tavsiyeleri şöyle sıralayabiliriz:
 

* Astlarınızı inançlarıyla alay etmeyin saygı duyun.
 

* Astlarınıza kötü söz sarf etmeyin.
 

* Astlarınıza onları küçük düşürücü işler vermeyin.
 

* Aynı işi yapan kişiler arasında işini daha iyi yapanları bir teşekkürle de olsa ödüllendirin.
 

* Haklarını koruyun.
 

* Cezalandırmak gerektiğinde cezanın şiddetini iyi ayarlayın.
 

* Astlarınıza güvendiğinizi hissettirin.
 

* Astlarınızı gerektiği zamanlarda bilgilendirin.
 

e. Hizmet
 Kısaca “biz yaşadığımızdan dolayı birbirimize hizmet etmekle yükümlüyüz.” İfadesi hizmet değerini özetlemektedir.
 Dünyadaki canlı cansız bütün varlıklar, aslında farkında olmadan birbirlerinin yaşamlarını devam ettirebilmelerine yardımcı olmaktadır.
 Hizmet değerini yitiren toplumlar ulusal birlik kavramını da kaybettiğinden yok olmaya mahkum olmaktadırlar. Nitekim tarih böyle örneklerle doludur.
 
Türk Kurtuluş Savaşı, yurttaşların, şahsi çıkarlarını bir yana bırakarak, yurdu ve milleti kurtarma gayesiyle kenetlendiği, başarılı bir mücadele ve ulusal birlik örneğidir. Kıt imkanlara rağmen insanlar yurda hizmeti onurla bir ödev sayarak mücadeleden yılmamış ve zafere ulaşmıştır.
 
f. Sevgi
 Sevgi, insanın en temel ihtiyaçlarından birisidir. Sevgi, duygu ve düşüncelerin paylaşılması, incelmesi ve böylece tutarlı ve zengin hale gelmesidir.
 18. yüzyılda yaşamış Alman filozof Arthur Shopenhauer, ahlak üzerine yaptığı fikri çalışmaları ile felsefe dünyasına ahlak konusunda yeni bir çığır açmış, yeni bir felsefe dalının Ahlak Felsefesinin oluşmasına öncülük etmiştir. Shopenhauer’a göre, bencil bir varlık olan insanı, doğada var olan gerçek ahlak doğrultusunda davranışa sevk edebilecek tek bir kök vardır. Bu kök ise, insanın benliği dışındaki bir varlığın ızdırabını kendi benliğine dahil ederek acıyı kendi acısıymış gibi algılaması ve bu acıyı ortadan kaldırmak için somut bir kazanım amacı gütmeksizin, çaba sarf etmesidir.
 
Sevgi de bunu gerektirir. Buna göre ahlaklı davranışın tek ve gerçek temelinin sevgi olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Benliğimiz dışındaki bir varlığa sevgi ile yaklaşabilmek, o varlığın gerçeklerini anlayabilmek ve kabul etmekten ve devamında bir çıkar amacı gütmeksizin harekete geçebilmekten geçer.
 
Yurt sevgisi de, tek başına yalın bir sevgi değildir, bir takım değerlerle doğrularla ilişkilidir. Yurt sevgisi bir insanın kendisinden başlayarak ailesini, dostlarını, çalıştığı kurumu, ülkesini ve insanlarını, doğasını ve bütün dünyayı fark etmesi anlamlı bulması, devamında değerli bulması ve sonuçta sevmesinden başka bir şey değildir.
 
“Bir ülkenin geleceğinin teminatı, o ülkenin yurttaşlarının bilincinde yatar. Bilinçli yurttaş ülkesini gerçekten seven yurttaştır. Bu yurdu sevdiği zaman nasıl bir gelecek yarattığının farkındadır. İnsan, ancak yanlışlardan arınmış bir bilinçle kendisine, ailesine, çocuklarına, topluma ve ülkesinin sorunlarına eğilerek doğru yaklaşımlar ve doğru tepkiler geliştirebilir.”
 



-Alıntıdır.-
+1 oy
1 Ocak 2013 eda nur cevapladı
Her insanda bulunması gereken bazı değerler mevcuttur. Bunları madde halinde yazacak olursak; ahlak, saygı, sevgi, doğru söyleme, hizmet, hakkaniyet, dayanışma gibi sıralayabiliriz.
 
Detaylı bakacak olursak, güzel ahlaklı olmazsak, mesela insanlara ve çevreye karşı düşüncesiz olursak bir daha onlardan faydalanmamız imkansız olur.

İlgili sorular

1 cevap 100 gösterim
8 cevap 441 gösterim
2 cevap 857 gösterim
7 Şubat 2012 misafir sordu
8 cevap 20,238 gösterim
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...