Cumhuriyet ile ilgili kompozisyon nelerdir?

297 gösterim
12 Ekim 2012 misafir sordu
12 Ekim 2012 düzenledi

1 cevap

0 oy
12 Ekim 2012 misafir cevapladı
Cumhuriyet, milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimidir.(*) Atatürk bu kavramı “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur.” sözü ile açıklar. 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin cumhuriyeti ilan etmesi ile bugün ülkemizde Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. İmparatorluk ile yönetilen ülke Mustafa Kemal Atatürk’ün lider olduğu bir akım sonrasında cumhuriyet yönetimine kavuşmuştur. Cumhuriyetin ilanı ile egemenlik milletin sahip olduğu bir unsur haline gelmiş, halk yönetimde söz sahibi olmuş ve seçtiği milletvekilleri aracılığıyla temsil edilip yönetimde hak sahibi olmuştur.
Cumhuriyet, 19 Mayıs ile başlayan ve genelgeler, kongreler, yeni karar ve adımlarla devam eden sürecin bir uzantısıdır. Mustafa Kemal milletvekilleri ile görüşmeleri sonucunda hazırlanan Cumhuriyet önergesini meclise sunmuş, önerge kabul edildikten sonra devletin yönetim biçimi Cumhuriyet olarak, devletin adı “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiş ve ilk Cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal Atatürk seçilmiştir.
29 Ekim 1923 tarihi cumhuriyetin ilanı bugünün gecesinde 101 pare top atışı ile kutlanmış, daha sonraki yıllarda 29 Ekim günü Cumhuriyet Bayramı olarak tüm yurt genelinde kutlanır hale gelmiştir.
Atamızın dediği gibi “Türkiye devletinin şekl-i hükûmeti cumhuriyettir.” İlk olarak 29 Ekim 1923’te atılmıştır Cumhuriyetin temelleri…
Cumhuriyet; egemenliğin milletin elinde olduğu yönetim şeklidir. Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yoludur Cumhuriyet… Özgürlüktür insanca varlık yoludur… Türklüğün vazgeçilmezi yönetimin temelidir… Atanın en büyük eseridir Cumhuriyet. Ulusun kendi gücü milletin sesidir… Uğruna savaşılan yoluna canların ortaya koyulduğu istiklalin meyvesi mücadelenin en eşsizinin ardından zaferin en güzel örneğidir… Azimle aşılan engellerin ardından nice zorluklardan sonra yüzlerde beliren tebessümdür… Sarayın sefasının halkın cefasının son bulmasıdır Cumhuriyet. Rahatın refahın ilk ışığı; özgürlüğün eşitliğin adaletin tek dayanağıdır… Türklüğün gururu hürriyetin sonsuzluğudur Cumhuriyet.
Öyle bir şeydir ki Cumhuriyet öyle değerlidir ki; yokluğunda söz sükûta kavuşur boyun eğmek baş gösterir. Yokluğunda hâkimiyet padişahındır sistem saltanat… Babadan oğla geçer güçsüze söker…

Günün anlam ve önemini kavramak için her yıl 29 Ekim’de ulusça büyük coşku ve heyecanla Cumhuriyetin ilanı milli bayram olarak kutlanır ama unutulmamalıdır ki; Cumhuriyetin varlığı zaten bizim için en büyük bayramdır…
”Türk Milletinin tabiatına ve geleneklerine en uygun olan yönetim cumhuriyet yönetimidir.” çünkü Türk Milleti olarak bizler özgürlüğümüze düşkünüzdür. Kutsal değerlerimizden biridir özgürlük özgür yaşamak; hiç kimseye boyun eğmeden hür olmak… Bizim için böylesine önemi olan bir değere kavuşmamızı sağlayan başta büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bizlere sunulmasında emeği geçen tüm dedelerimize kalpten şükran ve teşekkür borçluyuz. Cumhuriyeti ilelebet sürdürmek koruyup kollamak yarınlar olan biz gençliğin ve her Türk’ün boynunun borcudur.
Atatürk “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur.” sözü ile Cumhuriyet milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi olarak açıklar. 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin cumhuriyeti ilan etmesi ile bugün ülkemizde Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. İmparatorluk ile yönetilen ülke Mustafa Kemal Atatürk’ün lider olduğu bir akım sonrasında cumhuriyet yönetimine kavuşmuştur. Cumhuriyetin ilanı ile egemenlik milletin sahip olduğu bir unsur haline gelmiş halk yönetimde söz sahibi olmuş ve seçtiği milletvekilleri aracılığıyla temsil edilip yönetimde hak sahibi olmuştur.
Cumhuriyet 19 Mayıs ile başlayan ve genelgeler kongreler yeni karar ve adımlarla devam eden sürecin bir uzantısıdır. Mustafa Kemal milletvekilleri ile görüşmeleri sonucunda hazırlanan Cumhuriyet önergesini meclise sunmuş önerge kabul edildikten sonra devletin yönetim biçimi Cumhuriyet olarak devletin adı “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiş ve ilk Cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal Atatürk seçilmiştir.
29 Ekim 1923 tarihi cumhuriyetin ilanı bugünün gecesinde 101 pare top atışı ile kutlanmış daha sonraki yıllarda 29 Ekim günü Cumhuriyet Bayramı olarak tüm yurt genelinde kutlanır hale gelmiştir.

2.'/
Cumhuriyet bize, bizde cumhuriyete muhtacız…

Hepimiz Cumhuriyetin tanımını az çok biliriz. Yani kısaca “Halkın kendi kendisini yönetmesidir” der geçeriz. Oysa Cumhuriyet sadece basit bir tanımdan ibaret değildir. İçerisinde koskoca bir tarihi barındıran, o tarihin içinde yaşanmış olan çile dolu yılların yoğurduğu büyük bir kazanımın aslında en açık ifadesidir…

Bugün, hepimiz özgürce dilediğimiz gibi yaşamakta, istediğimiz gibi giyinmekte, canımızın istediği her yere gitmekte ve bu yaptıklarımızdan dolayı bir başkasından izin almamaktayız. Yani özgürlüğün tadını doyasıya çıkarmaktayız. Oysa bu yaptıklarımızın, bir bedelin sonunda elde edilmiş şeyler olduğunu ne yazık ki hiç ama hiç aklımıza getirmeyiz.

Atalarımızın tarih boyunca vatanı ve milleti uğruna savaşlar verdiğini, onca çaresizlikler içerisinde bile olsalar vatan uğruna ölümü bile hiçe saydıklarını hepimiz yıllardır okur ve duyarız. Peki, atalarımız bu savaşları neden yapmışlardır? Yıllar sonra hatırlansın diye mi? Yoksa gelecek nesillerinin bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamalarını istediklerinden mi? Elbetteki bizlerin bağımsız bir şekilde yani hiçbir kimsenin esareti altına girmeden yaşamamızı istediklerinden… Demek ki bizler, özgürlüğün tadını doyasıya çıkarırken bu yaşanmışlıkları da aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayacağız…

Atatürk’ün 1919 da başlattığı Kurtuluş Savaşımızda milletimizin çektiği acıları ve bu acıların neticesinde ilk kez 1923 yılında ilan edilen cumhuriyetimizin değerini her zaman kinden daha iyi bileceğiz. İnsanlık onuruna en çok yakışan, eşitlik ilkesi ile ayrımcılığa son veren cumhuriyetin kıymetini daha iyi bileceğiz ki bir daha bu çile dolu yıllara geri dönmeyelim.

Şimdi bizlere düşen görevin ne olduğunu anlamaya başladık sanırım. Atalarımızın büyük mücadeleler sonunda elde ettiği Cumhuriyetimize sahip çıkmak, ne pahasına olursa olsun onu korumak ve çok ama çok çalışarak gelişimine katkıda bulunmak… İşte o zaman özgürce yaşadığımız bu topraklar için atalarımıza olan şükran borcumuzu ödemiş ve gelecek nesillerimize faydalı büyük bir iş yapmış oluruz. Unutmayalım ki; Cumhuriyet bize, bizde cumhuriyete muhtacız…

İlgili sorular

1 cevap 43 gösterim
13 Ekim 2012 misafir sordu
1 cevap 101 gösterim
1 cevap 134 gösterim
2 cevap 1,834 gösterim
21 Eylül 2012 misafir sordu
1 cevap 181 gösterim
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...