Element nedir? Elementlerin özellikleri nelerdir?

1,055 gösterim
10 Kasım 2012 misafir sordu
13 Kasım 2012 nötrino düzenledi
Element nedir? Elementlerin özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

3 Cevap

0 oy
10 Kasım 2012 My sassy girl cevapladı
Element Nedir?

Element, aynı tür atomlardan oluşan, çözümleme ile ayrışmayan, kendisinden başka madde bulundurmayan ve birleşim yolu ile elde edilemeyen saf maddelerdir. Yani içerisinde tek tür atom bulunduran maddelerdir.Bir elementin periyot numarası, o elementin sahip olduğu elektronların bulunduğu en yüksek enerji seviyesini gösterir.

İşte ilk 20 element :
 

Hidrojen: Hidrojen ilk olarak 1776 yılında Henry Cavendish tarafından keşfedilmiştir. Hidrojen ismi ise Antoine Lavoisier tarafından verilmiştir. Doğada gaz hâlde bulunur. Renksiz bir gazdır.
 Helyum: 1868 yılında Fransız Pierre Janssen ve ingiliz Norman Lockyer birbirinden bağımsız olarak helyumu keşfettiler. Helyum atmosferde çok az miktarda bulunmaktadır. Güneşte ve diğer yıldızlarda bol miktarda bulunur. Doğada gaz hâlde bulunan renksiz bir gazdır.
 Lityum: Lityum ilk olarak 1817 yılında Johann Arvedson tarafindan keşfedilmiştir. Gümüşürnsü gri metalik renkte bulunur. Oda koşullarında katı hâldedir.
 Berilyum: 1828 yılında, birbirlerinden bağımsız olarak Friedrich Wöhler ve Antoine Bussy tarafindan elde edilmiştir. Oda koşullarında gri renkli katı bir maddedir.
 Bor: Bor, siyah metalik görünümlü bir element olup 1808′de Gay-Lussac ve Thenard tarafindan elde edilmiştir. Oda koşullarında katı hâlde bulunur.
 Karbon: Karbon elementi saf hâlde karbon, elmas, grafit, is, kömür gibi çok çeşitti maddelerde bulunur. Grafit yapısı siyah, elmas yapısı ise renksizdir. Doğada katı hâlde bulunur.
 Azot:Azot ilk olarak 1772 yılında Daniel Rutherford tarafindan keşfedildi. Renksiz ve kokusuz bir gazdır.
 Oksijen: Oksijen ilk defa 1774 yılında Joseph Priestly tarafindan elde edildi. 1781 yılında Lavoisier, oksijenin havada bulunan ve yanmaya etki eden bir madde olduğunu bildirdi. Renksiz bir gazdır.
 Flor: İlk defa 1886 yılında Henri Moissan tarafindan elde edilmiştir. Açık san renkli gaz bir maddedir.
 Neon: Neon 1898 yılında Wiltiam Ramsay ve Morris Travers tarafindan keşfedilmiştir. Renksiz bir gazdır.
 Sodyum: Sodyum ilk olarak 1877 yılında Humphrey Davy tarafindan elde edilmiştir. Yumuşak, kaygan bir metal olup gümüşürnsü beyaz renktedir.Doğada katı hâlde bulunur.
 Magnezyum1755 yılında İngiltere Joseph Black tarafindan ilk olarak keşfedilmiştir. Gümüşürnsü beyaz renkli bir katıdır.
 Alüminyum: 1827 yılında Wohler tarafindan bulunmuştur. Alüminyum, yumuşak ve hafif bir metal olup mat, gümüşürnsü bir renktedir.
 Silisyum: Silisyumun ilk keşfi 1824 yılında Berzelius tarafindan gerçekleştirilmiştir, yeryüzünde en çok bulunan elementlerden bir tanesidir. Koyu gri renkli katı bir maddedir.
 Fosfor: Fosfor ilk olarak 1669 yılında Hennig Brand tarafından keşfedildi. Renksiz ve beyaz, kırmızı, siyah renklerde bulunabilen oda koşullarında katı bir maddedir.
 Kükürt: Kükürt, antik çağda bilinen dokuz cisimden biriydi. Kükürdün kimyasal bir element olduğunu 1777′de Lavoisier ortaya attı. 1810 yıllarında Gay Lussac ile Thenard tarafindan deneysel olarak doğrulandı. San renkli, tatsız, kokusuz katı bir maddedir. Isı ve elektriği iyi iletmez.
 Klor: Klor ilk olarak 1774 yılında Cari Wilhelm Scheele tarafindan keşfedildi. 1810 yılında ise Humphry Davy tarafindan bugünkü ismi verildi. Oda koşullannda san-yeşil renkli zehirli bir gazdır.
 Argon: 1785 yılında havada argon olduğu ilk defa Henry Cavendish tarafindan iddia edilmiş ve 1894 yılında Lord Rayleigh ve VVilliam Ramsay tarafindan keşfedilmiştir. Gaz ve sıvı hâlde bulunabilir. Kokusuz ve renksiz bir gazdır.
 Potasyum: Gümüşürnsü beyaz renkte bir katı maddedir. İlk olarak 1807 yılında Humphrey Davy tarafindan elde edilmiştir.
 Kalsiyum: Kalsiyum elementi gümüş gibi parlak ve beyaz renktedir. İlk olarak 1808 yılında Berzelius ve Pontin tarafindan, daha sonra saf olarak ilk defa Humphry Davy tarafindan elde edilmiştir.
0 oy
10 Kasım 2012 Mavi Peri cevapladı
AKTİNYUM ELEMENTİ

ing. Actinium

Sembolü: Ac
Atom Numarası: 89
Atom Ağırlığı: 227 gr.mol-1
Yoğunluk: 10.07 g.cm-3
Erime Noktası: 1050 oC
Kaynama Noktası: 3200 oC

Bulunuşu:

Birbirinden bağımsız olarak Andre Debierne (1889) ve F. Giesel (1902) tarafından keşfedilmiştir.

Doğal olarak Uranyum minerali içerisinde bulunmakta olup Uranyumun ışımaları sayesinde oluşmaktadır.

Sembolü yunancada ışın ve ışıma anlamlarına gelen aktis, aktinos kelimelerinden esinlenilerek üretilmiştir.

Özellikleri:

 Kimyasal olarak Lantan ile eşdeğerdir -aynı grup ve f grubu elementi olmaları sayesinde-.
 Kuvvetli alfa ışıması yapabilmektedir.
 Aktinyum Florür tuzunun 1100 oC de lityum buharı ile indirgenmesi sonucu elementel olarak elde edilebilmektedir.
 Işıma sonucu 227Th ve 223Ra ana ürünleri ile Rn, Bi, Po ve Pb izotoplarını içeren yan ürün karışımı vermektedir.
 Nötron üretme konusunda Radyum’dan 150 kez daha aktiftir.
 21.6 yıllık bir yarılanma ömrüyle beta ışıması yapmaktadır.

CIVA ELEMENTİ

ing. Mercury

Sembolü: Hg
Atom Numarası: 80
Atom Ağırlığı: 200.59 gr/mol
Yoğunluk: 13.6 gr.cm-3
Erime noktası: -38.83 oC
Kaynama noktası: 356.73 oC

Oda sicakliginda sivi halde bulunan tek metal olan civa, sembolu olan ‘Hg’ yi eski zamanlarda ona verilen latince ‘sivi gumus’ anlamina gelen ‘hydragyrum’ kelimesinden almistir. Ingilizce ismi olan ‘mercury’ ise merkur gezegeninden gelmektedir.
Genel olarak termometre, barometre ve difuzyon pompalarinda kullanilir.

Sivi halde olmasi, yogunlugunun fazla olmasi ve gumus rengi sayesinde oynanmasi en zevkli element olmayi basarmistir. Civa buharinin zehirli oldugu bilinmesine ragmen, kirilan termometrelere uzulmek yerine hafif korkuyla karisik heyecanla yaklasmayan yoktur sanirim. Her ne kadar termometrenin icindeki civa miktarinin insani zehirlemesi zor olsa da, civayi yalniz basina birakmakta yarar var.

Civanin elementel halinden daha cok korkmamiz gereken metilcivadir. 1950 yillardan baslayarak metilciva yuzunden Japonya’nin Minamata bolgesinde yuzlerce kisinin olmesi ve bir o kadarinin sakat kalmasindan sonra civadan daha da korkulur oldu. Hikaye kisaca soyledir; o bolgede bulunan bir fabrika civa iceren atiklarini hemen yanindaki gole birakir.

Bizim gibi civayi cok sevmis olacaklar ki, baliklar bu civayi alir ve metalcivaya cevirirler. Metilciva baliklar icin zararsiz olmasina ragmen ayni durum o yorenin baliklarini yiyen halk icin gecerli degildir. Bir de bu yorenin en onemli gecim kaynaginin balikcilik oldugunu dusunurseniz durumun vehameti ortada. Baliklari sevmedigimden degil ama bu konuda size son bir kotu haber daha vermek istiyorum. Degisik yollarla vucudumuza giren civanin yuzde doksani baliklardan gelir.

DEMİR ELEMENTİ

ing. Iron

Sembolü: Fe
Atom Numarası: 26
Atom Ağırlığı: 55.847 gr/mol
Yoğunluk: 7.874 gr/cm3
Erime noktası: 1535 oC
Kaynama noktası: 2750 oC

Bulunuşu

4. en çok bulunan element olan demir tarih öncesi çağlardan beridir kullanıldığı için ilk bulunuşu pek bilinmemektedir. Çinko gibi Adem’in 7. kuşak torunlarından olan Tubal Kayn’a dayandırılsa da en eski demir kalıntısı Hindistan/Delhi’de bulunan 5. yy’dan kalma demir sütun olduğu bilinmektedir.

VANADYUM ELEMENTİ


Sembol: V
Atom numarası: 23
Atom ağırlığı: 50.9415 g/mol
Oda koşullarında (25°C 298 K): Gümüşümsü gri renkli katı Metal
d-blok elementi

Vanadyum metali ilk olarak 1801 yılında Andres Manuel del Rio tarafından keşfedilmiştir.

Bilinen minerali vanadinit (3Pb3(VO4)2.PbCl2), potasyum uaranil vanadat 2K(UO2)VO4.3H2O ve vanadyum sülfürdür. Niobyum ve tantal minerallerinde de çok miktarda bulunur.


Vanadyum mineralinin NaCl veya Na2CO3 ile 850°C’ de reaksiyonu sonucunda elde edilen NaVO3 bileşiği su içerisinde çözülür. Çözelti kırmızı çökelek verene kadar asitlendirilir. V2O5 oksidi elde edilir. Bu oksidin kalsiyum ile indirgenmesi ile saf olarak elde edilir.

Diğer bir yöntem ise VCl5 bileşiğinin hidrojen gazı veya magnezyum ile indirgenmesi ile saf olarak elde edilir.

Fiziksel Özellikleri

Yoğunluğu: 6.110 g/mL
Erime noktası: 1910 °C (2183K)
Kaynama noktası: 3407°C (3680K)
Molar hacmi: 8.32 ml/mol
Mineral Sertliği: 7.0
Isı iletkenliği(300K): 0.307 W cm-1 K-1
Özgül ısı: 0.490 J g-1 K-1
Buharlaşma Entalpisi: 453 kJ mol-1
Atomlaşma Entalpisi: 515kJ mol-1

ARSENİK ELEMENTİ


ing. Arsenic

Sembolü: As
Atom Numarası: 33
Atom Ağırlığı: 74.92160 gr/mol
Yoğunluk: 5.727 gr/cm3
Erime noktası: 817 oC
Kaynama noktası: 614 oC

Buyrun toksik elementlerin elebaslarindan birisi. Napolyon’dan Banglades’teki bircok kisinin olumune kadar sorumlu tutulan bir element ile basbasayiz. Herhangi bir romanda ‘arsenik zehirlenmesi’nden bahsedildigini gorebilirsiniz, hele bir de cinayet/polisiye romanlariysa arsenik bu tur kitaplar icin bicilmis kaftandir.

Okudugunuz romanda arsenik kelimesi gecmeye baslamissa bilin ki yazarimiz yakinda kahramanlarindan birini ortadan kaldirmaya niyetlenmistir. Ilisilmemesi gereken atomlardan biridir. O yuzden sozu kisa kesiyor, arsenik’i kendi haline birakiyorum.

Bulunusu

Arsenik bilesiklerinin Misir, Yunan ve Cin uygarliklari tarafindan elde edildigi bilinse de element olarak ilk defa Albert Magnus tarafindan 1250′li yillarda elde edilmistir.

Genel ozellikleri arasina sublimlesebilme ozelligini de eklemek lazim.
0 oy
10 Kasım 2012 Mavi Peri cevapladı
ZİRKONYUM ELEMENTİ

Sembol: Zr
Atom numarası: 40
Atom ağırlığı: 91.224 g/mol
Oda koşullarında (25°C 298 K): Gümüşümsü beyaz renkli katı
Metal
d-blok elementi

Zirkonyum metali ilk olarak 1789 yılında Martin Heinrich Klaproth tarafından keşfedilmiştir. 1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir.
Bilinen mineralleri zirkon (ZrSiO4) ve baddeleyit (ZrO2) tir.
Zirkonyum eldesi ZrCl4 bileşiğinin magnezyum ile veya kalsiyum ile indirgenmesi ile elde edilir.
Baddeleyit mineralinin aşağıdaki reaksiyonu sonucunda ZrCl4 bileşiği elde edilir.
ZrO2 + 2Cl2 + 2C (900°C) à ZrCl4 + 2CO
ZrCl4 + 2Mg (1100°C) à 2MgCl2 + Zr

Reaksiyon çelik kaplarda gerçekleştirilmelidir. Havadaki oksijen ve azot ile etkileşmemesi gerekmektedir.

Fiziksel Özellikleri

Yoğunluğu: 6.511 g/mL
Erime noktası: 1855 °C (2128 K)
Kaynama noktası: 4409°C (4682K)
Molar hacmi: 14.02 ml/mol
Mineral Sertliği: 5.0
Isı iletkenliği: 0.227 W cm-1 K-1
Özgül ısı: 0.27 J kg-1 K-1
Buharlaşma Entalpisi: 580 kJ mol-1
Atomlaşma Entalpisi: 605 kJ mol-1

AMERİKYUM ELEMENTİ


ing.Americium

Sembolü: Am
Atom Numarası: 95
Atom Ağırlığı: 243
Yoğunluk: 13.67 g/cm3 (293K de)
Erime Noktası: 1267 K
Kaynama Noktası: 2740 K

Yarilanma Süresi: 7400 yil

Özellikleri:

Amerikyum, ilk olarak 1944`de Glenn Seaborg ve dadaslari tarafindan sentetik olarak elde edildi. Seaborg`un hangi ülke vatandasi oldugunu soylememe gerek yok sanirim.
Amerikyum gümüs renkli radyoaktif bir metal olup pratik olarak sadece yangin alarmlarinda kullanilmaktadir. Bunun sebebi sanirim yarilanma süresinin bu is icin uygun olmasi (7400 yil).


ALÜMİNYUM ELEMENTİ


ng.Aluminium

Sembolü: Al
Atom Numarası: 13
Atom Ağırlığı: 26.982
Yoğunluk: 2.698 g/cm3 (293K de)
Erime Noktası: 933 K
Kaynama Noktası: 2740 K

Özellikleri:

Ismini yunanca alum mineraline verilen isim olan “alumen” den almistir. Ilk olarak 1825`de Hans Christian Örsted tarafindan saf olmayan bir halde elde edilmis ardinda Wöhler tarafindan 1827`de saf element olarak izole edilmistir. Ve bu yildan sonra aluminyumun hikayesi bir daha kapanmamak üzere baslamistir.

Yer kabugunun %8.1`ini isgal eder ama saf element olarak degil. Boksit (Al2O3) ve de Kriyolit (Na3AlF6) olarak bulunur dogada. Elektroliz yoluyla elde edilir.

Onu bu kadar değerli kilan, element halinden elde etmek icin dünyanin enerjisinin harcanmasina rağmen buna değmesidir. Paslanmaz ve de kolayce geri dönüstürülebilir. Sanayide korkunc fazla bir kullanim alani vardir. Ucaklarda, pencerelerde, mutfak esyasi yapiminda, motorlarda, icecek kutusu yapiminda kullanilir. Yoğunluğunun demirinkinin yaklasik ücte biri olmasi, cok yüksek isi iletkenliğinin olmasi, zehirli olmamasi, manyetik özelliği olmamasi, kolayca paslanmiyor olmasi onun bu kadar yaygin bir sekilde kullanilmasina olanak sağlar.

Aslinda oldukca reaktif bir metaldir. Havadaki oksijenle de hemen tepkimeye girer. Fakat tepkimeden sonra olusan oksit tabakasi alüminyumu daha fazla oksitlenmeden korurken onun iletkenlik ve de diger özelliklerine fazla bir etki yapmaz. Yani, sadece onu koruyan bir tabaka görevi görür.

BAKIR ELEMENTİ


8. 94 yoğunluğunda, kızıl-esmer bir element.

Simgesi: Cu

Maden, eritme yoluyla sıvı haline dönüştürülür ve arılaştırılarak kalıplara dökülür.

Bakır, 1100 derece dolaylarında eriyen bir madendir. Çeşitli maden filizlerini fırınlarda yakarak, oldukça karmaşık yöntemlerle elde edilir. Bu işlemden, atmosferi kirleten, zararlı, kükürtlü gazlar çevreye yayılır.

Bakır çok kolay işlenir: dövme suretiyle kolaylıkla biçim verilebilir. İyi bir elektrik iletkeni olduğundan, elektrik telleri ve kabloları bakırdan yapılır. Aynı zamanda iyi bir ısı iletkenidir ve uzun süre ev işlerinde kullanılmıştır (tabaklar, tencereler, kazanlar v.b.).

Havayla temas edince bakır, «bakır pası veya yeşili» adı verilen yeşilimtırak bir renk alır. İşte bazı eski yapıların damlarının ve bronz heykellerin karakteristik rengi, bu yeşildir. Bakır eşyayı parlaklığını korumak için sık sık ovalamak, parlatmak gerekir. Gemilerde yapıldığı gibi, oksitlenmeyi önleyecek bir tabaka özel cila da sürmek mümkündür.

PİRİNÇ VE BRONZ

Başka madenlerle karıştırılınca bakır, alaşımlar meydana getirir; bunların en önemlileri pirinç ve bronzdur. Pirinç veya «sarı», geniş oranda çinko kapsar. Fantezi mücevherlerde çerçeve, sap ve kaş olarak kullanıldığı gibi, lamba duyları, vanalar ve musluklar yapımında da pirinçten yararlanılır.

Bronz bazen çinko da karıştırılan bir bakır ve kalay alaşımıdır ve Tarihöncesi’nden beri kullanılagelmiştir («Bronz Çağı»). Çeşitli nitelikleri sayesinde (eritme ve kalıplama kolaylığı, ses geçirmesi, sertliği, cilâlanabilmesi ve altın rengini andıran rengi), heykel ve çanların dökümünde, aynı zamanda da süs eşyası (mücevher, şamdan, saat sarkacı) ve çeşitli eşya (yaylar, boru ekleme bilezikleri) yapımında geniş ölçüde yararlanılmaktadır.

Bakır doğada ya serbest element halinde bulunur veya çeşitli filizlerinden elde edilir. Türkiye’de kuprit Murgul’da; halkosit Ergani’de; halkoprit Küre ve Ergani’de bulunur. İlk bakır filizi M.Ö. Kıbrıs’ta ulundu. Bakırın ilimsel adı Cuprum Kıbrıs’ın (Cyprium) adından alınmıştır.

Temel filizler pek yaygın olmadığından (başlıca yataklar Şili, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri), bakır pahalı bir madendir, çelik ile alüminyum bakıra rakip çıkmıştır ve çoğu yerde bakırın yerine bunlar kullanılır.

İlgili sorular

1 cevap 56 gösterim
1 cevap 46 gösterim
21 Şubat 2012 misafir sordu
1 cevap 10 gösterim
2 Nisan 2012 misafir sordu
1 cevap 211 gösterim
14 Ocak 2013 misafir sordu
5 cevap 61 gösterim
11 Ocak 2013 nuriye42 sordu
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
25 Çevrimiçi
0 Üye ve 25 Ziyaretçi

10,576 soru

19,820 cevap

0 yorum

2,785 üye

...