Mendelssohn'un biyografisi hakkında bilgi verir misiniz?

46 gösterim
17 Ocak 2013 dogika_dogika sordu
18 Ocak 2013 ThinkerBeLL düzenledi
Arkadaşlar;
Felix Mendelssohn Bartholdy hakkında bir bilgi biliyosanız cevaplayabilir misiniz?
Teşekkürler :D
dogika_dogika

2 Cevap

+1 oy
18 Ocak 2013 ThinkerBeLL cevapladı
 
En İyi Cevap
Felix Mendelssohn

3 Şubat 1809 yılında Hamburg’da doğmuş, 4 Kasım 1847 yılında Leipzig’de ölmüştür.
Mendelssohn’a hayran kalan ve gıpta eden çağdaşları onu Latincede mesut manasına gelen “Felix” adıyla andılar. Gerçekten her türlü başarıya kavuşan Mendelssohn mesut bir hayat geçirmiştir. Tanınmış bir filozofun torunu olan Mendelssohn, harika çocuk olarak ihtiyar şair Goethe’ye piyano çaldığı andan, kızkardeşinin genç yaşta vefat etmesinden duyduğu acının sebep olduğu vakitsiz ölümüne kadar mesut olmuştu. Bu şair onun için Latincede liyakatlı manasına gelen “meritis” tabirini kullanmıştır. Filhakika o zaman umumi bir faaliyet haline gelmiş bulunan Alman ve Avrupa müzik hayatının içinde bugünkü manada büyük orkestra şefi, ayrıca da öğretmen ve teşkilatçı olan Mendelssohn’un yaptığı hizmetler büyüktür. Hepsi kusursuz bir güzellikte, mükemmel bir form arz eden eserlerinden bazılarının bugün için daha ziyade kendi zamanının zevkine bağlı kaldığı görülmektedir. Fakat Mozart’a meftun olan ve harika çacuk durumundan çıkıp Goethe’nin fikir dünyası içinde hakiki kültüre sahip bir sanatkar haline gelen Mendelssohn’un tarihi önemini belirtmek için şu üç olayı saymak yetişir: birincisi, Mendelssohn’un 17 yaşında kemale erip Shakespeare’in “Yaz Gecesi Rüyası” uvertürü gibi bir şaheseri yazabilmesidir. Ikincisi, Leipzig konservatuarını kurmasıdır. Onun bu teşebbüsü sayesinde Bach’ın şehri o asrın müzik hareketlerini ve müzik pedagojisini geliştiren en önemli yerler arasına girmiştir. Üçüncü olay, ilk icrasından tam 100 yıl sonra Bach’ın “Matthaeus Passion”unun Berlin’de yeniden icrasıydı. Bu icradan tam bir Bach cereyanı doğdu. Daha önce Bac’ın ihyası için emek sarfeden ve Goethe’nin dostu olan Zelter’in öğrencisi Mendelssohn bu hareketiyle sadece mütehassıslarca tanınan Thomas kilisesi kontorunun ismini dünyaya tanıttı ve kökleştirdi. Bundan doğan heyecanlı Bach sevgisi ve bağlılığı yaratıcı ve araştırıcı hareketlere tesir etti; neticede meydana gelen Bach bilgisi yirminci asrın müzik hakkındaki telakkilerinin temeli oldu.
Devrin son derece hareketli fikir ve sanat hayatının çeşitli cereyanları içinde Mendelssohn’u romantiklerin klasiği ve terakkisever bir çevre içinde muhafazakarların başı haline getiren bu Bach zihniyeti, onun fikir aleminin desteği oldu. Bu zihniyetin tarafları -Schumann’dan Reger’e kadar- Mendelssohn’un etrafında toplanmış bulunuyorlardı.
Mendelssohn’un bu durumunu gösteren, fakat daha az tnınan bir tarafını da zikredelim: Resim çizen bir insan gibi büyük bir itina ve titizlikle öğrettiği kuralların hepsine mutlaka riayet ederek her eserine çekidüzen vermeye çabalıyordu. Bunun için, isyankarane hamleler yapan Hector Berlioz’a anlayış göstermedi; sağduyuya ve şekil vuzuhuna aykırı görünen her teşebbüse düşman oldu. Çağdaşlarının cüretli hedeflerinden ziyade geleneklere bağlı kaldı. Edebiyat ve estetik alanında ince bir kültüre sahip olan, fakat iyi kalpliliğine rağmen biraz soğuk olduğu iddia edilen Mendelssohn’un öğretmenliği ve Bach taraftarlığı bu halinden doğmuştur.
Mendelssohn’da romantik sayılan hususlar şüphesiz daha fazla yanılmış ve tesirli olmuştur. Düzenli bir forma döktüğü “sözsüz şarkılar”ın melodik tatlılığı, keman konçertosunun parlak canlılığı, oda müziği eserleri, orgun kullanılmadığı bir zamanda org sonatları ve asrın koro sevgisiyle tazelenen oratoryoları, senfonileri, koroları bu karakterdedir.
“Mesut” Mendelssohn’un hayatı pek mücadelesiz geçmedi. Daha ziyade hislerine uyarak romantizmi temsil edenlere karşı duyduğu antipatiye, karşı taraftan da mukabele edildi. Bu kaçınılmaz münakaşalarda, başka yollardan yürüyen muhaliflerden ziyade, fazlasıyla şekilperest davranan kendi taraftarları ona zarar verdiler.
Hem ihtiyar Goethe’nin, hem çağdaşı Wagner’in rol oynadığı hayatı büyük bir hızla geçti. Paris’te büyük Cherubini Mendelssohn’u himaye etti. Daha öğrenci iken harikulade bir piyanist olan Mendelssohn besteci olarak da dikkati çekti. Bach’ın havarisi olarak tanındı. Sonra eserleriyle, İngiltere’de şöhret kazandı. İtalya’ya seyahat yaptı. Düsseldorf’ta parlak bir başarı gösterdi. Sonra Leipzig’de “Gewandhaus Konserleri”nin orkestra şefi olarak başarıdan başarıya koştu. Berlin’de de çok seviliyordu. Zamanın hareketlerine faal bir şekilde katılan Mendelssohn’un hayatı aralıksız başarılarla dolu olarak geçmiştir.


Detaylı bilgi için bakınız > http://www.msxlabs.org/forum/muzik-ww/14623-felix-mendelssohn.html#ixzz2IKaIRrEp
+1 oy
24 Ocak 2013 Esra Pıçakcı cevapladı
Aristokrat bir ailenin dört çocuğundan üçüncüsü olarak Hamburg'da doğdu. Babası Abraham Mendelssohn zengin bir bankacı, büyükbabası Moses Mendelssohn Yahudi bir din adamı ve filozoftu. Her ne kadar büyükbaba din adamı olsa ve Alman yahudilerinin gettoların dışında saygı görmek için din değiştirip Hristiyan olmalarına karşı çıksa da Mendelssohn'un ailesi 1816'da Hamburg'dan Berlin'e taşındıkları sırada Musevilikten Protestanlığa geçmiş ve Bartholdy soyadını almıştır. Ancak Felix, bu değişime direnmiş ve Mendelssohn soyadını kullanmaya devam etmiştir. Protestanlığı kabul etmiş ancak Yahudi geçmişinden de gurur duyan birisi olması, kilise müziği alanında yaptığı çalışmalarda kendisini sıkıntılı tartışmaların içinde bulmasına yol açmıştır.
İlk piano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı. Berlin'e taşındıktan sonra sonra Ludwig Berger ile piyano, Carl Zelter ile teori ve kompozisyon çalıştı. Babası, çocuklarını okula göndermeyip evde kendi geliştirdiği sistemle eğitiyor ve özel dersler aldırıyordu. Bu sebeple Felix, içine kapalı ve çekingen bir kişi olarak yetişti. Bu arada Mozart ve Bach'ın eserlerini çalışmak için ablası Fanny ile beraber Paris'e bir yolculuk yaptı. Bu bestecilerden, özellikle de Bach'tan, esinlenerek besteler yaptı.
1820'de ilk eserini besteleyen Felix 12 yaşında iken Carl Zelter onu Alman şair Goethe ile tanışmak üzere Goethe'nin evine götürdü. Felix, 72 yaşındaki şairin evinde iki hafta kaldı. Goethe'nin evinde Carl Maria von Weber ile tanıştı ve ona piyano dörtlüsünü seslendirdi. Felix'in yeteneğinden çok etkilenen Goethe, kendisine o anda yazdığı bir şiiri veda armağanı olarak sundu.
Goethe'nin şiirlerinin yanı sıra Shakespeare'in eserlerinden de ilham alan Felix, aristokrat ailelerin salonlarında çalınmak üzere besteler yapmaya devam etti. Henüz 13 yaşındayken Do minör Senfoni'sini yaratmıştı. 16 yaşında, türünün ilk örneklerinden birisi olan Yaylı Çalgılar için Mi diyez Majör Sekizlisini (Op. 20) besteledi. 17 yaşındayken dahi çocuk olarak ünü yayıldı ve Bir Yaz Gecesi Rüyası (Op. 21) uvertürü seslendirildi. William Shakespeare'in bir komedisi için bestelenen bu eser, klasik müziğin romantik döneminin en güzel eserlerinden sayılır.
1826-1829 yılları arasında ailesinin isteği üzerine Berlin Üniversitesi'nde öğrenim gören Mendelsshon, daha sonra meslek olarak müziği seçmeye karar vermiştir. Üniversite yıllarında besteciliğinin yanı sıra iyi bir bilardo ve satranç oyuncusu, iyi bir dansçı ve binici olarak tanınıp sevilmişti.
Mendelsshon, 20 yaşına geldiğinde unutulmuş bir besteci olan Bach'ın eserlerini incelemeye kendini vermişti. Henüz 13 yaşındayken doğum günü hediyesi olarak Johann Sebastian Bach'ın "Matthaus Passionu" nun ("Aziz Matta") notalarını isteyen ve bu eser üzerine çalışmalar yapan sanatçı, kendisini ileride "Bach'ı yeniden yaşama döndüren kişi” yapacak yola böylece girmişti. Öğretmeni Zelter'in itirazlarına rağmen bu yolda çalışmaya devam etti. Berlin'de Bach'ın eserlerini seslendirdiği başarılı konserlerin ardından Avrupa müziğini tanımak üzere babasının desteğiyle üç yıllık bir Avrupa turnesine çıktı.
Mendelssohn'un turnesi İngiltere'den başlıyordu. Bu ülkede, George Frideric Handel'den sonra en sevilen Alman besteci olarak gönüllerde taht kurdu. İngiltere'de iken pek çok eser besteledi ve İskoçya'ya yaptığı geziden esinle İskoç Senfonisi'ni bestelemeye başladı. Anne-babasının 25. evlilik yıldönümlerinde çalınmak üzere "Die Heimkehr aus der Fremde" başlıklı şarkı dizisini de bu dönemde besteledi. Sanatçının gezileri; Güney Almanya, Avusturya, İtalya, İsviçre, Fransa ve tekrar İngiltere'den sonra, 1832 yılının Nisan ayında yine Berlin'de sona erdi.
Öğretmeni Zelter'in ölümünden sonra Berliner Singakademie adlı müzik okulunda Zelter'den boşalan göreve gelmek istediyse de bu göreve alınmadı. Bunun nedeni akademi üyelerinin geçmişi Musevi biri ile çalışmak istememesi ve 50 yaşındaki birinden boşalan yeri 24 yaşındaki tecrübesiz bir gence devredilmesini uygun görmeyişleridir. Bu seçim, Alman müzik tarihinde önemli bir rol oynadı. Mendelsshon, 1833'de Düsseldorf kentindeki Niederrhein Müzik Festivali'nin genel direktörlüğü görevini kabul ederek şehirden ayrılmasından sonraki gelişmeler sonucu Berlin, müzik alanındaki üstünlüğünü kaybetti.
Mendellshon genel direktörlüğünü üstlendiği festival boyunca Händel Orotoryaları'nın yorumlanmasını sağlayarak Barok Dönem müziğini yeniden hayata geçirdi. Aynı yıl kendisi vokal eserlerini ve Avrupa turnesi sırasında gördüğü İtalya'nın canlılığı ve renklerinden esinlenerek İtalyan Senfonisi'ni besteledi. Londra Filarmoni'nin ısmarladığı bu eseri, festival yöneticiliği görevine başlamadan hemen önce bir kere daha Londra'ya giderek ilk seslendirilişini gerçekleştridi. Festivalin başarısından sonra Düsseldorf kenti müzik dünyasının en üst yöneticisi konumuna geldi ancak çevresi ile geçimsizliği sonucu bu görevi kısa sürede bıraktı.
Birkaç yıl sonra ise Leipziger Gewandhaus orkestrasının yönetimini üstlendi ve Leipzig kentini Almanya'nın en önemli müzik merkezlerinden birisi haline getirdi. Bach ve Händel'in eserlerinin yanı sıra Schubert'in Büyük Senfonisini müzik dünyasına tanıttı.
1840 yılında Orta Avrupa'nın en tanınmış bestecisi haline gelen Mendelssohn, 1841'de Leipzig'de bir konservatuvar kurdu. Bu konservatuvar, 1846'da Avrupa'nın en üstün müzik okulu haline geldi.
1847'de ablası Fanny'nin ölüm haberi üzerine yaşama isteğini yitiren sanatçı, Fa Minör 6. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ve Fanny için Requiem'i besteledi. Aynı yıl bir beyin sarsıntısı geçirerek kısmi felç olan Mendelssohn, 4 Kasım 1847'de hayatını kaybetti ve ablası Fanny'nin yanına gömüldü.
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...