Allah lafz-ı celil'inin anlamı nedir?

61 gösterim
26 Ocak 2013 Esra Pıçakcı sordu
26 Ocak 2013 nötrino düzenledi

2 Cevap

0 oy
26 Ocak 2013 Esra Pıçakcı cevapladı
26 Ocak 2013 nötrino düzenledi
 
En İyi Cevap
Etimoloji

Allah sözcüğünün el-İlah ya da el-laha kelimelerinin hecelerinin zaman içerisinde kaynaşması ile türemiş olması mümkündür.[2] Sözcüğün orjini konusunda daha farklı açıklama ve yaklaşımlar da bulunmaktadır.[3]

Arapça ile akraba olan dillerde de ilah kelimesi benzer şekillerde seslendirilir; İbranice tanrı anlamına gelen Eloah אלה, Keldanice Alaha laha ya da Aramice Elāhā, Süryanice Alāhā vb.

İslam'da Allah inancı

Tek ve benzersiz Allah inancı İslam'ın temeli ve İslami inanışın esasını oluşturur. Kur'an'da Allah, Allah inancı ve Allah'ın sıfatları geniş olarak işlenmiş, din bilginleri Allah'ın isimleri ve sıfatlarını tanımlamışlardır. Kur'an'da "Allah" lafzı toplam 2699 kere geçmektedir. En kısa surelerden İhlas Suresi, İslami Allah inancının esaslarını konu alır: "De ki, Allah tek ve benzersizdir. Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Doğmamış ve doğrulmamıştır. O'nun dengi, misli olmadığı gibi zıddı da mevcut değildir."

Allah'ın sıfatları kelamcılar arasında uzun tartışmalara konu olmuştur. Kelamcılar Allah'ın mahiyetinin bilinemeyeceğini, ne olmadığının ise bilinebileceğini ifade ederler. Buna göre Allah'ın benzeri olmadığı gibi, zıddı da yoktur. İslam inancında bu sebeple “iyilikler Allah'tan bilindiği gibi kötülükler de Allah'tandır” denilir.

Kelam ilminde antropomorfizm (tanrının insana benzetilmesi) Müşebbihe olarak tanımlanır ve kesinlikle İslam dışı kabul edilerek reddedilir. [4] Tevrat’taki "Yakup ile güreşe tutuşan Tanrı" (Hoşea 12:3) ve Hıristiyanlık üçlemesindeki "Baba Tanrı" figürü şiddetle eleştirilir. Kelamcılar Kur'an ve kudsi hadisler gibi İslami kaynaklarda kullanılan “Allah’ın eli” Allah’ın yüzü” " Allah'ın arş (dipnot) (taht) üzerinde oturması" (Taha-5 ve Araf 54) "insanın Rahman suretinde yaratılması" [5][6] gibi ifadelerle Allah'ın işitmesi, görmesi gibi ifadeleri mecaz veya mahiyeti bilinemeyen ifadeler olarak tanımlarlar. [7] Allah'ın esma-ül hüsna’da geçen Mütekebbir (kibirlenen), Sabur (Sabreden), Müntakim (intikam alan) gibi bazı isimleri ise antropomorfizm açısından oldukça zorlayıcıdır.
+1 oy
26 Ocak 2013 nuriye42 cevapladı
Allah lafz-ı celîl'iyle ilgili olarak İslâm âlimleri -O'nun kendisini kullarına tanıtmış olduğu beyanları esas alarak- şöyle demişlerdir: Allah, varlığı kendinden (Vâcibu'l-vücud) olan ve bütün hamd ve övgülere lâyık bulunan en yüce varlığın adıdır. Bu tarifteki 'varlığı kendinden olan' kaydı, Allah'ın yokluğunun düşünülemeyeceğini, var olmak için başka bir varlığın desteğine muhtaç olmadığını, dolayısıyla O'nun kâinatın yaratıcısı ve yöneticisi olduğunu ifade etmektedir. 'Bütün hamd ve övgülere lâyık olan' kaydı ise, kemal ve aşkınlık ifade eden isim ve sıfatlara sahip olduğunu anlatmaktadır. Allah lafz-ı celîl'i İslâmî metinlerde gerçek ma'budun (ibadet edilen varlığın) ve tek yaratıcının özel ismi olarak kullanıla gelmiştir. Bu sebeple bu isim, O'ndan başka bir varlığa ad olarak verilmemiştir. Müslüman milletlerin dilinde de herhangi çoğul bir şekilde kullanılmamıştır.

İlgili sorular

2 cevap 41 gösterim
1 cevap 115 gösterim
1 cevap 28 gösterim
15 Ekim 2012 misafir sordu
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...