Peygamberimizin sünnetleri hakkında bilgi verir misiniz?

154 gösterim
3 Şubat 2013 SORUCU???? sordu
3 Şubat 2013 nötrino düzenledi
Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetleri hakkında bilgi verir misiniz?

2 Cevap

0 oy
3 Şubat 2013 SORUCU???? cevapladı
3 Şubat 2013 nötrino düzenledi
 
En İyi Cevap
PEYGAMBERİMİZİN (ASV) SÜNNETLERİ

Peygambere itaat etmek Allah’a itaat etmektir.
Bizler Allah’ın emirlerini peygamberin dilinden alırız. Tatbikatını da peygamberin tatbikatından biliriz. Allah’ı görmediğimize göre Allah’a itaati elçisi olan peygambere itaat ile gösteririz. Allah’ın razı olduğu amelleri peygamberinden öğreniriz. Çünkü peygamber Allah’ın bize elçisi ve bizim de Allah katında elçimiz ve şefaatçimizdir.

Dinin iki temel kaynağı vardır. Birincisi Allah’ın kelamı olan Kur’an-ı Kerim, ikincisi ise dinin mübelliği olan peygamberimizin (asv) Allah’ın emirlerini uygulaması ve ibadetlerin nasıl yapılacağını göstermesidir. Biz buna “Sünnet” yani “peygamberin yolu” diyoruz. Peygamberin yolunu takip etmeden Allah’ın rızasını kazanmak ve Allah’a yakınlaşmak mümkün değildir.
 

Peygamberimiz (asv) yaşayan Kur’andır. Kur’ân-ı Kerimde Allah’ın emirlerini yaşamak ancak peygamberin tatbikatı ile bilinebilir. Peygamberimiz (asv) “Sünnetimden ayrılan benden değildir. Sünnetimi yaşayan beni sevmiş olur, beni seven de cennette benimle beraber olur” (Tirmizi, İlim, 16) buyurmuşlardır.


Sünnet, Allah’ın peygamberimize Kur’ân-ı Kerimde emrettiği şeylerin nasıl yapılacağını ilham ile bildirmesi ve Hz. Cebrâil (as) ile öğretmesidir. Yüce Allah “Eğer Allah’ı seviyorsanız peygambere uyun ki Allah da sizi sevsin” (Âl-i İmran, 3:31-32) buyurur. Ayrıca “Peygamber size ne verdiyse alın, neyi yasaklamışsa ondan sakının” (Haşr, 59:7) emreder.


Allah’a itaat peygambere itaattir. Kur’ân-ı Kerim “Allah’a ve resulüne itaat edin” emreder. (Âl-i İmran, 3:32) “Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiştir” (Nisa, 4:80) buyurur. Bu ayet-i kerime gösteriyor ki Allah’a itaatin ölçüsü peygambere itaat etmek ve sünnetine uymaktan geçmektedir.

Dini ihya etmek sünneti ihya etmektir.
Dinin tatbikatı sünnet iledir. Hayata hâkim olması da sünnetlere uymakladır. Dine aykırı adetlere “Bid’at” denir. Bid’alar dinin hükümlerini kaldırarak yerine konan adetlerdir. Dini yeniden hayata hâkim kılmak peygamberin sünnetini hayata hâkim kılmaya bağlıdır. Bunun için peygamberimiz (asv) “Bid’at ve dalaletlerin hayata hâkim olduğu, sünnetlerin ortadan kalktığı ve ümmetin fesada gittiği zamanda benim sünnetimi ihya eden kimseye yüz şehidin sevabı verilir” buyurmuşlardır. (Kenzu’l-Ummal, 1:184)


Mücedditler dini yeniden canlandırırlar. Yani peygamberin sünnetini ihya ederek sünnetin yerine geçen adetleri ve bid’atları ortadan kaldırırlar. Dinin ihyası sünnetleri yeniden hayata geçirmek demektir. Bu da peygamberin hayatını ve sünnetini yani Hadisleri bilmeye, öğrenmeye ve öğrenmeye bağlıdır.

Peygamberimizin Sünnetleri:
Peygamberimiz (asv) Kur’an ahlakını hayata geçiren ve her konuda insanlığa Allah’ın razı olacağı amelleri öğreten, yaşayan ve örnek olan Allah’ın elçisidir. Her zaman adeti ve sünneti olan ibadetleri şunlardır:


1. Her hayırlı işe “Bismillahirrahmanirrahîm” diye başlardı.
2. Hayırlı bir işi bitirince “Elhamdülillah” derdi.
3. Her şeyde Allah’ın yardımını talep eder, her şeyi Allah’tan isterdi.
4. Allah’a güveni, itimadı ve tevekkülü mükemmeldi.
5. Her taş ve ağacın altında Allah’ı zikrederdi.
6. Yüksek yerlere çıkınca “Allah-ü Ekber” diye tekbir getirirdi.
7. Varlıklara “ibret ve tefekkür” gözü ile bakardı.
8. Konuşmasına Allah’a hamd ve tesbih ederek başlardı.
9. Sabahleyin erkenden kalkar, seher vaktini ibadet ve Kur’an okumak ile geçirirdi.
10. Sabah namazından sonra kuşluğa kadar kalkmadan ibadet ve zikirle meşgul olurdu.
11. Sabah yemeğini yemeden evinden çıkmazdı.
12. Evinden çıkarken sağ ayağı ile çıkar ve dua ederdi.
13. Ayakkabısını ve elbisesini daima sağdan giyerdi.
14. Evine gelince selam verir ve dua ederdi.
15. Bineğin üzerine binince Allah’a tesbih ve dua ederdi.
16. Başkasının evine ve odasına girecek olsa kendisini tanıtır ve üç defa izin isterdi.
17. Farz ibadetlerinden sonra helal rızık için çalışmanın farz olduğunu söylerdi.
18. Allah rızası için ailesinin geçimini sağlarsa bu çalışma ve harcamanın sadaka olduğunu söyler, geçimini sağlaması gerekeni ihmal etmenin günah olarak yeterli olduğunu ihtar eder, helal rızık için çalışmanın ibadet ve günahlara kefaret olduğunu müjdelerdi.
19. Her işe sağdan başlamayı severdi. Sağ eli ile yer ve içer, sol eli ile temizlenirdi.
20. Gusl abdesti gerektiği hallerin dışında Cuma namazı için yıkanırdı.
21. Abdestte misvak kullanır, ağız ve diş sağlığına önem verirdi.
22. Daima temiz ve beyaz elbise giymeyi severdi.
23. Güzel kokuyu sever ve devamlı kullanırdı.
24. Namaz için “gözümün nurudur” derdi.
25. İnsanların arasına çıkacağı zaman elbisesini düzeltir ve saçını sakalını tarayarak çıkardı.
26. Ağırbaşlı ve vakarlı bir şekilde yürürdü.
27. Hiçbir zaman acele işi sevmez, “Acele şeytandandır” buyururdu.
28. Elbise giymeye ve yemeğe besmele ile başlar, elbise ve kapların daima temiz kalmasını isterdi. “Temiz elbise ve kap Allah’ı zikreder. Kirlenince tesbihi kesilir” buyururdu.
29. Sevdiği kimselere hediye vermeyi sever, “Hediye sevgi ve muhabbeti artırır” buyururdu.
30. Hediyeyi kabul eder, “Bu Allah’ın ikramıdır” derdi; sadakayı ve zekâtı ise kabul etmezdi.
0 oy
3 Şubat 2013 Kim Hyun Jong cevapladı
PEYGAMBER EFENDİMİZİN SÜNNETLERİ



1. hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.

2. yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.

3. yemeğe besmele ile başlamak, allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.

4. yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.

5. yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. ihtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.

6. yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.

7. acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.

8. tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.

9. sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.

10. saf ipek ve saf altın ümmet-i muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.

11. selamı yaymak. selam, kelamdan önce gelir.

12. eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.

13. selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.

14. musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.

15. musafahada önce eli uzatan çekmelidir. biz çekersek buluşmadan memnuniyetsizlik manası çıkabilir.

16. ilmiyle amil din adamları ile adil devlet başkanlarının eli öpülür, beşeri hisleri yok olmuş yaşlı hanımlara selam verilebilir, gerekirse eli de öpülebilir. yeter ki fitneye sebep olmasın.

17. hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.

18. az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. mütebessim olmak.

19. çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.

20. tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.

21. konuşmaya allah’ın adıyla başlamak ve allah’ın adıyla bitirmek.

22. nefsi ve dünyalık bir şey için öfkelenmemek. bir hak zayi olduğunda ve uhrevi meselelerde, allah ve din hakkı için öfkelenmek.

23. doğru sözle şaka ve mizah yapmak.

24. boş işler (malayani) ile iştigal etmemek.

25. uyku için yatınca önce sağ tarafına yatmak, sağ yanağını sağ avucunun içine koymak ve o günün muhasebesini yapmak.

26. yüzükoyun yatmamak.

27. yatağa girdiğinde avuçları açık olarak birleştirerek ihlas, felak ve nas surelerini okuyup avucunun içine üfleyip sonra bütün vücudunu sıvazlamak, bunu üç defa tekrarlamak.

28. beyaz giymek.

29. mest giymek.

30. ayakkabı giyerken önce sağdan başlamak, çıkarırken de önce soldan çıkarmak.

31. takke ve sarıkla başı kapatıp namazı öyle kılmak.

32. soğan ve sarımsak kokusuyla mescid ve meclislere yaklaşmamak.

33. üzerinde kudsi kelimeler ve ayetler yazılı eşya ile tuvalet ve pis yerlere girmemek.

34. misafire elinde bulunandan ikramda bulunmak. misafir ve ziyaretçileri temiz bir kılık kıyafetle karşılamalı.

35. aksırınca sesi az yükseltip, “elhamdülillah” demek. böyle diyene de “yerhamükellah” demek. bize dediklerinde “yehdina ve yehdikümüllah” diye cevap vermek. bu üçe kadar böyle mukabele şeklinde devam edebilir. üç defadan fazla aksıran olursa, nezleden aksırmıştır ve mukabele gerekmez.

36. esnemeyi mümkün olduğu kadar gizlemek. ağzı elle kapayarak gidermeye gayret etmek. namazda iken esneme gelirse, ayakta ise sağ elin, diğer hallerde ise sol elin tersi ile ağzı kapatmak münasip olur.

37. davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.

38. kapıyı üç defa vurmak, cevap verilmezse geri dönüp gitmek. “kim o?” diye sorulduğunda, “benim.” dememek, kendimizi açık bir şekilde tanıtmak, maksadımızı belirtmek. kapının tam karşısında durup içeriyi gözleme durumunda bulunmamak. biraz kenarda durarak, ailedeki mahremiyeti görmekten içtinap etmek.

39. ayakta bevletmemek. tuvalette idrar saçıntısından, korunmak. hadiste kabir azabının çoğunun idrar saçıntısından ileri geldiği bildirilmiştir. tuvalete ihtiyaç için oturduğu vakit ön ve arkanın kıbleye karşı dönük olmaması gerekir.40. banyo yapılan yere bevletmemek. çünkü vesvesenin çoğu bundandır.

41. insanların istifade ettiği gölgeliklere, yol ve yol kenarlarına, çeşme ve pınarlara bevletmemek, pisletmemek ve de tükürmemek. hadiste, bunu yapanların lanetlenmesinden korkulacağı bildirilmiştir.

42. kasık ve koltuk altı temizliğine titizlik göstermek. buralardan ayrılan parçalar temizken ayrılmasına da dikkat etmeli ve cünüp iken buraları tıraş etmemelidir. bu tür temizlik caiz olsa da sünnete uygun değildir.

43. büyük ve umumi banyolarda tesettürle yıkanmalı, peştamal kullanılmalı.

44. mümkünse her abdest alışta misvak (fırça) kullanmak.
 
diyanet işleri başkanlığının neşrettiği misvak hadisi tercümesinde şöyle bir hüküm mevcuttur: “misvaktan kasıt dişlerin temizlenmesi, ağız içindeki kötü kokunun giderilmesi ve mikropların yok edilmesidir. bunu temin eden erek ağacından başka fırçalar da varsa, o da misvak yerini tutar.”

45. emin ve muttaki insanlarla istişare etmek, neticedeki karara tevekkülle uymak.

46. cömertlik. “cömert allah’a yakın, cimri ise allah’a uzaktır. cömertlik kökü cennette olan bir ağacın dünyaya sarkmış dalıdır. kim o dala tutunursa o dal onu cennete çeker.”

47. çok tefekkür etmek. “tefekkür gafleti izale eder. ölümü tefekkür etmek fani lezzetleri acılaştırır. eşyanın üzerindeki fena damgasını gösterir.”

48. borçlanmalarda durumu yazıyla veya bir şahitle tevsik etmek. böyle bir tedbir asla itimatsızlık sayılmaz. anlaşmalarda değişik tevil ve tefsirlere yol açacak boşluklar bırakılmamalıdır. durumu net olarak tespit etmek lazımdır.

49. bir yakını vefat eden müslüman kardeşini teselli ederek taziyede bulunmak. “allah merhuma rahmet etsin.” şeklinde dua yapılır. taziye ziyareti vasati üç gün içinde yapılır. üç günden sonraki ziyaretlerde vefatı hatırlatıp hüznü deşmek uygun olmaz. evinden cenaze çıkan kimseler üzüntüden dolayı yemek hazırlayıp sofra kuramazlar. bunun için vefalı komşular bir müddet bu eve yemek getirirler. böylece hüzünlerine ortak olduklarını fiilen göstermiş olurlar. cenaze sahibi üç gün kendisine kolayca erişilebilecek bir ortam hazırlar ve böylece kardeşlerinin taziyede bulunabilmelerine imkan tanınmış olur

50. ölmüş kimseleri hayırla yad etmek.

51. mevtanın ardından yüksek sesle ve çırpınarak, saç baş yolarak ağlamamak. böyle yapmak kadere itiraz ve cenabı hakkın takdirini itham etmek olur. ayrıca bu mevtaya iyilik değil azaba vesile olur.

52. sekerat halindeki hastalara “la ilahe illallah, muhammedün rasulullah.” şeklinde telkinde bulunmak. hastanın dudaklarını temiz ve ıslak bir bezle sulandırıp kurumamasını sağlamak. ölüm vaki olup son nefes verilince, okumalar durdurulur ve cenazenin uzağında devam edilebilir. çenesinin açık kalmaması için mendil ve benzeri şeylerle başa bağlanır. gözleri açık ise kapatılır.

53. kabirleri ziyaret etmek. gafleti dağıtır ve uhrevi tefekküre vesile olur. kabristanın kapısına yaklaşınca, kabir halkına gizlice selam verilir. “ey kabir sakinleri, esselamu aleyküm. sizler bizden önce geldiniz, bizler de sizleri takip edeceğiz. size allah’tan af ve mağfiret dileriz.” şeklinde selam ifade edilebilir. sonra ziyaret edilecek merhumun ayakucu tarafından yaklaşılır. yüzüne müteveccihen veya kıbleye karşı durulur. kur’an ve dualar okunabilir. ziyaret esnasında mezarları çiğnemek mekruhtur. şayet geçip gitmek için başka müsait yol yoksa, merhuma sevap hediye edilerek, geçilebilir. mezar üzerindeki yeşillikler yolunmaz, bilakis çiçekler ekilir. kurumuş otlar ayıklanır.

54. hasta akraba, dost ve arkadaşları ziyaret etmek. onlara teselli ve ümit vermek. ziyareti uzun tutmamak. hastanın hoşa gitmeyecek hallerini başka yerde anlatmamak.

55. sıla-i rahimde bulunmak. “akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise allah’ın rahmeti inmez.”

56. zemzem suyunu hürmeten ayakta ve kıbleye karşı dönerek içmek.

57. anne-babaya itaat etmek, onlara ihsanda bulunmak, kalplerini kırmamak ve hayır dualarını almak.

İlgili sorular

Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...