Erozyon nedir?

61 gösterim
4 Şubat 2013 kanka sordu
4 Şubat 2013 nötrino düzenledi

4 Cevap

+7 oy
4 Şubat 2013 bilgilikonular cevapladı
4 Şubat 2013 kanka seçti
 
En İyi Cevap
Yeryüzündeki engebe ve yükseklikleri deniz seviyesine indirmeye çalışan aşınma ve aşındırma olayı. Jeolojik aşındırma, geniş anlamıyla, karmaşık tabiat olaylarıdır. Bunlar parça koparıp sürükleyerek litosfer yüzeyini durmadan aşındırır. Yüzeyler özellikle dağlık bölgeler ve çöller gibi bitki örtüsünün bulunmadığı yerlerde çok karakteristik ve belirgin biçimler alır. Erozyonun yıkıcı etkisi vadiler, kanyonlar, dik yarlar, yalıyarlar, sirkler, dev kazanlar, mağaralar, güvercin delikleri ve tabii köprüler meydana gelmesine sebep olur

Milyonlarca yıl süren erozyon sonunda en yüksek dağlar bile düzlükler haline gelebilir. Böyle bir aşınma devri iki basamağa ayrılabilir. Genç arazi henüz yükselmiş yer kabuğu kısmıdır. Aşınma yapan tesirlerin hücumuna uğrar. Akarsuyun tesiri ise en büyük olur. Olgun arazide akarsuların aşındırma tesiri yavaşlamıştır. Yaşlı arazide aşınma ve düzleşme sonucu peneplen adı verilen bir ova meydana çıkmıştır. Bu devir bölgede yenien bir yükselme olunca bozulur. Gençleşme ile aşınma devri yeniden ve canlı olarak başlar. Bunun sonucu olarak eski ve yeni aşınmayla karmaşık bir arazi ortaya çıkar.

Doğrudan doğruya tesirli olan erozyon sebepleri; yüzeyden serbest olarak akan veya ırmak yataklarında bulunan akarsular, denizin kayalara vurması ve gel-git olaylarıdır. Erozyona sebep olan diğer tesirler, yerçekimi ve rüzgarları doğuran basınç farklarıdır. En büyük aşınma, en dik ve rüzgar hızının en büyük olduğu arazilerde olur. Mekanik aşınma akıcı (rüzgar, su) maddelerinin taşıdığı taş, kum vb. taneciklerle daha kuvvetlenir. Bunlar çarparak kayaları aşındırır.

Değişik kaya tipleri aşınmaya karşı farklı direnç gösterirler. Aynı kaya kitlesi de değişik yerlerinin yapısının farklı oluşu veya aşınmaya açık olan yüzeylerin aynı büyüklükte olmaması yüzünden değişik aşınmaya uğrar. Umumiyetle, granit lav, sert kumtaşları, kum tanecikleri sağlam yapışmış konglomeralar, kuvarsit, kalker ve dolomit gibi kayaların direnci daha büyüktür. Bunlar düzgün olmayan yeryüzü şekillerine yol açar. Öte yandan, killer, yumuşak kum taşları ve tüfler gibi kolayca aşındırılan kayalar için yumuşak eğimler, düzgün yüzey şekilleri ortaya çıkmaktadır.
0 oy
4 Şubat 2013 Kim Hyun Jong cevapladı
Erozyon (toprak aşınması), koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır.


Erozyon Nedir? Toprağın akarsular, sel suları ve rüzgarlar gibi dış kuvvetlerin etkisiyle aşındırılıp taşınması ve sürüklenmesi olayına erozyon denir.
 

Erozyon Nedir? Erozyon, diğer adıyla aşınım, yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etkenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmesi veya bir yerden başka bir yere taşınması olayıdır.
 
Akarsu ve rüzgar erozyonunun birlikte etkili olduğu yerlerin ortak özelliği bitki örtüsü bakımından fakir olmalarıdır. Arazi eğimi, iklim, bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal erozyonun yanı sıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etken, erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir. Erozyonun başlıca nedeni, toprağı koruyan bitki örtüsünün yok olmasıdır. Arazi eğimi, toprak yapısı, yıllık yağış miktarı, iklim faktörleri, bitki örtüsü, toprak ve bitkiye yapılan çeşitli müdahaleler, erozyonun şiddetini belirleyen öğelerdir.
 
Tarımda kullanılan alanların %70'i özelliklerini kaybederek dünya genelinde toplam kara üzerinde %30 civarında çölleşmeye sebep olmuştur. Dünyada erozyon sebebiyle çölleşme tehlikesi bulunan 110 ülke bulunmaktadır.
 
Erozyon çeşitlerinden olan su erozyonu en etkili erozyondur. Bu erozyonda yağmur damlalarının aşındırmasının yanında yüzey akışa geçen sularında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Diğer bir erozyon çeşidi olan rüzgar erozyonu ise rüzgarın etkisiyle gerçekleşen aşınım ve taşınım olayıdır.
 
Erozyona neden olan en önemli iki etken, akarsu ve rüzgardır.
 
 
 
 
 
Erozyona Neden Olan Faktörler :
 
Sel sularının vadilerdeki tarlaları, bağları, bahçeleri söküp götürmesi bir faciadır. Yamaçlar ve vadileri bu hale sokan erozyonun sebepleri şöyle sıralanabilir;
 
·         Arazinin Çok Engebeli ve Eğimli Olması
 
·         Bitki Örtüsünün Tahrip Edilmesi (ormanların yok edilmesi).
 
·         İklimin Etkisi
 
·         Meraların aşırı otlatılması (meraların tahrip edilmesi).
 
·         Yanlış Ekim Yapma
 
·         Orman Yangınları ve Kaçak Ağaç Kesimleri
 
·         Başıboş Keçi: (Fundalıkların ve özellikle yeni yetişen ormanların baş düşmanı keçidir)
 
·         Kökleme: (Kökleme, fundalıktan ve ormandan, ağaçları kesmek ve köklerini söküp çıkararak o yeri tarla haline sokmaktır.)
 
·         Toprağın aşırı işlenmesi (yanlış kullanımı).
 
·         Toprağın eğime paralel sürülmesi.
 
·         Ani su taşkınları.
 
·         Yağışların düzensiz olması.
 
·         Yamacın eğim ve uzunluğu.
 
·         Toprak yapısı
 
·         Dağınık ve düzensiz yerleşme.
 
Yukarda maddeler haline getirdiğimiz nedenlerden dolayı erozyon oluşur. Buda, arazinin doğal dengesinin bozulmasına ve tarımsal alanlarda verim kaybına neden olmakta ve şehirlere göçü hızlandıran sebeplerin başında gelmektedir.
 
Erozyonu önlemenin yada en aza indirmenin belli başlı yöntemleri;
 
·         Bitki örtüsü korunmalı, çıplak araziler ağaçlandırılmalıdır.
 
·         Tarla açma gibi nedenlerle ormanlar tahrip edilmemelidir.
 
·         Nadas alanları azaltılmalı, nöbetleşe ekim yaygınlaştırmalıdır.
 
·         Meraların ve otlakların aşırı otlatılması önlenmelidir.
 
·         Barajların ve göllerin su toplama alanları ağaçlandırılmalıdır.
 
·         Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı geliştirilmelidir.
 
·         Araziler eğim doğrultusunda değil, eğime dik olarak sürülmelidir.
 
·         Rüzgarların etkili olduğu alanlara rüzgarın hızını kesecek engeller yapılmalıdır.
 
·         Eğimli araziler aşırı işlenmemelidir.
 
·         Ürünler hasat edildikten sonra anız örtüsü yakılmamalıdır.
 
·         Akarsu yatakları ıslah edilmelidir.
 
·         Erozyonla mücadele ile ilgili olarak halk eğitilmelidir.
 
·         Eğimli alanlardaki tarım alanları, eğim yönünde sürülmeli.
 
·         Arazinin envanteri(ormanlık alan,otlaklık alan,tarım v.b) çıkarılmalı.
 
·         Doğal dengesi bozulmuş alanlar, bilimsel çalışmalar yapılarak ağaçlandırılmalı. Bu amaçla okullarımıza uygulamalı ders konmalı.
 
·         Elinde tarım arazisi bulunan halkımız eğitimden geçirilerek,hem kendi hem de ülke çıkarlarına yönelik tarımsal faaliyetler yapması sağlanmalı.
 
·         Bu amaçla kurulmuş (TEMA gibi) vakıf ve dernekler desteklenmeli, yenilerinin kurulması teşvik edilmeli ve milyonlarca öğrencimizin bu gibi kuruluşlarda aktif olarak görev alması sağlanmalıdır.
0 oy
4 Şubat 2013 kim yoo jung cevapladı
Erozyon (toprak aşınımı), toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yokedilmesi sonucu koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır. Erozyonun başlıca nedeni, toprağı koruyan bitki örtüsünün yokolmasıdır. Arazi eğimi, toprak yapısı, yıllık yağış miktarı, iklim faktörleri, bitki örtüsü, toprak ve bitkiye yapılan çeşitli müdahaleler, erozyonun şiddetini belirleyen öğelerdir.

TEMA'nın erozyonla mücadeleye bu kadar önem vermesinin altında, erozyonun ülkemizin yaşam koşullarını olumsuz etkileyecek kadar büyük bir tehlike olması yatmaktadır. Erozyon, Türkiye'nin gıda açısından kendine yeterli bir ülke olmasını tehlikeye düşürmektedir. Ülkemizin topraklarının % 63'ü çok şiddetli ve siddetli erozyon tehlikesine maruzdur. Rüzgar ve yağmur, verimli toprakları sürükleyerek, baraj göllerine, akarsu yataklarına ve denizlere taşımaktadır. Ülke yüzeyinden bir yılda kaybedilen toprak miktarı yaklaşık 1.4 milyar tondur. Bu topraklarla birlikte mineral ve organik madde de kaybedilmektedir. Türkiye'nin kimyevi gübrelere ayırdığı yıllık kaynağın 4.5 trilyon lira olduğu düşünülürse, ekonomik kaybın büyüklüğü daha net anlaşılabilir. Erozyonla kaybedilen bir başka değer ise sudur. Kaybolan toprak yüzünden her yıl yaklaşık 50 milyar m 3 yağış depolanamamaktadır.

Erozyon toplumsal sorunların artmasına da yol açmaktadır. Yanlış arazi kullanımı, tarım alanlarının verimini azaltmaktadır. Doğduğu ve büyüdüğü yerde geçim şansı ortadan kalkan insanların, kentlere göçmekten başka seçeneği kalmamaktadır. Köyden kente göç ise, alt yapının yetersiz olduğu kentlerdeki ekonomik ve toplumsal sorunları daha da ağırlaştırmaktadır.

Barajlar ve yeraltı suları da, erozyonun etkilerinden nasibini almaktadır. Yerinden kopup giden topraklar, baraj göllerini doldurarak su depolama hacimlerini azaltmakta ve barajların ömrünün kısalmasına neden olmaktadır. Erozyon sonucunda toprağın altındaki cansız tabaka (ana kaya) ortaya çıkmaktadır. Faydalı toprak katmanlarını kaybeden arazilerde çölleşme başlamaktadır. NASA'nın yaptığı bir araştırmaya göre, erozyonun şiddetlenerek devam etmesi halinde Türkiye'nin büyük bir bölümü yakın bir gelecekte çöl olacaktır. Toprakları çölleşen bir ülkenin temel sorunları, açlık, susuzluk, işsizlik ve iç göç olacaktır.
0 oy
8 Şubat 2013 Esra Pıçakcı cevapladı
Toprağın akarsular, sel suları ve rüzgarlar gibi dış kuvvetlerin etkisiyle aşındırılıp taşınması ve sürüklenmesi olayına erozyon denir.
Yeryüzünde bitki örtüsü ve su akışı ile toprak örtüsü arasında doğal bir denge vardır. Bu doğal denge içerisinde, yer yüzünün dış kuvvetler tarafından aşındırılmasına doğal erozyon denir. Doğal erozyon insanlar ve çevre için zararlı değildir. Çünkü doğal erozyonla çok yavaş olarak üstten aşınan toprağın yerine alttan yeni toprak oluşmaktadır. Onun için toprak örtüsü yenilenerek yerinde kalmaktadır. Ancak bitki örtüsünün tahribi gibi insanların olumsuz girişimleri sonucu doğal denge bozulur. Böylece erozyon hızlanır. Bu olay sonunda toprak örtüsü hızla incelir, zamanla yok olur. Kayalar yüzeye çıkar. Ülkemiz dünyada erozyonun en çok görüldüğü ülkelerden biridir. Topraklarımızın en az yarısı çeşitli derecelerde erozyona uğramıştır. Türkiye’de görülen erozyon Kuzey Amerika’dan 6, Avrupa’dan 17 kat daha fazladır.
Türkiye’de Erozyonu Oluşturan Başlıca Etkenler

a)    Arazinin Çok Engebeli ve Eğimli Olması
Eğimin fazla olması sağanak yağışların bu tür arazileri kolayca süpürmesine neden olur.
b)    Bitki Örtüsünün Tahrip Edilmesi
Ormanların bilinçsizce kesilmesi ve orman yangınları özellikle eğimli arazilerin çıplak kalmasına neden olur. Ayrıca mera ve otlakların aşırı otlatılması, otlakların dengesini bozar.
c)    İklimin Etkisi
Ülkemizde özellikle iç bölgelerde meydana gelen sağanak yağmurlar ve bunların sonucunda oluşan seller, bitki örtüsünün zayıf olduğu alanlarda toprakların süpürülmesine neden olmaktadır. Dere yataklarının ıslah edilmemesi ve sel taşkınları toprak erozyonunu artırıcı etkenlerdendir.
d)    Toprağın ve Ana Kayanın Etkisi
Anakayanın fiziksel ve kimyasal özellikleri aşınma üzerinde etkilidir. Bitki örtüsünden yoksun kumlu, killi araziler yüzey suları tarafından kolayca aşındırılarak şekillendirilir.
e)    Arazinin Yanlış Kullanımı
Ormanların tahrip edilerek tarım alanlarına dönüştürülmesi, bozkır, çayır, ormanlık alanlardaki otlakların hayvanlara otlatılması, anız örtüsünün yakılması ve arazinin eğim yönünde işlenmesi gibi faktörler arazinin doğal dengesini bozmaktadır. Bu tür olaylar erozyonu artırmaktadır.
Rüzgarlar yağışın fazla olduğu Doğu Karadeniz’in kıyı kesimleri hariç bir çok bölgede erozyona neden olur. Bu yerlerin başında Konya-Karapınar çevresi gibi hem bitki örtüsünün zayıf, hem de kuraklığın belirgin olduğu yöreler gelir.
Türkiye’de Erozyonun Ortaya Çıkardığı Başlıca Sorunlar
•    Toprağın üstteki verimli kısmının sel sularıyla süpürülüp gitmesiyle tarımsal verim azalmaktadır.
•    Erozyon sonucu, toprakların bir kısmı denizlere, göllere ve barajlara taşınmaktadır. Bunun sonucunda da barajlar kısa sürede toprakla dolmaktadır.
•    Erozyonla toprakların taşındığı yerlerde verimsiz olan taşlık ve kayalık araziler ortaya çıkmaktadır.
•    Erozyonun günümüzdeki hızıyla devam etmesi halinde yakın gelecekte ülkemiz çölleşme sorunuyla karşı karşıya kalacaktır.
Toprak Erozyonundan Korunma Yolları
•    Bitki örtüsü korunmalı, çıplak araziler ağaçlandırılmalıdır.
•    Tarla açma gibi nedenlerle ormanlar tahrip edilmemelidir.
•    Nadas alanları azaltılmalı, nöbetleşe ekim yaygınlaştırmalıdır.
•    Meraların ve otlakların aşırı otlatılması önlenmelidir.
•    Barajların ve göllerin su toplama alanları ağaçlandırılmalıdır.
•    Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı geliştirilmelidir.
•    Araziler eğim doğrultusunda değil, eğime dik olarak sürülmelidir.
•    Rüzgarların etkili olduğu alanlara rüzgarın hızını kesecek engeller yapılmalıdır.
•    Eğimli araziler aşırı işlenmemelidir.
•    Eğimli araziler taraçalandırılmalıdır.
•    Ürünler hasat edildikten sonra anız örtüsü yakılmamalıdır.
•    Akarsu yatakları ıslah edilmelidir.
•    Erozyonla mücadele ile ilgili olarak halk eğitilmelidir.

İlgili sorular

1 cevap 34 gösterim
3 cevap 154 gösterim
4 Şubat 2012 misafir sordu
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
27 Çevrimiçi
0 Üye ve 27 Ziyaretçi

10,587 soru

19,828 cevap

0 yorum

2,789 üye

...