Modern öykünün özellikleri neledir?

24 gösterim
10 Mart 2013 JawsKaan sordu
Modern öykünün özellikleri nelerdir? Acil birşey şekilde ayrıntılı olarak gerekli.

1 cevap

0 oy
23 Mart 2013 byz_qny cevapladı
Yaşanmış veya yaşanabilir bir olayı,belli kurallara bağlı olarak anlatan kısa yazılara hikaye(öykü) denir.

Hikayede kişiler hayatlarının sadece bir yönüyle ele alınırlar. Olay veya kişilere ait ayrıntıya girilmez.

Hikayede kişi ve olay sayısı azdır. Kimi zaman olaya gerek duyulmaz. Hayatın bir kesiti alınır. Bir “an” ın hikayesi oluşturulur, insan gerçeği bir iki yanıyla ele alınır.

Hikaye, ilk olarak İlk Çağ Anadolu’sunda masala ve tarihi eserlere girmiştir. Hoşa giden , eğlendirici anlatım olarak gelişen hikayeye ,bu anlamıyla Homeros destanlarının ve Heredot tarihinin anlatımlarında rastlanır.

Orta Çağ ’da özellikle Hindistan’da Binbir Gece Masalları yla sağlam bir hikaye geleneğinin varlığı bilinmektedir. Bu gelenek Arapça’dan yapılan çevrilerle Avrupa’ya yayıl-mıştır. Ancak bu çağ Avrupa’sında yaygın olan hikayeleri ,masal,efsane,rivayet anlatımların-dan ayıramıyoruz.

Hikaye türünün ilk büyük başarısını XIII. Yüzyılda İtalyan edebiyatında görüyo-ruz. Bu yüzyılda yazılan hikayelerin büyük çoğunluğu nüktelidir;Ancak serüven hikayeleri de az değildir.

Hikayeye bugünkü anlamda ilk edebi kimliği kazandıran İtalyan yazar Boccacio –dur. Sanatçı , rönesans hikayecilerini de etkilemiştir. Rönesans’tan sonra hızla gelişen hikaye XIX. Yüzyılda edebiyatın en yaygın türlerinden biri olmuştur.

Aynı yüzyılda, Tanzimat’ın ilanını takiben batının etkisiyle edebiyatımıza giren modern hikayeden önce Türk edebiyatının yüzyıllar süren sağlam bir hikaye geleneği vardır.

Bir kısmı günümüzde de yaşayan halk hikayeleri , meddah hikayeleri , halk masal-ları bu geleneğin tanıklarıdır. XIV. ve XV. yüzyıllarda yazıya geçirildiği sanılan Dede Korkut Hikayeleri ,çağdaş hikaye tekniğine yakın kurgusu ve planıyla Türk edebiyatının batıdan geri-de olmadığını gösteren eserlerdir.

Hikaye kelimesi ilk olarak Tanzimat’ta “roman” karşılığında kullanıldı. Bugünkü anlamda hikayelere ise “küçük hikaye denildi.

Haldun Taner Öyküyü romanın kısası, romanı öykünün uzunu sanmak bence yanlıştır öykü'nün ,roman'ın ayrı özellikleri vardır. Tekniği başka , işleyişi başka ,üslubu başka iklimi başka....diyor.

Hikaye hayatın bütünü içinde fakat, bir bölümü üzerine konulmuş derinliği olan bir büyüteçtir. Bu büyüteç altında kimi zaman olay , gelişim evreleriyle; kişi,zaman,çevre bağlantısı içinde ,hikaye boyunca irdelenir. Yazar bir plana bağlı kalır. Bu tür hikayelere klasik vak’a (olay) hikayeleri diyoruz. Bu teknik, Fransız yazar Guy de Maupassant tarafından yaygınlaştırıldığı için ; klasik vak’a hikayelerine Maupassant tarzı hikaye de denir. Bu tarzın bizdeki temsilcileri Ömer Seyfettin , Refik Halit Karay ,Hüseyin Rahmi Gürpınar gibi yazarlardır.

Kimin zamansa büyütecin altında incelenen olay değil hayatın küçük bir kesiti, insan gerçeğinin kendisidir. Bu tarz hikayenin dünya edebiyatındaki temsilcisi ise Anton Çehov- dur. Çehov tarzı hikayede başarılı yazarlarımız arasında Sait Faik Abasıyanık , Memduh Şevket Esendal vardır.

İlgili sorular

1 cevap 8 gösterim
25 Mart 2012 misafir sordu
2 cevap 25 gösterim
1 cevap 30 gösterim
4 cevap 72 gösterim
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...