Doğrulama nedir?

35 gösterim
8 Nisan 2013 antuen sordu
9 Nisan 2013 nötrino düzenledi

1 cevap

0 oy
10 Nisan 2013 Mavi Peri cevapladı
 
En İyi Cevap
Doğrulama özellikle deneysel yöntemde bir varsayımın sınanması sırasında yapılan işlem­lerin bütününü ifade eder. Bilinen bir önerme­nin doğru veya yanlış olduğunu uygulama ya da karşılaştırmalar yaparak araştırmak ve in­celemektir. Yine bir varsayımın veya bir inan­cın kapsadığı sonucu gözlemlenen olaylarla karşılaştırarak denetlemek, yani doğrudan doğruya gözlem yaparak kontrol etmektir. Başka bir ifadeyle doğrulama, geçerliliği ispat­lanmamış bir önerme ya da bir önermeler dizi­sinin doğruluğunu tesbît etme İşleminin bütü­nüne işaret eder. Deneysel bilimlerde bir önerme deney ve gözlemlerle denenir. Bu de­neme işlemi aynı zamanda dilsel planda bir doğrulama İşlemine de işaret eder. Bu durum­da doğrulama terimi hem deney ve gözlem yapma İşlemini, hem de bu İşlemi yapan kim­senin zihninde tasarladığı bir takım işlemleri kapsar. Bu işlemler doğrulamanın dil ile ilgili yönünü meydana getirir.
Doğrulama, sözdizimİ (sentaks) açısından doğrulama, anlambilim (semantik) açıdan doğrulama, felsefi açıdan doğrulama, mantık­sal açıdan doğrulama gibi türlere ayrılır. Örne­ğin sözdİzİmi açısından bakıldığında doğrula­ma, bîr önermeyle başka bir önerme veya önermeler arasındaki mantıksal sözdizimi ku­rallarına göre işlem yapabilmekte iken; bilim­sel (ya da deneysel) açıdan doğrulama, yukarı­da geçtiği gibi deney ve gözlemler yardımıyla önermenin sınanması anlamına gelir.

Esasen pozttivistlerin, daha doğrusu “Viya­na Çevresi” diye de adlandırılan mantıkçı pozitivizmin ortaya koyup geliştirdiği bir terim olan doğrulama, zamanla pozitivist felsefenin sınırlarından taşarak formel bilimler dışında kalan deneysel ve sosyal bilimlerin de temel kavramlarından birisi olmuştur. Bu görüşü sa­vunanlara göre bir İfadenin, bir görüşün ya da bir yargının doğru kabul edilebilmesi, onun denetlenebilir, doğruluğu ispatlanabilir ya da kısaca doğrulanabilir olmasına bağlıdır. Sına­ma, destekleme, güçlendirme ve kanıtlama gi­bi terimler doğrulamanın eşanlamlıları olarak yaygm biçimde kullanılmaktadır.

Doğrulama sırasında üç temel işlem gerçek­leştirilir:

a) Doğrulanmamış önerme, belirli şartlar altında doğru olduğu tesbit edilecek şe-yin bir öncülü ya da bir varsayımı olarak ifade edilir;

b) Önermenin atıfta bulunduğu olgula­rın deneysel gözlemleri yapılır ve çözümlenir,

c) Gözlemler önermenin temsil etmeyi amaç­ladığı gerçekliğe uygun düşüp düşmediğini ya da ne oranda uygun düştüğünü gösterecek önermeyle ilişkilidir. Çeşitli uygunluk derece­leri sözkonusudur. Uygunluğun, yani öner­meyle gerçek arasındaki uygunluğun hiç olma­dığı durumlardan tutun da, tam uygunluğa va­rıncaya kadar uygunluk dereceleri doğrulama­yı meydana getirir. Bu şekilde kavram sal laştı-rılan doğrulama, İstatistiksel olarak hesaplana­bilir ve eldeki amaca uygun karşılık derecesi anlamına gelir. Bu basamak, başarılı bir bilim­sel araştırmanın sonucu olarak görülür.

Doğrulama bilimsel yöntemin anahtar un­surlarından biridir,

a) Doğrulama yeni bir te­orinin kaynağı ve yeni önermeleri halihazırda­ki mevcut teorik sistemlerle bütünleştirme aracıdır. Teorik yenilik ve sistematikleştirme hem deneysel doğrulama, hem de mantıksal tümdengelim yoluyla olur;

b) doğrulama, ken­dilerine “bilimsel yasa” adı verilen genel geçer­liliğe sahip önermeleri ispatlama yöntemidir. “Bilimsel yasa”, basitçe önermelerin tekrar tekrar doğrulandığı ve bu nedenle de yüksek derecede önceden tahmin edici değer ve güve­ne sahip olduğu anlamına gelir;

c) Doğrula­ma, bilimsel bilgiyi, sınanmış ve sınanabilir te­oriyi ve düzenlenmiş İlgili olguları biriktirme aracıdır. Bilimin gelişme temeli de böylece ilerler;

d) Doğrulama, önermeyi ve denetimin üzerine dayandığı sınanmış önermeler ve dü­zenlenmiş olguları sonuç olarak verir. Bu iş­lemler, Özgül olarak uygulanabilir bilgiyi ge­rekti kılar.

Amaç ve yöntem açısından bakıldığında İse, doğrulama şu üç temel tipe ayrılabilir:

1- Tek-radama yoluyla doğrulama: Kaydedilen olgu­ların doğruluğu ya da gerçekliğini kontrol et­meye yönelik bir araştırma prosedürünün tek­rarlanmasını ifade eder. Burada amaç bulgula­rı desteklemek ya da ispatlamak suretiyle doğ­ruları kanıtlamak ve yöntemleri sınamaktır.

2 -Tutaıiıhk aracılığıyla doğ/ulama: İspatlanmış teorik sistemlerin unsurlarıyla mantıksal lutar-lılıklarınıgöstermek suretiyle teorik önermele­rin doğruluğunu ya da en azından kabul edile­bilirliğini tesbit etmeyi ifade eder. Bilim felse­fesinde doğruluğun sınanması için İki genel öl­çüye gerek vardır. Birincisi İç uygunluk, değe­ri dış uygunluktur. Burada şu soru sorulur: Bu teori mantıksal olarak kendi kendisiyle ve te­orinin mevcut yapısıyla tutarlı mıdır?

3-Kafşı-lıklılık (Mütekabiliyet) doğ/ulaması: Teorinin dış gerçekliği tanımlayıp tanımlamadığını ya da ne oranda tanımladığım belirleyecek teo­rik önermelerle deneysel gözlemleri birbirine bağlama işlemine işaret eder. Bu tip doğrula­ma varsayım diye alınan ve olgusal bir öndeyi İle dış gerçekliğe uygunluk deercesini kapsa­yan teorik Önermelerle başlar ve teori ile ol­gu, hipotezle gözlem, zihinsel işlemle bilimsel işlem arasında gidip gelerek bilimsel sürecin önemli bir parçasını oluşturur.

Doğrulaman yaklaşıma, bir başka deyişle mantıkçı pozitivizmin doğruluk anlayışına özellikle İ93û’lu yıllardan başlayarak eleştiri­ler yöneltilmiştir. Bunların en yaygın olanla­rından birisi Kari R.Ropper’in doğrulama kav­ramına yönelttiği eleştiriler ve onun yerine Önerdiği “yanlışlama” (falsificalion) terimidir. Popper’e göre bir teori hiç bir zaman nihai an­lamda doğru la namaz, ama kesin olarak yanlış-lanabilir. Fakat bir bilim tarihçisi olan Tho-mas S.Kuhn yanlışlamanın da aslında doğrula­manın simetriği olduğunu, bu nedenle lıem doğrulamanın, hem de yanlışlamanın nihai an-

lamda yapılamayacağını savunmuştur. Doğru­lama ilkesinin genel olarak istatistiksel bir ni­teliği olduğu ve “bir olgu ne kadar doğrulanır­sa” bu olgunun olabilirlik derecesini yükseltir, yoksa o olgunun tüketici biçimde teori tarafın­dan kapsandığı anlamı çıkmaz.” Terimi savu­nan Yeni-pozİtivistier (örneğin H.Reichen-bach) çıkmıştır. Ancak bir önermenin bir bilgi olarak kabul edilebilmesi için doğrulanması gerektiğini, doğrulanamayan önermelerin ise ya totolojik ya da anlamsız olduğunu iddia eden mantıkçı pozitivizm, yukarıdaki saldırı­lar sonucu büyük ölçüde gerilemiş ve madem anlamlı her önermenin doğrulanışı gerekir, o halde doğrulama İlkesinin kendisini nasıl doğ­rulayacağız sorusuna yeterli bir cevap bulama­mıştır. Ancak bilim felsefesindeki bu anlamla­ra rağmen kamuoyunda bir olgunun bilimsel olarak doğrulanması, o olgunun kesin olarak ispatlanması anlamına gelmeye devam etmek­tedir.

İlgili bir soru bulunamadı

Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
42 Çevrimiçi
0 Üye ve 42 Ziyaretçi

10,573 soru

19,818 cevap

0 yorum

2,784 üye

...