Birleşmiş Milletler Örgütü'nün insan haklarıyla ilişkisi nedir?

63 gösterim
20 Eylül 2013 abdullah menevse sordu
22 Eylül 2013 _Yağmur_ düzenledi
biraz uzun bir yazı

1 cevap

0 oy
8 Ekim 2013 kyoya mengar cevapladı
Birleşmiş Milletlerin en büyük başarılarından biri, bütün uluslarca kabul edebilecek ve tüm insanlarca arzu edilen ve uluslararası ölçekte korunan evrensel bir yasa niteliğinde kapsamlı bir insan hakları hukuku çatısı kurmasıdır. Birleşmiş Milletler uluslararası ölçekte kabul edilen geniş kapsamlı bir ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ve siyasi ve medeni haklar dizisi tanımlamıştır. Aynı zamanda bu hakları teşvik edecek ve koruyacak mekanizmalar kurmuş ve hükümetlere insan haklarının korunması hususundaki sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olmuştur.

Söz konusu yasal çatının temelleri BM Genel Kurulunca sırasıyla 1945 ve 1948’de kabul edilmiş olan Birleşmiş Milletler Antlaşması ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesidir. O zamandan bu yana BM; kadınlar, çocuklar, engelliler, azınlıklar, göçmen işçiler ve benzeri savunmasız grupları da kapsamına alan onlara özgü standartları kapsayacak şekilde kademeli olarak insan hakları hukukunu genişletmiştir. Böylelikle bu gruplar yaşadıkları toplumlarda uzun yıllardır sürmekte olan ayrımcı uygulamalardan korunacak haklara sahip olmuşlardır.

İnsan hakları, Genel Kurul’un çığır açan kararları sayesinde genişletilerek evrenselliğin, bölünmezliğin ve kalkınma ve demokrasi kavramlarının ilişkisi sağlanmıştır. BM’nin eğitim programları ve teknik desteği aracılığıyla sayısız ulusal hukuki ve cezai sistem güçlendirilirken, eğitim kampanyaları aracılığıyla dünya kamuoyu ellerinden alınamayacak hakları konusunda bilgilendirilmiştir. Devletlerin insan hakları anlaşmalarına riayetini denetleyici BM mekanizması üye devletler arasında dikkate değer tutarlılık ve ağırlık kazanmıştır.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, dünyadaki tüm insanların haklarının korunması ve teşvik edilmesi konusundaki BM’nin çabalarını güçlendirmek ve işbirliğini sağlamak için çalışmaktadır. Genel Sekreter barış ve güvenlik, kalkınma, insani yardım ve ekonomik ve sosyal konular gibi temel alanlarda örgütün çalışmalarını birleştiren ana tema olarak insan hakları temasını seçmiştir. BM’nin her kuruluşu ve özel ajansı insan haklarının korunmasına bir şekilde dâhildir.

İnsan Hakları ile İlgili Mevzuat ve Standartlar

BM’nin kurulduğu 1945 tarihli San Francisco Konferansı'nda, küçük ülkelerin hükümet heyetleri ile güçlerini birleştirmiş olan kadınları, sendikaları, etnik ve dini grupları temsil eden 40 kadar sivil toplum örgütü, insan hakları konusunda diğer devletlerce önerilen kurallara daha açık bir dil getirilmesi konusunda baskı yapmışlardır. İzledikleri kararlı lobicilik faaliyeti sonucunda 1945 savaş sonrası döneminde uluslararası yasalara temel olan Birleşmiş Milletler Antlaşması’na insan hakları konusunda bazı ilave şartlar konulmuştur.

Böylece, Antlaşma’nın Önsözü “insanın temel haklarına, insanın haysiyet ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine ve küçük büyük tüm ulusların eşitliğine olan inancı” açıkça teyit etmektedir. I. Maddede belirtildiği üzere Birleşmiş Milletler'in dört ilkesel görevinden biri “ırk, cinsiyet, dil veya din ayrımı yapmadan herkes için insan hakları ve temel özgürlüklere saygıyı” teşvik etmektir. Diğer fıkralar da uluslararası alanda insan haklarına saygının sağlanması için devletleri BM ile ortak hareket etmek konusunda bağlamaktadır.

Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi

Birleşmiş Milletler kurulduktan üç yıl sonra, “tüm halklar için ulaşılması gereken ortak standartlar” oluşturulması niyetiyle Genel Kurul, çağdaş insan hakları hukukunun dayandığı esas olan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin temel taşlarını koymuştur. Bu beyannamenin kabul edildiği 10 Aralık 1948 tarihi, günümüzde tüm dünyada Uluslararası İnsan Hakları Günü olarak bilinmektedir. Beyannamenin 30 maddesi her ülkedeki insanların temel, medeni, kültürel, ekonomik, siyasi ve sosyal haklarından bahsetmektedir .

Evrensel Beyanname birçok bilim adamı tarafından uluslararası hukuk anlamında kabul görür zira geniş kapsamlı olarak kabul edilmiştir ve ülkelerin işleyişinin ölçüsü olarak kullanılmaktadır. Bağımsızlığını yeni kazanan birçok ülke temel hukuk veya anayasalarında Evrensel Beyanname’nin maddelerine yer vermişlerdir.

Birleşmiş Milletler himayesinde müzakere edilen yasal açıdan bağlayıcı ve en kapsamlı insan hakları antlaşmaları Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmeleri ile Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmeleridir. Genel Kurulca 1966’da kabul edilen bu antlaşmalar, Evrensel Beyanname’de yer alan hakları taraf devletlerin itaatinin komitelerce denetlendiği yasal açıdan bağlayıcı taahhütlere çevirerek Beyanname'nin şartlarını bir adım ileri götürmüştür.

Evrensel Beyanname, İnsan Hakları Uluslararası Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne Ek Protokoller ile birlikte Uluslararası İnsan Hakları Kanununu oluşturmaktadır.

İlgili sorular

1 cevap 21 gösterim
1 cevap 302 gösterim
2 cevap 87 gösterim
1 cevap 80 gösterim
13 Ekim 2012 misafir sordu
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...