Klasik Türk müziği ile klasik batı müziği arasındaki farklılıklar ve benzerlikler nelerdir?

232 gösterim
7 Haziran 2014 misafir sordu

1 cevap

0 oy
3 Ağustos 2014 sulıı cevapladı
Türk müziği ve batı müziği arasındaki fark ve benzerlikler
“İnsanı diğer canlılardan ayıran beyin yapısı, ona konuşma, haberleşme ve soyut düşünce imkânını verdiği gibi, musiki tarzında, sözle alakalı olmayan ifade yolunu da açmış bulunmaktadır. Bunun bir sonucu olarak artistik, yaratıcılık ve değerlendirme insanlar için mümkündür. Araştırmalar göstermiştir ki gündelik hayatın alelade sesleriyle ”musiki” dediğimiz düzenli seslere insanoğlunun verdiği cevaplar çocukluktan, hayatın ilk çağlarından itibaren farklılıklar göstermektedir. Bir bebeğin ritmik bir sesle ve ninniyle uyuması gibi her ne kadar müzikle kültür birbirine bağlı şeylerse de, sesi ne kadar yabancı olursa olsun, bir insanın yabancı kültürlerin müziğini de tanıyıp, beğendiğini görüyoruz. Bu da; müziğin insani bir hadise olduğu ve kültürleri aştığını gösteren en büyük delillerden biridir. İnsan beyni, belli ton ve frekanstaki seslerin bir zaman bölümü içinde düzenli bir şekilde tekrarlanması halinde, bunları rasgele yükselip alçalan diğer seslerden, diğer bir deyimle, gürültüden daha kolaylıkla ayırt edebilmektedir.
İnsanların haberleşebilmek, birbirlerine duygu ve düşüncelerini aktarabilmek için bir takım melodik sesleri kullanma zaruretini bulmalarına dayanır. İnsanların tabiatüstü güçlerle haberleşebilmek için musikiyi kullandıkları yani ilk defa dini musikinin keşfedildiği de bu açıdan ileri sürülmüştür.”1
Bu Batı Müziği-Türk Müziği kıyaslaması içerisinde ve bazı batı müzikçilerle kıyasladığımda bunların hepsinin sonucunda birçok tezatla karşılaştım ve bunları iki ana başlık altında açıklayalım;
1)Ses sistemleri arasındaki benzerlikler ve farklılıkları.
2)Dünya müzikleri arasında Türk Müziği’nin yeri.
1-)Ses sistemindeki benzerlikler ve farklılıkları:
“İlk önce benzerliklerden bahsedelim. Türk Musikisinde de Batı Müziği gibi 8 nota var ve 2 tam 1 yarım 3 tam 1 yarım sesten oluşuyor. Onlarda ki diyez ve bemoller bizde de var ve aynı. Bunlar genel benzerlikler ses sistemimizdeki. Buraya kadar bir problem olmadığını görüyoruz. Farklılıklara gelince; Türk Musikisi onlardaki ve bizdeki aynı olan 8 notayı onlar gibi 12 eşit parçaya değil, birbirinden farklı eşit olmayan 24 parçaya bölmüştür.”2
“Batı Musikisi 1 tam ses arasını 2 eşit parçaya bölerken, Türk Musikisi 9 parçaya bölüyor ve bu her parça koma adı verilen perdeleri meydana getiriyor. Onlarda 2,3 ve 4 zamanlı 3 temel usül karşısında 80 adet usulümüz var ve en önemli konu;”3
“Tek seslilik ve çok seslilik kavramı; aslında müzik bütün insanlığın malıdır. Bu bakımdan bir milletin başka bir milletin müziğini öğrenmesi, taklit etmesi, icra etmesi ve ondan bir takım şeyler yaratmasına hiçbir mani yoktur. Müzik türleri toplumdan topluma değişkenlik gösterdiği halde temel olarak müzik insanlığın ortak malı olarak varlığını koruyabilmiştir.
Türk Musikisi müzik içerisinde birbirinden farklı işaretler arttırmış, Batı Müziği ise bir Musiki içerisindeki işaretlerin tekrarını arttırmıştır. Yani o işaretleri çeşitli enstrümanlarla tekrarlamak suretiyle bir melodik zenginliği ve bir ifade gücünü arttırmıştır. İkisi arasındaki temel fark budur.
Başka bir örnekle ifade etmek gerekirse; Çok Sesli Batı Musikisi bir heykele benzer. Dar bir taban üzerine üst üste seslerin yükselmesiyle meydana getirilmiş üç boyutlu bir heykeldir. Buna karşılık Türk Musikisi ise tek satır üzerine çeşitli renkli mozaiklerle yayılmış bir mozaiğe benzer. İkisi de kendi içerisinde güzeldir. Aslında bu iki müzik türünü kendi içerisinde bu şekilde kıyaslamaya sokmakta yanlıştır.
Türk Musikisindeki temel işaretlerin yani perdelerin ve seslerin esasen fazla olması tek seslilik içinde çok renklilik sağlamasını mümkün kılmış ve böylece tek sesli ama çok makamlı Türk Musikisi ortaya çıkmıştır. Batı musikisinde ise mesele az sayıdaki işaretin bir musiki cümlesi içerisinde çeşitli enstrümanlarla tekrar yolu ile halledilmiş bulunmaktadır. Böylece çok seslilik Batı musikisi için bir zorunluluktur.”4
“Bu konunun içerisinde bir konu daha var ki “Klasik” sözcüğü! Klasik müzik sözüne ne zaman geçilse “siz Klasik Müzik sever misiniz?” diye soranlar olur.Klasik Müziği bir çok insan Batı Müziği olarak adlandırıyor ve bu soruya bu şekilde cevap veriyor.Halbuki bizimde Klasik Müziğimiz var..!”5
“Çok sesli-tek sesli kavramına geri dönelim. Türk Müziğindeki malzeme zenginliğinden Armoni vb. kavramlara ihtiyaç duyulmamış, en az 2 porte kullanmak zorunda olan Batı Müziği aksine sadece 1 porte üzerine yazılabildiği için, bütün doğu müzikleri gibi tek portelidir, ama asla tek sesli değildir.”6
Yarım ses ve Komadan bahsetmiştik. Şöyle bir şeyle de karşılaşmıştım. Batı Müziğinde Koma kavramı olmadığı için bizim bastığımız Koma perdeleri bazı Batı Müzikçiler tarafından Detone ses diye adlandırılıyor. Aslında onlara hak veriyorum çünkü onlarda yok.
2-) Dünya Müzikleri ArasındaTürk Müziği’nin yeri:
“Türk musikisinin dünya müzik türleri arasında önemli bir yeri vardır. Türk’ün yazılı tarihî 2500 yıl öncesine kadar uzanır. Bu tarih içinde hiçbir zaman devletsiz kalmamış olan Türk insanı bütün gündelik faaliyetlerinde musiki ile beraber olmuştur. Hun Türküleri’nde askerleri teşci etmek için bir takım vuruşlu enstrümanların mevcudiyeti bilinmektedir. Böylece mu*****izin tarihî Milat’tan önceki çağlara kadar uzanır. Göktürklerde düzenli askerî bandoya benzer musiki takımları vardı. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu, Osman Gazi’ye Selçuklu Sultanı’nın gönderdiği davul, tuğ ve âlem ile tebliğ edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet devrine kadar her gün belli saatte mehter takımı hükümdarın huzurunda nevbet vurur ve hükümdar bunu ayakta dinlerdi. Dinî mu*****iz Orta Asya Türküleri’nin Baksı ayinlerinin izlerini taşır. Şaman denen hekim-rahiplerin musiki ile bir çeşit trans hâli temin ederek hasta tedavi ettikleri, böylece belki insanlık tarihînde ilk defa musiki ile tedavi uygulamasının gerçekleştirildiği bilinmektedir. İşte “kopuz”un sapın perdelenerek Anadolu’ya intikal eden ve ifade tarzları bakımından “Klâsik Türk Musikisi” ve “Türk Halk Musikisi” şeklinde iki kol hâlinde gelişen mu*****iz, Batı’nın, Avrupa’nın musikisinden gerek teknik ve gerekse öz bakımından önemli farklar gösterir.”7

İlgili sorular

Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...