Satanizmden uzak durulmasını belirten ayet meali verir misiniz?

45 gösterim

1 cevap

0 oy
11 Kasım 2014 nujin ana cevapladı
Geleneksel İslam anlayışına göre cennete giren erkeklere 70 tane huri (Daha az olan rivayetler de vardır) ve dünyadan da dilediği 2 mümineyi eş olarak alması layık görülmektedir. Bu ifadeler gibi Hadis külliyatında erkeklere yönelik bir çok söz bulunmaktadır ama aynı külliyat, kadınlara yönelik cennetteki nitelikler konusunu zorlaştırmaktadır.

Geleneksel İslam anlayışı huri kavramını dişi bir forma soktuğu için ve meallerin çoğu da bu ekolden yetişen kişiler tarafından yapıldığından, orijinal metinden uzak, bu anlayışa yakın bir meallendirme söz konusu olmaktadır.

Önce hurilerin memelerinin portakal gibi olcağı iddiası üzerine duralım, söz konusu ayet 78/Nebe suresi'nin 33 nolu ayetidir ve çoğunlukla şu şekilde meallendirilir:
"Turunç sîneli yaşıtlar (kızlar) var"
Ayetin mahiyetini abartanlar ise şu şekilde meallendirir:
"Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar"
Ayetin doğru olduğunu düşündüğümüz meali ise şu şekilde olmalıdır:
"Genç ve yaşıt eşler…"
Tabi sırf bu farkı görmek için müneccim olmaya gerek yoktur, lakin "Kuran-ı Kerim eksiksizdir" ve "Kuran-ı Kerim'de çelişki yoktur" konulu ayetlere iman etmiş kişilerin rahatlıkla bulabileceği cevaptır.

Öncelikle ayetin orijinaline bakalım, arapça orijinal ayetin latince transkripti şudur:
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا
"ve kevâıbe etrâbâ."
Görüldüğü gibi bu ayeti fantezileri ölçüsünde ya da geleneksel anlayışa göre meallendirenler bu iki kelimelik ayete başka başka kelimeler eklemişlerdir, dolayısıyla işimiz çok kolaydır, bu iki kelimesnin her biri için sözlüğe baksak fikir verebilir ve üstüne de biraz arapça dil bilgisi edinip ayeti kendimiz de meallendirebiliriz.

1. ve kevâibe (kevaib): genç, göz alıcı, şahane, endamlı - yüksek, yüce, kaliteli, değerli
2. etrâben (etrâb): aynı yaşta, yaşıt - tam denk

Arapçada "teraib" kelimesi göğüs omurgalarına denir, aynı kökten gelen "etrab" da yaşıt, akran manalaına gelmektedir.

Arapçada "kevaib" kelimesi de "kabe" kökünden gelir, küp (kübik) şeklinde yapmak demektir. Zaten bildiğimiz "Kabe" de bu köktür, Türkçedeki "dört dörtlük" kavramının arapçadaki karşılığı da bu kelimedir.

Bu bilgiler bize, ayeti "genç ve yaşıt eşler…" olarak vermektedir ve bunların oğlan mı kız mı olduğunu vermemektedir.

Aşağıdaki listede farklı Türkçe meallerin listesi vardır ve bunlar arasında sözkonusu ayet olan 78/Nebe suresi 33. ayet'in nasıl meallendirildiği görülmektedir. Bir kısım mealcilerin ayete dişilik veren kısmını Bold (kalın harfler) ile belirttik.

Abdulbaki Gölpınarlı: "Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar."
Adem Uğur: "Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,"
Ali Bulaç: "Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar."
Ali Fikri Yavuz: "Aynı yaşta tomurcuk sîneliler,"
Bekir Sadak, Diyanet İşleri (Eski): "(31-34) Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlara kurtulus, bahceler, baglar, yasitlar ve dolu kadehler vardir."
Celal Yıldırım: "(31-32-33-34) (Allah'tan derin bir saygı ile) korkup (fenalıklardan) sakınanlara kurtuluş, başarıya erişme, bahçeler, bağlar, göğüsleri yeni kabarmış yaşıtlar; dolu dolu kadehler vardır."
Diyanet İşleri: "(31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır."
Diyanet Vakfı: "(31-34) Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları,
göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır."
Edip Yüksel: "Genç ve yaşıt eşler..."
Elmalılı Hamdi Yazır: "Ve turunç sîneli yaşıtlar var"
Elmalılı (sadeleştirilmiş): "Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var."
Elmalılı (sadeleştirilmiş 2): "Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var."
Fizilal-il Kuran, İbni Kesir, Şaban Piriş: "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve"
Gültekin Onan, Tefhim-ul Kuran: "Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar."
Hasan Basri Çantay: "Memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar"
Mahmud Ustaosmanoğlu: "(Yeni büluğa erme çağında) göğüsleri henüz kabarmaya başlamış (hepsi on altısında) yaşıt eşler!"
Muhammed Esed: "Müthiş uyumlu harika eşler,"
Mustafa İslamoğlu: "Dahası, dengi dengine göz alıcı eşler var..."
Ömer Nasuhi Bilmen: "Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır)."
Suat Yıldırım, Süleyman Ateş: "(32-34) Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var."
Ümit Şimşek: "Turunç göğüslü yaşıt güzeller,"
Yaşar Nuri Öztürk: "Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,"
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...