Cami içindeki kadınlar bölümü hakkında bilgi verebilir misiniz?

28 gösterim
12 Aralık 2014 ılgıt deniz sordu

1 cevap

0 oy
22 Aralık 2014 mertali ata boyraz cevapladı
Namaz kılmak üzere camiye giden kadın neyle karşılaşır? Sorun, camiden camiye değişiklik gösterir. Sultanahmet, Süleymaniye, Fatih gibi büyük camilerden biriyse, kadınlar ahşap kafeslerle ayrılmış bölümlerde namaza durabilir ve bu şekilde kısmen de olsa mekânın letâfetini hissedebilir. Ancak söz konusu olan küçük mahalle camileriyse, bir kısmında kadınlar için yer yoktur, 'yer' diye işaret edilen ise, bir bodrum katıdır ya da halıların ve bilumum temizlik ürünlerinin konduğu, perdeyle ayrılmış izbe bir köşedir. Nitekim bu satırların yazarı da vakit çıkmasın diye alelacele koştuğu büyükçe bir mahalle camisinde, namazını, kesif bir rutubet kokusu eşliğinde, ayakları ıslanarak kılabilmiştir. Böyle durumlarda mescit, huşu içinde oturup tefekküre dalınacak ulvî bir mekân olmaktan çok uzaktır, ziyaretçisi bir an evvel kaçmak ister. Kapısı namazdan hemen sonra kilitlenen camilerde ise ok işaretleri kadınları, barakayı andıran küçük bir odacığa yönlendirir.

İstanbul Müftülüğü'nde Din Hizmetleri Uzmanı olarak çalışan Nevin Meriç, yakında kitaplaşacak, 'Cami ve Kadın' konulu çalışmasında tam da bu sorunlara cevap arıyor: “Kadınlar caminin neresinde?” Yer belli aslında; sünnete uygun olarak sağ arka köşesinde… En önde erkekler, arada erkek çocuklar ve arka saflarda kadınlar… Nevin Meriç'in niçin böyle bir çalışma yaptığı çok açık; o da vaktini namaza göre tayin etmek, dışarıda geçen hayatın odağına camiyi almak isteyen; ama sorunlarla karşılaşan kadınlardan biri. Süleymaniye'de, sekiz yıl boyunca kıldığı cuma namazlarından sonra tuttuğu günlükleri kitaplaştırmak üzere yola çıkmış; fakat 'kadın ve kutsal mekân' ilişkisini incelemeden günlüklerin yetersiz kalacağını düşünmüş.

Peygamber Efendimiz'in (sas) gece namazını camide kılmak isteyen kadınlara bile izin verdiğini hatırlatan Meriç, yakın tarihimize ilişkin incelemelerinde kadın-kutsal mekân ilişkisinin daha ziyade tekkeler etrafında şekillendiğini görmüş. En güzel bilgi kaynağı ise hâtıratlar… Refik Halit Karay, 1956 baskılı Kadınlar Tekkesi kitabında her cuma günü Eyüp Camii'ne giden Peryal'in cami kapısında gördüğü derviş kılıklı garip adamı tasvir eder; ancak burada bizim için önemli olan, Peryal'in arkasında hoca hanımla, yaşlı dadısı olduğu halde cami avlusunu geçmesidir. Halit Ziya Uşaklıgil, her ailenin haftanın bir günü tekkelere gittiğini anlatır. Bir cami hatırası da Halide Edip Adıvar'ın anılarında gizlidir; yazar, ellerinde kandillerle Süleymaniye'ye teravihe giden kadınları dedesinin omzundan izlemiştir. Kandiller ve teravihler, kadınların camiye gitmesinin daha anlayışla karşılandığı müstesna zamanlar.

İlgili sorular

1 cevap 400 gösterim
2 cevap 118 gösterim
1 cevap 32 gösterim
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...