Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın "Kızılırmak Kıyıları" şiirinin incelemesi nasıldır?

95 gösterim
16 Mart Sare sordu
16 Mart _Yağmur_ düzenledi
Kızılırmak kıyıları şiirinin ayrıntılı incelemesi. İmge, zihniyet, söz sanatları

1 cevap

0 oy
16 Mart _Yağmur_ cevapladı
 
En İyi Cevap

KIZILIRMAK KIYILARI ŞİİRİ

Kardaş senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.
Çık hele Anadolu’ya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.

Çamı bitmiş, kavağı azalmış,
Gamla örtülü bayırlar, çıplak değil.

Yedi ay kıştan sonra,
Yeşeren senin yaşamandır,
Yaprak değil.

Yersin, içersin sofrasından, üç yüz senedir,
Kuvvetlisin ama, kuvvet hak değil,
Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan,
Mevsimler soğumuş, sular azalmış,
Buğday, Selçuklulardan kalan başak değil.

Parça parça yarılmış öküz ardında,
Parmağı üç pare, tırnağı ak değil
Utanır elin ayağın,
Korkarsın yakından görsen,
Eli el değil, ayağı ayak değil.

Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar,
Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil.
Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna,
Uyandıramazsan Uyanacak değil.

Dertle, sefaletle yüklü
Siyah leşlerle kararmış, berrak değil.
Çağlayan ne?
Akan kim?
Kızılırmak değil.

Kardaş, görmüyorum ama hala duyabiliyorum,
Geçmiş zamanlar geleceklerden parlak değil
Vakte şahadet edercesine yükselmiş,
Akşam parıltısından, bütün zaferler üzerine,
Dağlar dalgalanmakta, bayrak değil.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Kızılırmak Kıyıları Şiiri – İncelenmesi

Yukarıda okuduğunuz Kızılırmak Kıyıları adlı şiirde yüzyıllar boyu yüzüstü bırakılan Anadolu insanının acı yaşamı dile getirilmektedir. Bu şiirin yazıldığı döneme kadar pek çok aydınımıza Anadolu, şırıl şırıl suların aktığı, yemyeşil ovaları olan, her taraftan kaval seslerinin geldiği bir masal ülkesi gibi anlatılmıştır. Anadolu özellikle bazı Cumhuriyet Dönemi şairlerinden kırsal bölge yaşamına uzak olanlarca böyle algılanılmış ve tanıtılmıştır.

Oysa Anadolu’da yaşam yukarıda anlatılanlardan çok farklıdır. Halay çekilen toprak bu toprak değildir, çamı kavağı azalmıştır. Kışı yedi ay sürmektedir. İnsanlar tarlalarını karasabanla sürmektedir. Öküz ardında elleri parça parça olmuştur, bakımsızdır. Toprakların verimliliği azalmıştır. Halk cahildir, yüzyıllar süren uykusundan uyanacak gibi değildir.

Şair bu insanların acısını yüreğinde hissetmektedir.

Şiir serbest ölçüyle söylenmiştir. Dizelerdeki hece sayıları eşit değildir. Belli bir uyak düzeni de yoktur. Uzunlu kısalı dizelerin sağladığı uyum ile bazı sözcüklerin uyaklanması ve bazı sözcüklerin tekrar edilmesi bir ahenk yaratmaktadır. Örneğin toprak değil, uzak değil, yaprak değil, başak değil, ak değil vb.

Şiir beşer dizelik kıt’alardan oluşmakta, kıt’alar arası anlamsal bir bağlantı kurulmaktadır

İlgili sorular

1 cevap 1,574 gösterim
1 cevap 574 gösterim
1 cevap 27 gösterim
9 Şubat 2012 misafir sordu
2 cevap 737 gösterim
4 Nisan 2014 esraaa sordu
Okula Destek'e hoş geldiniz!

Sorun, cevaplayın ve okul eğitiminize destek olan soru-cevap platformumuzu geliştirin.

Teşekkürler!
...