132 gösterim

düzenledi

Yaşanmış Halk Türkülerinin gerçek öyküleri ZİYA TÜRKÜSÜ (Fikriye nin Söylediği Şekliyle) Çamlığın başında tüter bir tütün; Acı gormiyenin yürüğü bütün Ziya nın atını pazara tutun Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler At üstünde guşlar gibi dönen yar, Gendi gidip ehbabları yanan yar Benim yarim yaylalarda oturur Ak elini soğuk suya batırır Demedim mi yarim ben sana Çok muhabbet tez ayrılık getirir At üstünde guşlar gibi dönen yar, Gendi gidip ehbabları yanan yar Ham meyveyi koparttılar dalından Ayırdılar beni nalı yerimden Demedimmi nazlı yarim ben sana Çok muhabbet tez ayrılık getirir At üstünde guşlar gibi dönen yar, Gendi gidip ehbabları yanan yar Gendi gidip ehbabları kalan yar" nakaratıyla söylenen Ziya Türküsünün Hikayesi şöyledir; Ziya yakışıklı bir delikanlıdır Yozgat ın Karacalar Köyündendir Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve nişanlanır Fikriye nin babası Karacalar Köyü imamı Ali Hocadır Ali Hoca Kızıltepe Köyüne imam olur Ziya sık sık nişanlısını görmeye at sırtında gider İki tarafta birbirini oldukça sevmektedir Ziya bir gün ekin sularken üşütmüş ve karın ağrısından şikayet etmektedir Doktora gider ama fayda bulamaz, bir hafta içinde ölür Bir başka söylentiye göre, Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir İki köy arasında oynanan ciritte attan düşer orada ölür Fikriye, nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve kederi şiire döker böylece Ziya Türküsü ortaya çıkar Ağıtın tamamı 30 kıtadır Yozgat ta çok sevilen ve söylenen bir türküdür Kaynak: http://www.forumlord.net/masal-hikaye-arsivi/112712-halk-kulturunun-yasanmis-oykuleri.html#ixzz2JCMK9GXc

2 Cevap

+1 oy
 
En İyi Cevap

Yaşanmış Halk Türkülerinin gerçek öyküleri ZİYA TÜRKÜSÜ (Fikriye nin Söylediği Şekliyle) Çamlığın başında tüter bir tütün; Acı gormiyenin yürüğü bütün Ziya nın atını pazara tutun Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler At üstünde guşlar gibi dönen yar, Gendi gidip ehbabları yanan yar Benim yarim yaylalarda oturur Ak elini soğuk suya batırır Demedim mi yarim ben sana Çok muhabbet tez ayrılık getirir At üstünde guşlar gibi dönen yar, Gendi gidip ehbabları yanan yar Ham meyveyi koparttılar dalından Ayırdılar beni nalı yerimden Demedimmi nazlı yarim ben sana Çok muhabbet tez ayrılık getirir At üstünde guşlar gibi dönen yar, Gendi gidip ehbabları yanan yar Gendi gidip ehbabları kalan yar" nakaratıyla söylenen Ziya Türküsünün Hikayesi şöyledir; Ziya yakışıklı bir delikanlıdır Yozgat ın Karacalar Köyündendir Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve nişanlanır Fikriye nin babası Karacalar Köyü imamı Ali Hocadır Ali Hoca Kızıltepe Köyüne imam olur Ziya sık sık nişanlısını görmeye at sırtında gider İki tarafta birbirini oldukça sevmektedir Ziya bir gün ekin sularken üşütmüş ve karın ağrısından şikayet etmektedir Doktora gider ama fayda bulamaz, bir hafta içinde ölür Bir başka söylentiye göre, Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir İki köy arasında oynanan ciritte attan düşer orada ölür Fikriye, nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve kederi şiire döker böylece Ziya Türküsü ortaya çıkar Ağıtın tamamı 30 kıtadır Yozgat ta çok sevilen ve söylenen bir türküdür Kaynak: http://www.forumlord.net/masal-hikaye-arsivi/112712-halk-kulturunun-yasanmis-oykuleri.html#ixzz2JCMK9GXc

0 oy
araştırsana

İlgili sorular

1 cevap 344 gösterim
1 cevap 47 gösterim
28 Şubat 2012 misafir sordu
1 cevap 56 gösterim
1 cevap 16 gösterim
...