ZİRKONYUM ELEMENTİ
Sembol: Zr
Atom numarası: 40
Atom ağırlığı: 91.224 g/mol
Oda koşullarında (25°C 298 K): Gümüşümsü beyaz renkli katı
Metal
d-blok elementi
Zirkonyum metali ilk olarak 1789 yılında Martin Heinrich Klaproth tarafından keşfedilmiştir. 1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir.
Bilinen mineralleri zirkon (ZrSiO4) ve baddeleyit (ZrO2) tir.
Zirkonyum eldesi ZrCl4 bileşiğinin magnezyum ile veya kalsiyum ile indirgenmesi ile elde edilir.
Baddeleyit mineralinin aşağıdaki reaksiyonu sonucunda ZrCl4 bileşiği elde edilir.
ZrO2 + 2Cl2 + 2C (900°C) à ZrCl4 + 2CO
ZrCl4 + 2Mg (1100°C) à 2MgCl2 + Zr
Reaksiyon çelik kaplarda gerçekleştirilmelidir. Havadaki oksijen ve azot ile etkileşmemesi gerekmektedir.
Fiziksel Özellikleri
Yoğunluğu: 6.511 g/mL
Erime noktası: 1855 °C (2128 K)
Kaynama noktası: 4409°C (4682K)
Molar hacmi: 14.02 ml/mol
Mineral Sertliği: 5.0
Isı iletkenliği: 0.227 W cm-1 K-1
Özgül ısı: 0.27 J kg-1 K-1
Buharlaşma Entalpisi: 580 kJ mol-1
Atomlaşma Entalpisi: 605 kJ mol-1
AMERİKYUM ELEMENTİ
ing.Americium
Sembolü: Am
Atom Numarası: 95
Atom Ağırlığı: 243
Yoğunluk: 13.67 g/cm3 (293K de)
Erime Noktası: 1267 K
Kaynama Noktası: 2740 K
Yarilanma Süresi: 7400 yil
Özellikleri:
Amerikyum, ilk olarak 1944`de Glenn Seaborg ve dadaslari tarafindan sentetik olarak elde edildi. Seaborg`un hangi ülke vatandasi oldugunu soylememe gerek yok sanirim.
Amerikyum gümüs renkli radyoaktif bir metal olup pratik olarak sadece yangin alarmlarinda kullanilmaktadir. Bunun sebebi sanirim yarilanma süresinin bu is icin uygun olmasi (7400 yil).
ALÜMİNYUM ELEMENTİ
ng.Aluminium
Sembolü: Al
Atom Numarası: 13
Atom Ağırlığı: 26.982
Yoğunluk: 2.698 g/cm3 (293K de)
Erime Noktası: 933 K
Kaynama Noktası: 2740 K
Özellikleri:
Ismini yunanca alum mineraline verilen isim olan “alumen” den almistir. Ilk olarak 1825`de Hans Christian Örsted tarafindan saf olmayan bir halde elde edilmis ardinda Wöhler tarafindan 1827`de saf element olarak izole edilmistir. Ve bu yildan sonra aluminyumun hikayesi bir daha kapanmamak üzere baslamistir.
Yer kabugunun %8.1`ini isgal eder ama saf element olarak degil. Boksit (Al2O3) ve de Kriyolit (Na3AlF6) olarak bulunur dogada. Elektroliz yoluyla elde edilir.
Onu bu kadar değerli kilan, element halinden elde etmek icin dünyanin enerjisinin harcanmasina rağmen buna değmesidir. Paslanmaz ve de kolayce geri dönüstürülebilir. Sanayide korkunc fazla bir kullanim alani vardir. Ucaklarda, pencerelerde, mutfak esyasi yapiminda, motorlarda, icecek kutusu yapiminda kullanilir. Yoğunluğunun demirinkinin yaklasik ücte biri olmasi, cok yüksek isi iletkenliğinin olmasi, zehirli olmamasi, manyetik özelliği olmamasi, kolayca paslanmiyor olmasi onun bu kadar yaygin bir sekilde kullanilmasina olanak sağlar.
Aslinda oldukca reaktif bir metaldir. Havadaki oksijenle de hemen tepkimeye girer. Fakat tepkimeden sonra olusan oksit tabakasi alüminyumu daha fazla oksitlenmeden korurken onun iletkenlik ve de diger özelliklerine fazla bir etki yapmaz. Yani, sadece onu koruyan bir tabaka görevi görür.
BAKIR ELEMENTİ
8. 94 yoğunluğunda, kızıl-esmer bir element.
Simgesi: Cu
Maden, eritme yoluyla sıvı haline dönüştürülür ve arılaştırılarak kalıplara dökülür.
Bakır, 1100 derece dolaylarında eriyen bir madendir. Çeşitli maden filizlerini fırınlarda yakarak, oldukça karmaşık yöntemlerle elde edilir. Bu işlemden, atmosferi kirleten, zararlı, kükürtlü gazlar çevreye yayılır.
Bakır çok kolay işlenir: dövme suretiyle kolaylıkla biçim verilebilir. İyi bir elektrik iletkeni olduğundan, elektrik telleri ve kabloları bakırdan yapılır. Aynı zamanda iyi bir ısı iletkenidir ve uzun süre ev işlerinde kullanılmıştır (tabaklar, tencereler, kazanlar v.b.).
Havayla temas edince bakır, «bakır pası veya yeşili» adı verilen yeşilimtırak bir renk alır. İşte bazı eski yapıların damlarının ve bronz heykellerin karakteristik rengi, bu yeşildir. Bakır eşyayı parlaklığını korumak için sık sık ovalamak, parlatmak gerekir. Gemilerde yapıldığı gibi, oksitlenmeyi önleyecek bir tabaka özel cila da sürmek mümkündür.
PİRİNÇ VE BRONZ
Başka madenlerle karıştırılınca bakır, alaşımlar meydana getirir; bunların en önemlileri pirinç ve bronzdur. Pirinç veya «sarı», geniş oranda çinko kapsar. Fantezi mücevherlerde çerçeve, sap ve kaş olarak kullanıldığı gibi, lamba duyları, vanalar ve musluklar yapımında da pirinçten yararlanılır.
Bronz bazen çinko da karıştırılan bir bakır ve kalay alaşımıdır ve Tarihöncesi’nden beri kullanılagelmiştir («Bronz Çağı»). Çeşitli nitelikleri sayesinde (eritme ve kalıplama kolaylığı, ses geçirmesi, sertliği, cilâlanabilmesi ve altın rengini andıran rengi), heykel ve çanların dökümünde, aynı zamanda da süs eşyası (mücevher, şamdan, saat sarkacı) ve çeşitli eşya (yaylar, boru ekleme bilezikleri) yapımında geniş ölçüde yararlanılmaktadır.
Bakır doğada ya serbest element halinde bulunur veya çeşitli filizlerinden elde edilir. Türkiye’de kuprit Murgul’da; halkosit Ergani’de; halkoprit Küre ve Ergani’de bulunur. İlk bakır filizi M.Ö. Kıbrıs’ta ulundu. Bakırın ilimsel adı Cuprum Kıbrıs’ın (Cyprium) adından alınmıştır.
Temel filizler pek yaygın olmadığından (başlıca yataklar Şili, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri), bakır pahalı bir madendir, çelik ile alüminyum bakıra rakip çıkmıştır ve çoğu yerde bakırın yerine bunlar kullanılır.