29 gösterim

önce düzenledi

Geçmişte yaşanan olayları, hikayeleri veya deneyimleri İngilizce ifade etmek, dilin en temel ve heyecan verici yönlerinden biridir. "İngilizcede geçmiş zamanı anlatır mısınız?" sorusu, birçok öğrencinin kafasını kurcalayan önemli bir konuya işaret eder. Çünkü İngilizcede sadece tek bir geçmiş zaman olmadığını, farklı durumlar için farklı yapılar (Simple Past, Past Continuous, Past Perfect gibi) kullanıldığını keşfetmek bazen kafa karıştırıcı olabilir. Bu bölümde, geçmiş zamanların mantığını, kullanımlarını ve en sık yapılan hataları kolayca anlamanızı sağlayacak bir yolculuğa çıkacağız. Artık dün ne yaptığınızı, geçen yıl nereye gittiğinizi veya eski bir anınızı rahatlıkla anlatabileceksiniz!

1 cevap

0 oy
önce
önce düzenledi
 
En İyi Cevap

İngilizcede geçmiş zamanları öğrenmek, geçmişteki olayları, hikayeleri ve deneyimleri anlatabilmeniz için çok önemlidir. Türkçe'deki gibi tek bir geçmiş zamanımız yok; İngilizcede farklı durumlar için farklı geçmiş zaman yapıları kullanırız. Gelin, en yaygın kullanılan üç geçmiş zamanı ve ne zaman kullanıldıklarını birlikte inceleyelim.

1. Simple Past (Basit Geçmiş Zaman):

Bu, İngilizcede en sık kullanılan geçmiş zamandır. Geçmişte başlayıp bitmiş, tamamlanmış eylemleri anlatmak için kullanılırız. Genellikle eylemin ne zaman olduğu bellidir.

  • Kullanım Alanları:
    • Geçmişte belirli bir zamanda tamamlanmış eylemler: "I visited my grandparents yesterday." (Dün büyükannem ve büyükbabamı ziyaret ettim.)
    • Geçmişteki bir dizi olay veya alışkanlıklar: "She woke up, ate breakfast, and left for work." (Uyandı, kahvaltı etti ve işe gitti.)
  • Yapısı: Fiilin ikinci hali (V2) kullanılır. Düzenli fiiller "-ed" ekini alırken (örneğin, "play" -> "played"), düzensiz fiillerin şekli değişir (örneğin, "go" -> "went").
  • Örnekler:
    • "We watched a great movie last night." (Dün gece harika bir film izledik.)
    • "He went to London three years ago." (Üç yıl önce Londra'ya gitti.)

2. Past Continuous (Sürekli Geçmiş Zaman):

Bu zaman, geçmişte belirli bir anda devam etmekte olan bir eylemi anlatmak için kullanılır. Genellikle başka bir eylem tarafından kesilen veya aynı anda devam eden eylemleri ifade ederiz.

  • Kullanım Alanları:
    • Geçmişte belirli bir zamanda devam eden eylemler: "At 8 PM last night, I was reading a book." (Dün gece saat 8'de bir kitap okuyordum.)
    • Geçmişte devam eden bir eylemin başka bir eylemle kesilmesi: "I was sleeping when the phone rang." (Telefon çaldığında uyuyordum.)
    • Geçmişte aynı anda devam eden iki eylem: "While she was cooking, he was watching TV." (O yemek yaparken, o televizyon izliyordu.)
  • Yapısı: "was/were" + fiilin "-ing" hali (Ving) kullanılır. (Tekil özneler için "was", çoğul özneler için "were" kullanılır.)
  • Örnekler:
    • "They were playing football all afternoon." (Tüm öğleden sonra futbol oynuyorlardı.)
    • "The sun was shining brightly when we left." (Biz ayrıldığımızda güneş pırıl pırıl parlıyordu.)

3. Past Perfect (Miş'li Geçmiş Zaman):

Bu zaman, geçmişte gerçekleşmiş iki olaydan, daha önce olanı belirtmek için kullanılır. Yani, geçmişteki bir noktadan daha da geride gerçekleşen bir eylemi ifade eder.

  • Kullanım Alanları:
    • Geçmişte başka bir eylemden önce tamamlanmış eylemler: "When I arrived at the station, the train had already left." (İstasyona vardığımda tren çoktan gitmişti.) (Önce tren gitti, sonra ben vardım.)
    • Geçmişteki bir zamana kadar devam eden veya tamamlanmış durumlar: "She had never seen such a beautiful place before that trip." (O geziye kadar hiç bu kadar güzel bir yer görmemişti.)
  • Yapısı: "had" + fiilin üçüncü hali (V3) kullanılır. (Tüm özneler için aynıdır.) Düzenli fiillerde V3 de "-ed" ile biterken (örneğin, "play" -> "played"), düzensiz fiillerin V3 halleri farklıdır (örneğin, "go" -> "gone").
  • Örnekler:
    • "He realized he had forgotten his keys." (Anahtarlarını unuttuğunu fark etti. Önce unuttu, sonra fark etti.)
    • "By the time we got home, someone had broken into our house." (Biz eve vardığımızda, birisi evimize girmişti.)

Bu üç geçmiş zaman yapısını anlamak, İngilizce hikaye anlatıcılığınızın temelini oluşturur. Önemli olan, her bir zamanın kendi içinde ne zaman kullanıldığını ve diğerleriyle nasıl ilişkilendirildiğini kavramaktır. Bol bol pratik yaparak ve örnek cümleler kurarak bu yapıları pekiştirebilirsiniz. Unutmayın, pratik yaptıkça çok daha kolay hale gelecektir!

İlgili sorular

1 cevap 53 gösterim
1 cevap 16 gösterim
2 cevap 29 gösterim
4 Ocak 2013 misafir sordu
2 cevap 63 gösterim
2 cevap 40 gösterim
11 Aralık 2012 misafir sordu
...