İslamiyet'in doğuşu, Arap Yarımadası ve sonrasında geniş bir coğrafyada sadece dini değil, aynı zamanda kültürel, sosyal ve bilimsel anlamda da köklü değişimlere yol açmıştır. Bu dönüşümü daha iyi anlamak için iki dönemi ayrı ayrı inceleyelim:
İslamiyet Öncesi Kültürel Gelişmeler (Cahiliye Dönemi):
- Sosyal Yapı: Kabilecilik anlayışı hâkimdi. Kan davaları yaygındı ve kabileler arası sürekli çatışmalar yaşanırdı. Kadınların sosyal hayattaki yeri oldukça düşüktü; kız çocukları diri diri gömülebilirdi. Kölelik de yaygın bir olguydu.
- Dinî İnançlar: Putperestlik en yaygın inançtı. Kâbe'de yüzlerce put bulunurdu. Ayrıca az sayıda Yahudi ve Hristiyan toplulukları ile Hanifler (tek tanrıya inananlar) de mevcuttu.
- Edebiyat ve Sanat: Sözlü edebiyat çok gelişmişti. Şiir ve hitabet büyük önem taşırdı. Şairler, kabilelerinin şerefini yücelten, kahramanlıklarını anlatan şiirler yazardı. Ukaz panayırları gibi yerlerde şiir yarışmaları düzenlenir, kazanan şiirler Kâbe duvarına asılırdı (Muallakât-ı Seb'a). Heykelcilik putperestliğin etkisiyle gelişmişti.
- Bilim ve Eğitim: Okuma yazma oranı oldukça düşüktü. Bilimsel gelişmeler sınırlıydı, daha çok pratik bilgiler (çöl koşullarına uyum, yıldızlarla yön bulma) üzerineydi.
- Hukuk: Yazılı bir hukuk sistemi yoktu. Kabile gelenekleri ve töreler, anlaşmazlıkların çözümünde temel alınırdı.
İslamiyet Sonrası Kültürel Gelişmeler:
İslamiyet'in gelmesiyle birlikte, Arap Yarımadası'nda ve fetihlerle birlikte yayıldığı coğrafyalarda büyük bir kültürel değişim yaşanmıştır:
- Sosyal Yapı: Kabilecilik anlayışı zayıflamış, "ümmet" bilinci (tüm Müslümanların kardeşliği) ön plana çıkmıştır. Irk, dil ve cinsiyet ayrımcılığı reddedilerek eşitlik ve adalete vurgu yapılmıştır. Köleliğin kaldırılmasına yönelik adımlar atılmış, kadınlara miras hakkı gibi yeni haklar tanınmıştır.
- Dinî İnançlar: Tek tanrılı (Tevhid) inanç yaygınlaşmış, putperestlik ortadan kalkmıştır. Kâbe, Müslümanların kıblesi haline gelmiştir.
- Edebiyat ve Sanat:
- Arapça: Kuran'ın dili olması nedeniyle Arapça büyük bir önem kazanmış, bilim ve edebiyat dili haline gelmiştir.
- Mimari: Camiler, medreseler, saraylar ve kervansaraylar gibi yeni mimari yapılar ortaya çıkmıştır. Kubbe, kemer, çini ve hat sanatı bu yapıların vazgeçilmez unsurları olmuştur.
- Sanat: Figüratif resmin yasaklanmasıyla hat (güzel yazı), tezhip (kitap süsleme), minyatür ve ebru gibi sanat dalları gelişmiştir.
- Edebiyat: Kuran ve Hadisler, İslam edebiyatının temelini oluşturmuştur. Fıkıh, kelam, tarih, coğrafya ve felsefe alanında zengin bir yazılı kültür oluşmuştur.
- Bilim ve Eğitim:
- Eğitim Kurumları: Medreseler, kütüphaneler (örneğin Bağdat'taki Beytül Hikme) ve rasathaneler kurulmuştur.
- Bilimsel Gelişmeler: Matematik (cebirin temelleri), astronomi, tıp (İbn-i Sina), kimya, coğrafya ve felsefe gibi alanlarda büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Antik Yunan ve Pers eserleri Arapça'ya çevrilerek bilimsel birikim korunmuş ve geliştirilmiştir.
- Hukuk: Kuran ve Sünnet'e dayalı Şeriat hukuku sistemi oluşturulmuştur. Kadılık (hukukî karar verme) önemli bir kurum haline gelmiştir.
Özetle, İslamiyet öncesi dönemin kabileci, putperest ve sözlü kültürü, İslamiyet sonrası dönemde evrensel bir ümmet bilinci, tek tanrılı inanç, zengin bir yazılı kültür, gelişmiş bir mimari ve bilimsel altın çağ ile yerini büyük bir medeniyete bırakmıştır.