42 gösterim

düzenledi

Atatürk'ün Türk Tarih Kurumu'nu neden ve ne amaçla kurduğunu merak ediyorsanız; Cumhuriyet'e kadar Türkiye'de İslâm tarihini esas alan ümmetçi bir tarih görüşü ile, Osmanlı Devleti tarihini esas alan bir Osmanlı tarih görüşü vardı Medreselerde "İslâm Tarihi", mekteplerde ise "Osmanlı Tarihi" okutuluyordu Osmanlı Devletinin yıkılması ve halifeliğin kaldırılması, her iki tarih anlayışının da değerini düşürmüştü Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ne İslâm ne de Osmanlı tarihi ile temellendirilemezdi Yeni devletin tarihi, onun dayanacağı ana güç olan millet ile, Türk milleti ile temellendirilecekti Hem Türk milleti, tarihini daha iyi öğrenerek daha bilinçli çalışacak, hem de bütün dünyaya yanlış tanıtılmış olan Türk tarihi düzeltilecekti Atatürk, öteden beri tarihe büyük bir ilgi duyuyor, bu alanda bilinçli bir bilgiye sahip bulunuyordu 1922'de kendisine Dârülfünun Edebiyat Medresesi'nin fahrî profesörlüğü verildiğinde, kendisinin tarihle daha çok ilgilendiğini, bu nedenle fahrî profesörlüğün edebiyattan çok tarihe ait olmasının daha uygun olacağını söylemiştir 1925 yılında Samsun'da yaptığı bir konuşmada da şöyle diyordu: "Bizim milletimiz derin bir maziye mâliktir Milletimizin hayat-ı âsârını düşünelim Bu düşünce elbette bizi yedi asırlık Osmanlı Türklüğünden, çok asırlık Selçuklu Türklerine ve ondan evvel bu devirlerin her birine muadil Büyük Türk Devrine kavuşturur" 1928 yılında ise Afet (İnan) Hanım'ın, Fransızca bir coğrafya kitabında Türklerin sarı ırktan ve ikinci derecede insan olduklarının yazıldığını, bunun doğru olup olmadığını sorması üzerine Gazi, Türk tarihinin gerçeğinin ortaya konması için, artık devamlı tarih üzerinde durmaya başlamıştır Daha önce HG Wells'in dünya tarihi ile ilgili çok ilgi duyduğu eserini Türkçeye çevirtmiş ve yayınlatmıştı (İstanbul 1927, 1928); ama tarih konularıyla yoğun olarak ilgilenmeye başlaması 1929'dan sonradır 1930'da Türkocakları Altıncı Kurultayında, M Kemâl'in isteği üzerine bir "Türk Taıih Heyeti" kuruldu ve bu komisyon üyeleriyle Türk tarih ve uygarlığının bilimsel bir şekilde incelenmesi çalışmaları yapıldı Atatürk, kitaplığına tarihle ilgili bir çok kitaplar aldırdı Kendisi ve yakın arkadaşları bu kitapları incelediler, çevirdiler, raporlar hazırladılar Böylece artık tarih çalışmaları devlet işleri arasına alınmış oldu Bu çalışmalardan "Türk Tarihinin Anahatları" ve okullar için dört ciltlik bir "Tarih" kitabı ortaya çıkmıştır Türkocakları kendilerini feshettikten sonra, Türkocakları Tarih Komisyonu yerine, 12 Nisan 1931'de "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti" kuruldu Bu dernek, Türk milletinin kökleri, Türklerin uygarlığa yararlılıkları gibi konular üzerinde çalışmaya başladı Elde edilen sonuçların bir kurultayda görülmesi için 2-11 Temmuz 1932 tarihinde Birinci Türk Tarih Kongresi toplanmıştır Bu kongreye yalnızca Türk bilim adamları katılmıştı Zaten toplantının amacı, yeni Türk tarih görüşünü öğretmenlere anlatmaktı Kongreye katılan 232 kişiden 196'sı öğretmen idi Dinleyicileri arasında Eğitim Bakanının da bulunduğu bu toplantıda, okullarda okutulmakta olan tarih derslerinde bir bilgi ve metod birliği sağlamak amacı güdülüyordu Kongrede Türk uygarlık tarihi, Türk ırkının antropolojik yapısı ve özellikleri, Türk dili ve edebiyatı ile ilgili bildiriler sunulmuş, tartışmalar yapılmıştır Kongrede Türk milletinin, uygarlığın ve insanlığın beşiği olan Orta Asya'dan çıkmış beyaz ve arî insanlar olduğu, dünya üzerindeki bütün uygarlıkların Türkler tarafından etkilenip geliştirildiği sonucuna varılmıştır Kongre ayrıca Anadolu uygarlığının kurucuları olan Etilerin ve Sümerlerin Türklerin atası oldukları, Türkçenin de bütün dillerin kökeni ve ana kaynağı olduğunu vurgulamıştır Millî nitelikte yapılan bu toplantıda, bir çok iddiaların gerçek dışı ve abartmalı olduğu biliniyordu Ama esas amaç, manevî yönden Türk varlığını güçlendirmek ve gençliğe tarihi ve dili ile övünen bir kütle ruhunu vermekti Kongrede, okullar için bu zihniyete göre tarih kitapları yazılması kararlaştırılmış ve yazılmıştır Türk tarihini bu şekilde ele alınca, bu konuların bilimsel olarak işlenebilmesi için filolojik, etimolojik dil çalışmalarına da ihtiyac vardı ve bu Kongreden sonra dil alanında da bir dernek kurularak bilimsel çalışmalara başlanıldı

4 Cevap

+4 oy
 
En İyi Cevap

Atatürk'ün Türk Tarih Kurumu'nu neden ve ne amaçla kurduğunu merak ediyorsanız; Cumhuriyet'e kadar Türkiye'de İslâm tarihini esas alan ümmetçi bir tarih görüşü ile, Osmanlı Devleti tarihini esas alan bir Osmanlı tarih görüşü vardı Medreselerde "İslâm Tarihi", mekteplerde ise "Osmanlı Tarihi" okutuluyordu Osmanlı Devletinin yıkılması ve halifeliğin kaldırılması, her iki tarih anlayışının da değerini düşürmüştü Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ne İslâm ne de Osmanlı tarihi ile temellendirilemezdi Yeni devletin tarihi, onun dayanacağı ana güç olan millet ile, Türk milleti ile temellendirilecekti Hem Türk milleti, tarihini daha iyi öğrenerek daha bilinçli çalışacak, hem de bütün dünyaya yanlış tanıtılmış olan Türk tarihi düzeltilecekti Atatürk, öteden beri tarihe büyük bir ilgi duyuyor, bu alanda bilinçli bir bilgiye sahip bulunuyordu 1922'de kendisine Dârülfünun Edebiyat Medresesi'nin fahrî profesörlüğü verildiğinde, kendisinin tarihle daha çok ilgilendiğini, bu nedenle fahrî profesörlüğün edebiyattan çok tarihe ait olmasının daha uygun olacağını söylemiştir 1925 yılında Samsun'da yaptığı bir konuşmada da şöyle diyordu: "Bizim milletimiz derin bir maziye mâliktir Milletimizin hayat-ı âsârını düşünelim Bu düşünce elbette bizi yedi asırlık Osmanlı Türklüğünden, çok asırlık Selçuklu Türklerine ve ondan evvel bu devirlerin her birine muadil Büyük Türk Devrine kavuşturur" 1928 yılında ise Afet (İnan) Hanım'ın, Fransızca bir coğrafya kitabında Türklerin sarı ırktan ve ikinci derecede insan olduklarının yazıldığını, bunun doğru olup olmadığını sorması üzerine Gazi, Türk tarihinin gerçeğinin ortaya konması için, artık devamlı tarih üzerinde durmaya başlamıştır Daha önce HG Wells'in dünya tarihi ile ilgili çok ilgi duyduğu eserini Türkçeye çevirtmiş ve yayınlatmıştı (İstanbul 1927, 1928); ama tarih konularıyla yoğun olarak ilgilenmeye başlaması 1929'dan sonradır 1930'da Türkocakları Altıncı Kurultayında, M Kemâl'in isteği üzerine bir "Türk Taıih Heyeti" kuruldu ve bu komisyon üyeleriyle Türk tarih ve uygarlığının bilimsel bir şekilde incelenmesi çalışmaları yapıldı Atatürk, kitaplığına tarihle ilgili bir çok kitaplar aldırdı Kendisi ve yakın arkadaşları bu kitapları incelediler, çevirdiler, raporlar hazırladılar Böylece artık tarih çalışmaları devlet işleri arasına alınmış oldu Bu çalışmalardan "Türk Tarihinin Anahatları" ve okullar için dört ciltlik bir "Tarih" kitabı ortaya çıkmıştır Türkocakları kendilerini feshettikten sonra, Türkocakları Tarih Komisyonu yerine, 12 Nisan 1931'de "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti" kuruldu Bu dernek, Türk milletinin kökleri, Türklerin uygarlığa yararlılıkları gibi konular üzerinde çalışmaya başladı Elde edilen sonuçların bir kurultayda görülmesi için 2-11 Temmuz 1932 tarihinde Birinci Türk Tarih Kongresi toplanmıştır Bu kongreye yalnızca Türk bilim adamları katılmıştı Zaten toplantının amacı, yeni Türk tarih görüşünü öğretmenlere anlatmaktı Kongreye katılan 232 kişiden 196'sı öğretmen idi Dinleyicileri arasında Eğitim Bakanının da bulunduğu bu toplantıda, okullarda okutulmakta olan tarih derslerinde bir bilgi ve metod birliği sağlamak amacı güdülüyordu Kongrede Türk uygarlık tarihi, Türk ırkının antropolojik yapısı ve özellikleri, Türk dili ve edebiyatı ile ilgili bildiriler sunulmuş, tartışmalar yapılmıştır Kongrede Türk milletinin, uygarlığın ve insanlığın beşiği olan Orta Asya'dan çıkmış beyaz ve arî insanlar olduğu, dünya üzerindeki bütün uygarlıkların Türkler tarafından etkilenip geliştirildiği sonucuna varılmıştır Kongre ayrıca Anadolu uygarlığının kurucuları olan Etilerin ve Sümerlerin Türklerin atası oldukları, Türkçenin de bütün dillerin kökeni ve ana kaynağı olduğunu vurgulamıştır Millî nitelikte yapılan bu toplantıda, bir çok iddiaların gerçek dışı ve abartmalı olduğu biliniyordu Ama esas amaç, manevî yönden Türk varlığını güçlendirmek ve gençliğe tarihi ve dili ile övünen bir kütle ruhunu vermekti Kongrede, okullar için bu zihniyete göre tarih kitapları yazılması kararlaştırılmış ve yazılmıştır Türk tarihini bu şekilde ele alınca, bu konuların bilimsel olarak işlenebilmesi için filolojik, etimolojik dil çalışmalarına da ihtiyac vardı ve bu Kongreden sonra dil alanında da bir dernek kurularak bilimsel çalışmalara başlanıldı

+4 oy

önce düzenledi

Türk Dil Kurumu 12 Temmuz 1932 tarihinde kurulmuştur.

Atatürk’ün isteği ile kurulan Türk dil kurumunun amaçları şunlardır:

  • Halk tarafından benimsenmemiş yabancı kelimelerin kullanımdan çıkarılarak Türkçe kelimelerin yaygınlaşmasını sağlamak
  • Yazı dili ile konuşma dilinin aynı olmasını sağlamak
  • Türkçenin zenginliğini ortaya koyarak Türk dilinin dünya üzerindeki saygınlığını artırmak
  • Türkçeyi bilimsel ve ekonomik alanlarda da etkili zengin bir dil haline getirmek

Türk tarihiyle birlikte Türk dilinin de dünyadaki en eski ve sistemli dillerden biri olduğunun ispatlanması için çalışmalar yapılmıştır.İslamiyet’in kabulünden sonra Arapça ve Farsçadan bir çok kelime Türkçeye girmiş ve Türkçenin bazı kurallarının bozulmasına neden olmuştur.
Toplum hayatında kullanılan dilin toplumun gerçek anlamda bağımsızlığının bir göstergesi olduğuna inanan Atatürk Türk dilinin gelişmesini sağlamak için 12 Temmuz 1932’de Türk dil Kurumunu kurmuştur.

0 oy
türk dilini yaşatmak için
0 oy
türk tarihini yaşatmak için

İlgili sorular

2 cevap 29 gösterim
3 Ocak 2013 misafir sordu
3 cevap 69 gösterim
26 Aralık 2013 salih45 sordu
1 cevap 26 gösterim
6 cevap 96 gösterim
8 Ekim 2012 misafir sordu
2 cevap 267 gösterim
5 Şubat 2012 misafir sordu
...