Küresel Isınma
Küresel ısınma, insan faaliyetleri sonucu atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir. Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir.
Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun, ısıyı soğutarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir. Günümüzde bilim çevreleri, küresel ısınmada başrolü atmosferdeki karbondioksit oranının artmasının oynadığı ifade edilmektedir.
Çevre Kirliliği
Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi, çevre kirliliği oluşmasına neden olmaktadır. Hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojinin gelişmesine bağlı olarak endüstrileşmenin de artması gerekmektedir.
Bu artış beraberinde var olan doğal kaynakların hızla tükenmesine neden olmaktadır. Çevre Kirliliğinin Genel Nedenleri•Hızlı nüfus artışı,
•Plansız kentleşme,
•Plansız endüstrileşme
•Doğal kaynakların hoyratça kullanılması
Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur.
Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır.
Yapılan araştırmalar dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50' sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir.
Birleşmiş Milletler'in yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşı karşıya kalacağının bir göstergesidir. Çevre Sorunları Nelerden Kaynaklanmaktadır?•Göçler ve düzensiz şehirleşme,
•Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb.
artışı,
•Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,
•Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
•Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava kirliliği,
•Motorlu araçlar ve deniz araçları, Maden, kireç, taş ve kum ocakları,
•Gübre ve zirai mücadele ilaçları,
•Atmosferik olaylar ve doğal afetler
•Kanalizasyon sularının arıtılmaksızın alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,
•Katı atıklar ve çöp,
•Sulak alanların ve göllerin kurutulması,
•Arazilerin yanlış kullanımı, Kaçak avlanma,
•Televizyon, bilgisayar, röntgen ve tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyon,
•Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü
Açlık ve Yoksulluk
Dünyada her yıl 11 milyon kişinin açlık veya yetersiz beslenme yüzünden öldüğü tahmin edilmektedir.
300 milyonu çocuk olmak üzere, 800 milyon açlığa maruz insanın 203 milyonu Güney Afrika'da, 519 milyonu Asya ve Pasifik'te, 53 milyonu Latin Amerika ve Karayipler'de, 33 milyonu ise Yakın Doğu ve Kuzey Afrika'da yaşamaktadır. İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuştur.
Dünyada açlık sorununun giderek derinleşmesinin ve bu konudaki endişelerin artmasının en önemli iki nedeni, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak artan kuraklık ve bölgesel anlaşmazlıklardan doğan çatışmalardır. Dünyada açlıktan en çok etkilenen ülkelerin dörtte üçü savaşların tahrip ettiği ülkelerdir.
Sorunun Çözümüne Yönelik Öneriler
Açlık sorununun çözümü de, öteki tüm sorunlarda olduğu gibi, nedenlerin ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Sorunun nedenleri arasında küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği ve kuraklık gibi, mücadele etmesi kolay olmayan, tek tek ülkelerin gücünü aşan, uluslararası kolektif çabalar gerektiren sorunlar olduğu kadar; kabile savaşları, iç çatışmalar, ülkeler arası savaşlar, kaynak israfı, silahlanma yarışı, içe kapanma ve korumacılık politikaları gibi nispeten daha kolay çözüm bulunabilir meseleler de bulunmaktadır.
Bulaşıcı Hastalıklar
Dünya Sağlık Örgütü, bulaşıcı hastalıkların tarihte görülmedik ölçüde hızlı yayıldıklarını bildirmektedir. Örgüt, "Daha Güvenli Bir Gelecek" adlı raporunda 1967'den bu yana hastalığa sebep olan 32 yeni mikrop ya da virüsün bulunduğunu belirtmektedir.
HIV / AİDS, Ebola, Marburg, SARS, Kuş Gribi bunlardan bazılarıdır. Dünya Sağlık Örgütü, ülkelerden, salgın hastalıkları gizlenmemesi, virüs örnekleriyle tedavi yöntemlerinin paylaşılmasını istediği raporda, dayanışma sağlanmaması halinde, büyük bir salgın hastalığın yıkıcı sonuçları olabileceği uyarısında da bulunmuştur.