376 gösterim

düzenledi

Adezyon: Farklı iki madde arasında varolan ve bu iki maddenin birbirine yapışmasını sağlayan çekim kuvvetine Adezyon yani Yapışma denir. Günlük hayatta adezyonun örneklerini çokça görmekteyiz.Mesela; Yağmur damlalarının cama yapışması, denizden çıkan bir insanın vücudunun ıslak kalması, durgun bir su üzerinde hareket eden yaprağın suyu sürüklemesi ve benzeri durumlar adezyona örnektir.

3 Cevap

0 oy
 
En İyi Cevap

Adezyon: Farklı iki madde arasında varolan ve bu iki maddenin birbirine yapışmasını sağlayan çekim kuvvetine Adezyon yani Yapışma denir. Günlük hayatta adezyonun örneklerini çokça görmekteyiz.Mesela; Yağmur damlalarının cama yapışması, denizden çıkan bir insanın vücudunun ıslak kalması, durgun bir su üzerinde hareket eden yaprağın suyu sürüklemesi ve benzeri durumlar adezyona örnektir. Yağmur damlalarının cama yapışması, Denizden çıkan bir insanın vücudunun ıslak kalması, Durgun bir su üzerinde hareket eden yaprağın suyu sürüklemesi Bir sıvının molekülleri ile içinde bulunduğu kabın yüzeyi arasındaki kuvvetler Tüm bilinen yapıştırıcı maddeler bu kuvvetlerin işleyişi prensibine dayanılarak üretilir. Kohezyon :Latince cohaerere bir arada bulunma anlamındadır. Molekül çekim kuvveti demektir. Aynı cins moleküllerin arasındaki çekim kuvvetine denir. Kohezyon sıvı ve katı (gazlarda ihmal edilebilecek kadar küçüktür) maddelerde görülür. Bu maddelerin moleküllerindeki pozitif ve negatif yükler arasında oluşur. Bağların ömrü saniyenin trilyonda biri kadardır; ancak komşu moleküller arasında sürekli yeni bağ kurulur ve bu da bileşiği bir arada tutar. Bu olgu sonucunda sıvılardaki yüzey gerilimi adı verilen olgu meydana gelir. Bitkilere Etkisi Hidrojen bağlarının sonucunda gerçekleşen kohezyon, bitkilerde suyun zıt yönde taşınmasını mümkün kılar. Su bitkilerdeki odun borularından yukarı çıkarılırken kohezyon ve adhezyon sonucu oluşan hidrojen bağları rol oynar. Yüzey gerilimi Suda yüzen bir kayık su üzerinde suyun kaldırma kuvveti tarafından dengelenir. Fakat su üzerinde yüzen bir yaprağın dengede kalması kaldırma kuvvetinden dolayı değildir. Suyun üzerine dikkatlice koyduğunuz bir toplu iğne de aynı şekilde su üzerinde yüzmesi kaldırma kuvvetinden değildir. Bunlar, yüzey gerilimi kuvvetinin bir sonucudur. Yüzey gerilimi, sıvıların yüzeyinin bir sıçrama brandası gibi davranmasını sağlayan bir özelliktir. Toplu iğne ağırlığından dolayı su yüzeyini şekildeki gibi gerer. Gerilen yüzeyin oluşturduğu kuvvetlerin düşey bileşenleri iğnenin ağrılığına eşit olduğundan iğne dengede kalır. Bu kuvvetin kaynağı temel olarak su moleküllerini bir arada tutan moleküller arası çekici kuvvetlerdir. Suyun içinde olan moleküller her yönden komşu moleküllerle kuşatıldıkları için, üzerlerine etkiyen toplam kuvvet sıfırdır. Buna karşın, yüzeydeki moleküllerin sadece bir tarafı diğer su molekülleriyle çevrili olduğu için, bunlar içeriye doğru net bir kuvvetle çekilirler. Bu durum yüzeyde bir gerilme oluşturup yüzeyin minimum olmasını sağlar. Hacimleri eşit birçok geometrik şekil içinde yüzey alanı en az olan küredir. Su damlalarının küresel bir şekil alması da yüzey geriliminin en az yüzey oluşturacak şekilde molekülleri hareket ettirmesidir. Suyun yüzey geriliminden yararlanarak su yüzeyinde hareket edebilen bir böcek Yüzey gerilimi, fizikokimyada bir sıvının yüzey katmanının esnek bir tabakaya benzer özellikler göstermesinden kaynaklanan etkiye verilen addır. Bu etki böceklerin su üzerinde yürümesine olanak verir. Bir gazla bir sıvının ya da birbirleriyle karışmayan iki sıvının temas yüzeyleri gerilmiş esnek bir zara benzer. Bu gerilim likidin serbest yüzüne ait ise buna yüzey gerilimi; iki sıvının sınır yüzeyine ait ise arayüzey gerilimi (yüzeylerarası gerilim) adını alır. Bu olay kinetik teori yardımıyla açıklanır. Sıvı içerisindeki bir molekül kendini çevreleyen öteki moleküllerin etkisine uğramış olduğundan simetri nedeniyle bu kuvvetlerin bileşkesi sıfırdır. Bunun sonucu olarak molekül hiçbir kuvvetin etkisinde değildir. Ama sıvının yüzündeki bir molekül ele alınırsa, buhar fazdaki birim hacme düşen molekül sayısı, sıvı fazdakinden çok daha az olduğundan sıvı yüzeyinde denkleşmemiş kuvvet alanları bulunur ve molekül sıvının içerisine doğru çekilir ve sıvının yüzü gergin bir zar biçimini alır. Yüzey geriliminin etkisi altındaki sıvı yüzeyi, sıvının öteki kısımlarından farklı özellikler taşır. Bilimsel tanımla; sıvı yüzeyinde birim uzunluğu gergin tutan kuvvete yüzey gerilimi denir. Birimi dyne/cm'dir. Dar tüplerde gözlenen sıvı yükselme ve alçalması olan kapilarite olayının nedeni de yüzey gerilimidir. Kılcallık Kılcallık ya da Kapiler Olay bir maddenin başka bir maddeyi kendine çekmesi olayıdır. Bir bitkinin iletim sisteminde veya pürüzlü kâğıtla kolayca gözlenebilir. Bir sıvı ile başka bir maddenin moleküler seviyedeki çekiminin, sıvının kendi molekülleri arasındaki çekim kuvvetinden daha kuvvetli olması sonucunda meydana gelir. Bu etki sıvının dik bir yüzeye dokunduğu kısımda sıvı yüzeyinin menisküs denilen içbükey bir hal almasına sebep olur. Aynı etki sünger gibi maddelerin suyu emmesinde de görülür. Kılcallığı gözlemlemek için en çok kullanılan deney düzeneği kılcal borulardır. Cam bir borunun, dikey vaziyette, su gibi bir sıvının içine batırılması sonucunda konkav bir menisküs oluşur. Yüzey gerilimi, sıvı kolununu, yer çekimi ile moleküller arası kuvvetler dengeye gelene kadar yukarı çeker. Sıvı kolonunun ağırlığı borunun yarıçapının karesiyle, sıvı ve boru arasındaki temas uzaklığı borunun yarıçapıyla orantılı olduğundan dar bir boru sıvıyı geniş bir borudan daha yukarı taşır. Örnek olarak, 0.5 mm yarıçaplı cam bir boru suyu ortalama 2.8 mm yüksekliğe ulaştırır. Bazı madde çiftlerinde, mesela cam ve cıva ikilisinde, atomlar arasındaki kuvvetler, sıvı ile katı arasındaki çekim kuvvetinden güçlüdür. Bu yüzden konveks bir menisküs oluşur ve kılcallık tersine işler

0 oy

önce düzenledi

Fizik ve kimya dünyasının temel taşlarından olan bu kavramlar, günlük hayatımızda farkında olmadan karşılaştığımız birçok olayın arkasındaki bilimsel gerçekleri açıklar. Gelin, bu ilgi çekici kuvvetleri ve etkilerini birlikte inceleyelim:

1. Adezyon (Yapışma):

  • Adezyon, farklı türdeki iki maddenin molekülleri arasında oluşan çekim kuvvetidir. Bu kuvvet sayesinde farklı maddeler birbirine yapışır.
  • Maddeler arasındaki bu çekim ne kadar güçlüyse, yapışma da o kadar güçlü olur.
  • Örnekler:
    • Yağmur damlalarının arabanın camına yapışıp kalması. Cam ve su molekülleri arasındaki çekim kuvveti, adezyondur.
    • Denizden veya havuzdan çıktığınızda vücudunuzun ıslak kalması. Su molekülleri ile cilt molekülleri birbirine adezyon kuvvetiyle tutunur.
    • Bantların yüzeylere yapışması veya boyanın duvara tutunması da adezyon sayesinde gerçekleşir.

2. Kohezyon (Tutunma):

  • Kohezyon, aynı türdeki maddenin molekülleri arasında oluşan çekim kuvvetidir. Bu kuvvet, bir maddenin kendi içinde bir arada durmasını sağlar.
  • Kohezyon kuvveti ne kadar güçlüyse, madde molekülleri birbirine o kadar sıkı tutunur.
  • Örnekler:
    • Bir su damlasının küresel bir şekil alması. Su molekülleri birbirini çekerek bir arada kalmaya çalışır.
    • Cıva damlalarının yüzeyde dağılmak yerine küçük, parlak kürecikler halinde durması. Cıvanın kohezyon kuvveti suya göre çok daha güçlüdür.
    • Bir bardaktaki suyun bir bütün olarak durması ve kolayca dağılmaması.

3. Yüzey Gerilimi:

  • Yüzey gerilimi, bir sıvının yüzeyinde oluşan ve sıvının en az yüzey alanına sahip olma eğilimini gösteren gerilme kuvvetidir. Bu gerilim, sıvının yüzeyini sanki ince, esnek bir zarla kaplanmış gibi davranmasına neden olur.
  • Yüzey geriliminin temel nedeni kohezyon kuvvetidir. Sıvının içindeki moleküller her yönden çekilirken, yüzeydeki moleküller sadece yanlardan ve aşağıdan çekilir. Bu dengesizlik, yüzeyde içeri doğru bir net çekim kuvveti oluşturur.
  • Örnekler:
    • Bazı böceklerin (su örümcekleri gibi) suyun üzerinde batmadan yürüyebilmesi. Suyun yüzeyindeki gerilim, böceğin ağırlığını taşıyabilir.
    • Bir ataşın veya küçük bir iğnenin dikkatlice suya bırakıldığında batmadan yüzeyde kalması.
    • Sabun köpüklerinin veya su damlalarının küresel bir şekil alması. Küre, belirli bir hacim için en küçük yüzey alanına sahip geometrik şekildir.

4. Kılcalılık (Kılcal Olay):

  • Kılcalılık, bir sıvının çok dar borular (kılcal borular) içinde, yer çekimine karşı koyarak yükselmesi veya alçalması olayıdır.
  • Bu olay, adezyon ve kohezyon kuvvetlerinin dengesiyle açıklanır.
    • Eğer sıvının borunun yüzeyine adezyonu, sıvının kendi içindeki kohezyonundan daha güçlüyse, sıvı boruda yükselir (örneğin su).
    • Eğer sıvının kohezyonu, borunun yüzeyine adezyonundan daha güçlüyse, sıvı boruda alçalır (örneğin cıva).
  • Örnekler:
    • Bir peçetenin veya süngerin suyu emmesi. Peçetenin lifleri arasındaki boşluklar kılcal boru görevi görür ve su adezyon sayesinde yükselir.
    • Bitkilerin suyu köklerinden alıp en yüksek yapraklarına kadar taşıması. Bitki gövdelerindeki iletim boruları kılcal etki gösterir.
    • Bir kandilin fitilinin yağı yukarı çekerek yanmayı sağlaması.

Bu dört kavram, doğadaki birçok olayı anlamamızı sağlayan temel prensiplerdir ve birbirleriyle yakın ilişki içindedirler. Umarız bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur!

0 oy
adezyon : yapışma  
 kohezyon : var olan iki maddedin birbirine yapışması
 kılcallık: bir maddedin başka maddeyi kendine çekmesi

İlgili sorular

2 cevap 54 gösterim
1 cevap 67 gösterim
13 Aralık 2012 misafir sordu
2 cevap 652 gösterim
3 Aralık 2012 misafir sordu
1 cevap 434 gösterim
1 cevap 60 gösterim
12 Şubat 2013 misafir sordu
...