140 gösterim

düzenledi

Bu soru genel kültür kapsamında değerlendirilmektedir.

3 Cevap

0 oy

önce düzenledi
 
En İyi Cevap

Dünya'da öykücülük geleneğinin hangi eserle başladığını kesin olarak tek bir esere bağlamak zordur; zira öykü anlatma geleneği, yazının icadından çok daha önce, sözlü kültürün bir parçası olarak insanlık tarihi kadar eskidir. Ancak yazılı edebiyat söz konusu olduğunda, "öykücülük geleneğinin" temelini atan ve günümüze ulaşan en eski yazılı anlatılardan bazıları bulunmaktadır.

Bu bağlamda, genellikle **Antik Mısır öyküleri**, yazılı öykücülüğün ve düzyazı (nesir) kurgunun bilinen en eski örnekleri arasında gösterilir. Özellikle:

  • **Gemi Kazazedesi'nin Öyküsü (The Story of the Shipwrecked Sailor):** Yaklaşık MÖ 2000 yıllarına tarihlenen bu eser, ıssız bir adada geçen bir denizcinin maceralarını anlatır. Tam bir olay örgüsü, karakter gelişimi ve fantastik unsurlar içerir. Modern anlamda "kısa öykü"ye oldukça yakın bir yapısı vardır.
  • **Sinuhe'nin Öyküsü (The Story of Sinuhe):** Yaklaşık MÖ 19. yüzyıla ait bu eser, Mısır'dan kaçan ve yabancı topraklarda maceralar yaşayan Sinuhe adlı bir memurun yaşamını anlatır. Psiko-sosyal derinliği, detaylı karakter betimlemeleri ve sürükleyici anlatımıyla dikkat çeker. Edebiyat eleştirmenleri tarafından "roman"ın ilk örneklerinden biri olarak da değerlendirilir.
  • **Westcar Papirüsü'ndeki Öyküler (Tales from the Westcar Papyrus):** MÖ 17. yüzyıla tarihlenen bu papirüs, sihirli olaylar ve mucizeler içeren, firavunların sarayında anlatılan birkaç kısa öyküyü barındırır.

Bu Antik Mısır öyküleri, kurgusal anlatımın, karakter yaratımının ve olay örgüsü kurmanın yazılı edebiyattaki ilk önemli adımları olarak kabul edilir. Onlar, modern öykücülüğün temelini oluşturan düzyazı anlatım geleneğinin başlangıcıdır.

Diğer yandan, bir destan olmasına rağmen öykücülük geleneği üzerindeki muazzam etkisi nedeniyle **Gılgamış Destanı** da (yaklaşık MÖ 2100-MÖ 600 yılları arasında farklı versiyonları oluşmuştur) anılmalıdır. İnsanlığın varoluşsal sorunlarını, dostluğu, ölümsüzlük arayışını işleyen bu Sümer ve Babil destanı, dünyanın en eski büyük edebiyat eseri ve epik öykücülüğün temel taşıdır. Ancak soru "öykücülük geleneği" derken daha çok kısa ve orta uzunluktaki kurgusal anlatıları kastediyorsa, Antik Mısır öyküleri daha doğrudan bir cevaptır.

Sonuç olarak, yazılı öykücülük geleneğinin başlangıcı olarak genellikle **Antik Mısır'a ait "Gemi Kazazedesi'nin Öyküsü" ve "Sinuhe'nin Öyküsü" gibi düzyazı anlatılar** kabul edilmektedir. Bu eserler, kurgusal anlatımın ilk parlak örnekleri olarak dünya edebiyatına ışık tutmuşlardır.

0 oy
süper soru cevap:D
0 oy
ya :D hadi ama

İlgili sorular

2 cevap 26 gösterim
5 Ocak 2013 misafir sordu
1 cevap 29 gösterim
20 Ekim 2012 misafir sordu
1 cevap 319 gösterim
4 Ekim 2012 misafir sordu
1 cevap 168 gösterim
27 Şubat 2012 misafir sordu
...