İngilizce çalışmak (hele onca dersten sonra) gerçekten zahmetli bir durum gibi gözükür gözümüze. Fakat çok zor değildir. Öncelikle; İngilizcenin mantığını iyi anlayabilmek için (olmazsa olmaz), Türkçe dilbilgisi konusunu iyice öğrenmek zorundayız. İsim, sıfat, fiil, edat, zarf, tümleç... gibi konuları, cümle yapısını iyi bilmiyorsanız, İngilizce öğrenmeniz ezber ötesine pek geçemeyecektir. Ezber de kısa zaman sonra unutulmaya mahkumdur her zaman.
İngilizce yapı itibari ile Türkçe'den çok daha kolay bir dildir. Hatta; Geniş Zaman ve Di-li geçmiş zamanı öğrendiğinizde, seviyenize göre bir çok kaynak okuyup - anlayabilirsiniz. Fonetik için de zaman buldukça İngilizce yayınlar dinleyebilirsiniz. Zaten zaman formüllerini öğrenmek işin en kolay kısmıdır. Hatta bir çoğunda formül temel olarak aynıdır (fiil ek alır yardımcı fiil değişir gibi,) geriye kelime bilgisi kalıyor. Bunu da kendinize değişik hobiler edinerek geliştirebilirsiniz.
İngilizce de "Konuşmak" ise en zorlanılacak kısım olacaktır. Kelimeler yazıldığı gibi okunmadığından bunları fonetik açıdan dinlemeniz şart oluyor. Ve etrafınızda pratik yapabilecek birini bulamazsanız, konuşma beceriniz biraz zaman alabilir.
Konuya biraz hobi olarak ele almak, çalışmayı zevkli hale getirecektir.