Satranç hakkında dinimizdeki ölçü, helâl ve haramlığı hususunda farklı görüşlerin mevcut olmasıdır. Konuyla ilgili İslam hukukçularının ve mezheplerin görüşleri ve şartları kaynaklarda şu şekilde yer almaktadır:
Satrancın Haram veya Mekruh Olduğunu Söyleyen Görüşler
Sahih hadis kitaplarında yer almasa da bazı rivayetlerde satranca cevaz verilmemektedir. Sahâbeden Hz. Ali satrancı hoş karşılamazken, İbn Ömer bunun diğer kumarlardan daha kötü olduğu görüşünü benimsemiştir. Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre haram kabul edilmektedir. Şâfiî ve Mâlikî mezheplerine göre ise haram olmayıp mekruhtur (İmam Nevevî'nin nakline göre tenzihen mekruh nev'indendir).
Satrancın Mubah Olduğunu Söyleyen Görüşler
Bazı âlimler ise birtakım şartlar dahilinde satranç oynamanın caiz olabileceğini düşünmektedir. Şâfiî ulemâsından İbni Hacer el-Mekkî, satrancın düşünce ve zihnî melekeye dayanması sebebiyle helâl denebileceğini ifade etmiştir. İmam Şâfiî ve İmam Ebû Yusuf’un belirttdiği şartlara uyularak ruhsat tarafının tercih edilmesi mümkündür.
Satrancın Mubah Olabilmesi İçin Gerekli Şartlar
- Satranç oynayanlar, oyuna dalmak suretiyle namazın gecikmesine meydan vermemelidir.
- Kumara yol açacak şekilde para ve benzeri bir menfaat karşılığında oynanmamalıdır. (Yarışmaya katılanların kaybettiklerinde herhangi bir para ödeme durumu yoksa kazanılan para ödülü caiz olur.)
- Oynayanlar, oyun esnasında dillerini kötü sözlerden yalan, gıybet ve küfürden sakındırmalıdır.
- Satranca alışan kimseler, ondan vaz geçemeyecek kadar müptelâ olmamalıdır.
Ölçüyü kaçırmamak, ibadetlere mâni olmamak ve günahlara vesile kılınmamak şartıyla satranç mubah görülmektedir.