79 gösterim
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde
düzenledi

3 Cevap

0 oy

Kabul edilen cevap

Atatürk, cesur, vizyonu geniş, ileri görüşlü, çok zeki, hitabet yeteneği gelişmiş ve kitleleri peşinden sürükleyebilen tam bir liderdi. O olmasaydı Milli Mücadele başarıya ulaşamazdı.

Vatan ve millet sevgisi, Atatürk'ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı. Vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahipti. Kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız millete vermiştir.

Atatürk'ün en büyük ideali, milletini tam bağımsız, çağdaş ve ileri uygarlıklar düzeyine ulaştırmaktı. Ayrıca tüm ulusların barış içinde yaşaması onun diğer amacıydı. Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir.

Gerçekçi bir insandı; olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söyler, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni yapardı. Yapacağı işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır ve amacına ulaşırdı. Hayalcilikten uzaktı.

Yaratıcı zihniyete sahipti. Olaylar karşısında yılmadan mücadele eder, sorunlara çözüm üretirdi. Türk milletinin tarihini iyi tanımış, milletinin en ümitsiz zamanlardan bile başarılı olabileceğini anlamıştı. Olayların akışına göre hareket etmek yerine, onları yönlendirirdi.

Bir işe karar verdiğinde şartların olgunlaşması için çalışırdı. Disipline çok önem verirdi. Israrla çalışır ve asla vazgeçmezdi.

İleri görüşlülüğü; Çanakkale Savaşı sırasında düşmanın nereden çıkacağını bilmesi, II. Dünya Savaşı'nın çıkacağını tarih vererek söylemesi, İtalya ve Almanya'daki yükselişin söneceğini ve Sovyet Rusya'nın II. Dünya Savaşı'ndan en karlı çıkan devlet olacağını öngörmesi ile açıktır.

Atatürk çok cepheliydi; hem iyi bir asker, hem devlet adamı, hem fikir ve aksiyon adamıydı. Bu nedenle Milli Mücadele'nin her döneminde başarıyla zorlukların üstesinden gelmiştir.

İyi bir yöneticiydi; kendisini sevdirerek ve inandırarak insanları etkilemiş, bir işi yaptırmak istediğinde önce çevresindekileri ikna etmiştir.

19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan sonra başlayan çalışmalarında rehberlik özelliklerini göstermiş, millete en doğru yolu göstermiştir.

Metodlu çalışırdı; yapılacak işlerin zamanını ve sırasını çok iyi bilirdi. Önce engelleri ortadan kaldırır, sonra hedefe ulaşmakta zorlanmazdı.


düzenledi
0 oy

Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele dönemi, tam bağımsızlık ve millî egemenlik ilkesine dair dile getirdiği sözler ve kararlar şunlardır:

  • Tam Bağımsızlık ve Millî Egemenlik (1923): Millî mücadelenin amacı tam istiklâli ve kayıtsız-şartsız egemenliği sağlamaktır. Türk milletinin haysiyetli ve şerefli yaşaması ancak tam bağımsızlıkla mümkündür.
  • Samsun'a Çıkış ve Millî Kuvvet (1919): 1919 yılı Mayıs ayında Samsun'a çıktığında elinde maddî hiçbir kuvvet yoktu; yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan yüksek ve manevi kuvvete güvenerek işe başladı. Anadolu'dan ayrılmayacağına ve milletle birlikte çalışacağına yemin etti.
  • Büyük Millet Meclisi'ndeki Kararlılık (1920): Birinci Büyük Millet Meclisi'nin gizli celsesinde, tek başına kalsa dahi son kurşununa kadar savaşacağını ve bu mücadeleyi terk etmeyeceğini and içerek beyan etti.
  • Yeni Türk Devleti Kurma Kararı (1927): Osmanlı Devleti'nin çöktüğü vaziyet karşısında tek kararın millî egemenliğe dayanan, kayıtsız ve şartsız müstakil yeni bir Türk Devleti tesis etmek olduğunu belirtti.

düzenledi
0 oy

Mustafa Kemal Atatürk'ün anılarına göre milli mücadelenin kazanılması, milletin bağımsızlık ve varoluş mücadelesi olarak görülmüştür. Atatürk, başka devletlerin hukukuna tecavüz edilmediğini, ancak hakkımızı, hayatımızı, memleketimizi ve namusumuzu müdafaa ettiğimizi vurgulamıştır. "Her milletin kendi mukadderatına kendisinin hâkim olması" hakkını kesinlikle savunmuştur.

Milli mücadele, milletin kendisi ve evlatları tarafından yapıldı; şahsi çıkar değil, milli ülkü ve millî izzet-ı nifas etken oldu. Atatürk, Anadolu'ya geçtiğinde maddi imkânlarının çok sınırlı olduğunu, ancak milletle beraber hareket ederek başarıya ulaştığını anlatmıştır. Türk milleti yüksek vatanseverlik ve şeref duygusuyla güçlüklerin üstesinden geldi.

Atatürk milli mücadeleyi "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" diyerek tanımlamış; vatanın her karış toprağının savunulacağını, küçük ya da büyük hiçbir birimin bulunduğu mevzide sonuna kadar direnmesi gerektiğini belirtmiştir.

Birinci İnönü Meydan Muharebesi'ni, milli mücadelenin dönüm noktası ve Türk milletinin yüksek manevi özelliklerinin göstergesi olarak değerlendirmiştir. Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zaferi'ni ise Türk tarihinin en büyük dönüm noktaları ve dünya tarihinde eşine az rastlanır zaferler olarak nitelendirmiştir.

Atatürk ayrıca, subayların ve askerlerin kahramanlıklarına büyük değer vermiş, Türk askerinin Anadolu muharebelerinin anlamını ve yeni ülküsünü tam kavrayarak savaştığını belirtmiştir. Bu kahramanlık ve fedakarlıklar sayesinde millet bağımsızlığını korumuş ve zaferlere ulaşmıştır.


düzenledi
...