Evet, her canlıyla iletişim kurulabilir; ancak bu iletişim her canlıda aynı biçimde olmaz. İletişim yalnızca konuşmak demek değildir.
İletişim yolları:
- Sözlü iletişim: konuşma ve yazı — yalnızca insanlarda görülür.
- Sözsüz iletişim: hareket, duruş, ses, koku, renk ve dokunma. Bu yol bütün canlılarda vardır.
Hayvanlarla iletişim: Hayvanlar duygularını ve isteklerini davranışlarıyla anlatır. Köpek kuyruğunu sallayarak sevincini, kedi tüylerini kabartarak korkusunu belli eder. İnsan da sesiyle, dokunuşuyla ve hareketleriyle onlara karşılık verir. Hayvanların kendi aralarında da gelişmiş iletişim biçimleri vardır:
- Bal arıları yiyeceğin yerini, kovanda yaptıkları özel bir dansla arkadaşlarına bildirir.
- Karıncalar birbirlerine yol göstermek için koku izi bırakır.
- Kuşlar ötüşleriyle eş çağırır ya da tehlike bildirir.
- Yunuslar ıslık benzeri seslerle birbirlerini tanır.
Bitkilerle iletişim: Bitkiler konuşmaz, ancak tepki verir. Küstüm otu dokununca yapraklarını kapatır, ayçiçeği güneşe döner, susuz kalan bitki solar. Bilim insanları bazı bitkilerin zarar gördüğünde havaya kimyasal madde salarak çevredeki bitkileri uyardığını göstermiştir. Bir bitkiye su vermek, ışık almasını sağlamak da bir tür karşılık vermektir.
Sonuç: İletişim için ortak bir dil şart değildir; karşı tarafın verdiği işareti anlamak ve ona uygun karşılık vermek yeterlidir. Konuşamayan bir canlıyla iletişim kuramayacağımızı sanmak, iletişimi yalnızca konuşmadan ibaret saymaktan kaynaklanır.