Atatürk'ün dünya barışına verdiği önem ile ilgili yazılar ve sözleri şunlardır:
Atatürk, çağdaş uygarlığa ulaşmanın yolunun tüm dünya devletleri ile iyi geçinmekten geçtiğini dile getirmiş ve Kurtuluş Savaşı'nın başından itibaren dünya barışının oluşumuna katkı sağlayacak bir politika anlayışıyla mücadelesini sürdürmüştür. Bütün insanların ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan yüksek bir seviyeye gelebilmesinin mutlaka barış içerisinde yaşayabilmesi halinde mümkün olabileceğini savunmuştur.
Atatürk'ün dünya barışı ile ilgili sözlerinden bazıları şunlardır:
- “Karşılıklı güven ve esenlik, bütün dünya uluslarının üzerinde titremesi gereken bir mutluluk ilkesidir...” (TBMM-1 Kasım 1925)
- “Barış ulusları refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur...”
- “Behemehal şu veya bu sebeple milleti harbe sürüklemek taraftarı değilim, Harp zarurî ve hayatî olmalıdır.”
- “Esaslı ıslahat ve gelişme içinde bulunan bir memleketin, hem kendisine hem çevresine barış ve huzuru cidden arzu etmesinden daha kolay izah olunabilecek bir keyfiyet olmaz...” (1928)
- “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”
- “Uluslararası herhangi bir problemimizi barış vasıtaları ile halletmeyi aramak bizim menfaat ve düşüncemize uyan bir yoldur...”
- “Türkiye’nin güvenliğini amaç tutan, hiç bir ulusun aleyhine olmayan bir barış istikameti bizim düsturumuz olacaktır”
- “Ben gerçek biçimde barış isterim. Son taarruzu yapmağa isteğim yoktu. Fakat Yunanlıları Anadolu’dan kovmak için başka çıkar yol bulamadım...” (26 Eylül 1922’de Daily Mail gazetesinin İzmir’deki muhabirine verdiği demeç)
- “Dünyada milletler bir apartmanın sakinleri gibi kabul edilir. Eğer bir apartman, sakinlerinden bazıları tarafından ateşe verilirse, diğerlerinin yangının etkisinden kurtulmasına imkân yoktur” (1935)
- “En uzakta sandığımız bir olayın bize bir gün dokunmayacağını bilemeyiz... Dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık varsa, bana ne dememeliyiz.” (1937)
- “Dış politikamızda barış ve iyi ilişkiler amacı içtenlikle izlenmektedir...” (1930-TBMM açılışında)