Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nda öncelikle iç ayaklanmaların bastırılması ve iç güvenliğin sağlanmasına önem vermiştir.
Ülke genelinde çıkan çeşitli isyan hareketlerini boğmak için vatana ihanet yasaları çıkarılmış ve Seyyar Jandarma Müfrezeleri kurulmuştur.
Savaş; Güney Cephesi (Türk-Fransız Cephesi), Doğu Cephesi (Türk-Gürcü ve Türk-Ermeni Cepheleri) ve Batı Cephesi olarak organize edilmiştir.
Doğu Cephesi'nde Ermenilerle Gümrü Antlaşması imzalanmıştır.
Batı Cephesi'nde, Kuvayı Milliye hareketiyle başlayan direniş, düzenli ordunun kurulmasıyla büyük bir savaşa dönüşmüş, Ayvacık ve Ezine gibi yerlerin işgalden kurtarılmasıyla önemli zaferler kazanılmıştır.
Bu zaferler, milletin kendine güvenini artırmış, Misak-ı Milli'nin gerçekleştirilmesini sağlamış ve Türkiye'nin bağımsızlığını dünyaya kabul ettirmiştir.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Anadolu'nun sonsuza dek Türk yurdu olarak kalacağını kanıtlamıştır.
Barış sağlama çalışmalarında ise, 3 Ekim'de Mudanya Ateşkes Görüşmeleri başlamış, İsmet Paşa Türk temsilcisi olarak bulunmuş, Yunanistan sonradan ateşkesi imzalamıştır.
Sonrasında Lozan Konferansı'nda Misak-ı Milli sınırları büyük ölçüde geri alınmış ve uluslararası güvence altına alınmıştır.