Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek Örnek: Ağzın kulaklarına vardı, işi âdeta benimsedin.
Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak Örnek: Karım içinde büyüdüğü bu evi bütün psikolojik derinliğiyle benimsemişti.