İzmir'in işgali, I. Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla, 15 Mayıs 1919'da Yunanistan Krallığı tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu işgal, 9 Eylül 1922'de Türk Ordusunun kente girmesiyle sona ermiştir.
İşgalin Kararı ve Gerekçeleri
İşgal düşüncesi, 1919'un Şubat ortalarında Yunanistan Başbakanı Venizelos'un önerisiyle İngiltere Başbakanı Lloyd George tarafından ortaya atılmıştır. 7 Mayıs'ta İngiltere, ABD ve Fransa, Yunan donanmasının İzmir'e gönderilmesinde hemfikir olmuşlardır. İşgalin temel gerekçeleri arasında şunlar yer alır:
- İtilaf Devletleri'nin ana amacının, İtalyanların Anadolu'daki toprak kazançlarını dengelemek istemesi,
- Hazırlanan sahte raporlarla bölgedeki Rum sayısının Türk sayısından fazla olduğunun öne sürülmesi,
- ABD Başkanı Wilson'ın, İtalyanların Akdeniz Bölgesi'ne izinsiz asker çıkardığı haberini alması ve İtalyanları cezalandırmak için Yunan hak iddialarına sıcak bakmaya başlaması.
İşgalin Günü ve Gelişmeler
15 Mayıs 1919 sabahı İtilaf Devletleri donanmasının koruması altında Yunan askerleri İzmir rıhtımına çıkmıştır. İzmir'de karşı koyabilecek sadece 200 kişilik bir askeri birlik bulunmaktaydı ve birliklerin başında bulunan Ali Nadir Paşa, silahların teslim edilmesi emrini vermiştir.
Geçit töreni yapan Yunan askerlerine karşı Hasan Tahsin ateş açarak bir Yunan askerini öldürmüş, akabinde diğer Yunan askerlerinin ateşiyle hayatını kaybetmiştir. Hasan Tahsin'in sıktığı bu kurşun, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan ilk kurşun olarak bilinmektedir. Olayın ardından Yunan askerleri yaylım ateşi başlatmış, işgalin ilk günü İzmir'de 400 Türk öldürülmüştür. 15-16 Mayıs arası çevredeki köylerde ve kazalarda yaşanan olaylarla birlikte yaklaşık 5.000 Türk yaşamını yitirmiştir.
İlk Kuva-yi Milliye Hareketi
16 Mayıs sabahı işgali duyan yerli Rumların Türk köylerine saldırması ve Urla'daki Türk mahallelerini kuşatması üzerine, 56. Tümene bağlı 173. Alay Komutanı Yarbay Kâzım Bey kasabayı savunmaya başlamıştır. Urla'daki askeri silah deposundan alınan silahlarla 120 kişilik bir milis kuvveti oluşturulmuş ve böylece Batı Anadolu’da ilk Kuva-yi Milliye birliği doğmuştur.