Ülkemize ait efsanelerden biri Anamas Dağı efsanesidir. Anamas Dağı, Beyşehir Gölü ve Şarkikaraağaç arasında bulunan geniş yaylanın adıdır. Anamas adının nereden geldiğine dair iki söylence yer almaktadır:
Birinci Anlatım: Vaktiyle bölgede yaşayan fakir bir ailenin oğlu, anasının yanlış telkinleriyle hırsızlığa başlamış, zamanla eşkıya olmuştur. Yakalanıp darağacına getirildiğinde son isteği olarak abdest alıp namaz kılmıs ve "Yarabbi, bu işlerde benim günahım yok. Beni bu kötü yollara anam öğütledi. Beni asma Anamı-as..." diye yalvarmıştır. Hükümet adamları delikanlıyı asmaktan vazgeçmiştir.
İkinci Anlatım: Dağda yaşayan zengin bir ağanın çobanı, ağanın kızıyla birbirini sevmektedir. Anası kızı istemiş, ağa kızını vermeyi kabul ederek çobandan koyunlarını bir gün susuz bırakıp ertesi gün göl kıyısına götürmesini istemiştir. Çoban sürüyü göle götürüp kaval çalmış, sihirli sesle koyunlar suyu görmez olmuştur. Ancak inatçı bir koyun yüzünden ağa şartı kabul etmemiştir. Denemeler tekrarlanıp sonuncusunda da benzer durum yaşanınca çoban kızmış ve "Anamı assalar bu kızı almam" diyerek kendini dağa vermiştir.
Her iki hikâyede de "Anamı assalar" veya "Anamı-as" sözünün zaman içinde değişerek Anamas adını aldığı anlatılmaktadır.