Kelimeler deftere dökülürken
hepsi kendi içerisinde yolculuğa çıkar,
önce yalnızlar terminaline uğrar
sonra ayrı kalplere doğru uzaklaşırlar
Kıtalar arasında mola verirler
uyku mahmurluğuyla hoş sohbet ederler
kalemin ucuna vardıklarında,
artık şaire ait değillerdir.
"Keşke pencerenizi tıklatıp, kapılarınızı çalsaydım... Merhabalarınızdan, gülüşlerinizden nasibimi alsaydım. Yüzünüz ne de güzeldir, oradan buradan konuşsaydık keşke, anardık eski günleri, babalarımız ve bayram sabahları lezzet dolu sohbetlerimiz aklımıza gelirdi, ne olacak memleketin ve Beşiktaş'ın hali diyerek geçiverirdi zaman ve ne güzel olurdu keşkesiz hayatlar."