"Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?" sözü, bilgi edinmenin farklı yollarını karşılaştırır. Bu sözle iki farklı öğrenme şeklinin önemi vurgulanır: kitaplardan öğrenmek (çok okumak) ve yaşam deneyimiyle öğrenmek (çok gezmek).
Çok okuyan kişi, kitaplar ve yazılı kaynaklar aracılığıyla geniş bir bilgi birikimine sahip olur. Teorik ve genel bilgiler edinir, bilimsel ve kültürel açıdan donanımlı olur.
Çok gezen kişi ise, farklı yerler görerek, farklı insanlarla tanışarak, hayatın çeşitli yönlerini deneyimleyerek pratik ve gerçek hayata dayalı bilgi kazanır. Deneyim yoluyla bilgisi artar.
Sözün sonunda dile getirilen "çok gezen çünkü o görüp biliyordur" ifadesi, gezmenin sağladığı doğrudan deneyim ve gözlemin, öğrenmeyi somutlaştırdığı ve bilgiyi pekiştirdiği görüşünü temsil eder. Ancak bilgi edinme yollarının her ikisinin de önemli olduğu unutulmamalıdır.