Türkiye'deki toprak tipleri:
- Yerli Topraklar: İklimin etkisi ile oluşan ve zonal (klimatik) topraklar olarak da adlandırılır. İç Anadolu, Güneydoğu ve Doğu Anadolu ovaları ile Karadeniz ve Akdeniz'in gür ormanlı bölgelerinde bulunur.
- Kırmızı Topraklar (Terra Rossalar): Akdeniz iklimi bölgelerinde, genellikle kireçtaşı üzerine oluşur ve Toroslar karstik ovalarında yaygındır. Güneydoğu Anadolu'da da görülür. Her türlü tarım ürününün yetişmesine uygundur ve gübreleme ile verimi artırılabilir.
- Orman Toprakları: Karadeniz, İç Anadolu'nun yüksek kesimleri, Yıldız Dağları, İç Batı Ege ve Güneydoğu Toroslar'da bulunur. Organik madde yönünden zengindir ve koyudur. Kireçsiz ve kireçli orman toprakları olarak ikiye ayrılır. Tarıma genellikle uygun değillerdir; ormanlık alanların devamı için elverişlidirler.
- Taşınmış Topraklar: Akarsu, rüzgar ve buzullarla taşınmış materyallerin birikimi ile oluşur.
- Alüvyal Topraklar: Delta ovaları ve akarsu çöküntü ovalarında yaygındır. Kumlu, killi ve karışık katmanlardan oluşur. Kolay işlenir ve verimlidir. Karadeniz delta ovalarında sebze, meyve; Ege ve Akdeniz deltalarında sebzecilik, meyvecilik ve seracılık yapılır.
- Yamaç Toprakları: Dağ yamaçlarından taşınan malzemelerin eteklerde birikmesiyle oluşur. Fiziksel ve kimyasal özellikleri taşındıkları malzemeye bağlıdır. Toros, Akdeniz, Ege bölgesi yamaçlarında görülür. Zeytin, incir, tütün ve turunçgillerin bir kısmı bu topraklarda yetişir.
Toprak Kirliliği ve İnsan Hayatına Etkileri:
Toprağın doğal yapısına zararlı maddelerin (zehirli artıklar, çöpler, küller, aşırı gübreleme) karışması toprak kirlenmesine yol açar. Kirli sularla sulama, rastgele gübreleme ve büyük şehirlerin evsel atıkları toprağın doğal yapısını bozar. Plastik poşetler doğada uzun süre parçalanmaz ve toprağın havalanmasını engeller.
Fabrika atıkları, kanalizasyon suları ve kimyasal maddeler toprak kirlenmesine, dolayısıyla bitki ve hayvan yaşamının zarar görmesine neden olur. Egzoz ve baca gazlarındaki karbon dioksit, azot dioksit ve kükürt dioksit gibi gazlar, su buharıyla birleşerek asit yağmurlarını oluşturur. Asit yağmurları toprağa zarar verir, bitki ve hayvan sağlığını olumsuz etkiler.
Tarıma elverişli toprakların kalınlığı zamanla azalır; bu durumun başlıca nedeni erozyondur. Erozyon özellikle eğimli arazilerde toprağın üst tabakasının su ve rüzgarla taşınmasıdır. Erozyonun önlenmesi için:
- Eğimli tarlalarda, su akışına dik sürüm yapılmalıdır.
- Dik tepe ve yamaçlarda teraslama yapılmalı, gerekirse duvarlarla desteklenmelidir.
- Toprak çıplak bırakılmamalı, bitki örtüsü ile kaplanmalıdır.