237 gösterim

düzenledi

Peygamberimiz, varlık yönüyle herkes gibi bir insandı. Normal bir şekilde anne babadan dünyaya gelmiş, normal bir insan olarak büyümüş, gelişmiş, evlenmiş, çocukları olmuş ve eceli geldiğinde bu dünyadan göçmüştür.

1 cevap

0 oy

seçti
 
En İyi Cevap

Peygamberimiz, varlık yönüyle herkes gibi bir insandı. Normal bir şekilde anne babadan dünyaya gelmiş, normal bir insan olarak büyümüş, gelişmiş, evlenmiş, çocukları olmuş ve eceli geldiğinde bu dünyadan göçmüştür. Peygamberimizin bu yönüne onun ‘insani yönü’ denir. Peygamberimiz canlı bir varlık olarak insan olmasının yanında, aynı zamanda bir peygamberdi. Yani Allah’ın insanlara öncü olarak seçtiği bir insandı. Peygamberimizin bu yönüne de onun ‘peygamberlik yönü’ denir. Bu konuda Peygamberimizin insani yönünü inceleyeceğiz. Peygamberimiz, bir melek veya manevi varlıklardan biri değildi. O bir insandı. Herkes gibi yorulduğunda dinlenir, uyur, acıktığında yemek yer, bazen neşeli bazen üzüntülü olurdu. Peygamberimiz, onu insanüstü bir varlık olarak yüceltme tehlikesine karşı, sıkça uyarılarda bulunmuş, “geçmişte insanların kendi peygamberlerine yaptığı gibi siz de beni tanrılaştırmayın” şeklinde uyarılarda bulunmuştur. Bu nedenle resmini yapılmasını yasaklamıştır. Peygamberimizin en büyük endişelerinden birisi, Hıristiyanların Hz. İsa’yı tanrılaştırmaları gibi Müslümanların da kendisini olağanüstü bir varlık haline getirip tanrılaştırmaları tehlikesiydi. Kur’anıkerim de bu konuda uyarılarda bulunmuştur: Örneğin: “De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Farklılık yalnızca, ‘ilahınız tek bir ilahtır’ şeklinde bana vahiy gelmesidir.” (Kehf Suresi 110. ayet)

...