Nemrut, tarihlerin şahit olduğu en cebbar ve en zâlim hükümdarlardan biridir. Zenginliği, mülkü ve serveti nedeniyle şımarmış, sonsuz bir gurura kapılarak ilâhlık davası gütmüştür.
Halkı hakimiyeti altına alan ve kuraklık zamanında kendisinden zahire isteyenlere "Rabbiniz kimdir?" diye sorarak kendine "sensin" dedirten Nemrut; Hz. İbrahim'in insanları Allah'a iman etmeye davet etmesine müthiş öfkelenmiştir. Hz. İbrahim'le sözle ve mantıkla başa çıkamayacağını anlayınca onu ateşe attırmış, ancak ateş Allah'ın izniyle Hz. İbrahim'i yakmamıştır.
Ulûhiyet dava ederek azgınlaşan Nemrut'un hayatı, ufacık bir sivrisinek yüzünden son bulmuştur. Sarayında huzuru kaçan, odadan odaya kaçan ve hiç kimsenin tutamadığı sivrisinek, Nemrut'un burnundan içeri girerek beynine kadar gitmiş ve orada dönmeye başlamıştır. Bu durum müthiş bir baş ağrısı ve ızdırap vermiştir. Son çare olarak başına tokmaklattıran ve başını duvarlara vuran Nemrut, başına yediği tokmaklarla kendinden geçmiş ve çırpına çırpına can vermiştir.