Fil Suresi'nden çıkarılabilecek sonuçlar ve surenin hatırlattıkları şunlardır:
- Ebrehe'nin Kâbe'ye saldırması ve Allah'ın ona verdiği büyük ceza anlatılır.
- Saldırganların yok edilişi sıradan ve tesadüfen meydana gelmiş bir hadise değil, bir “mucize olay”dır.
- Yüce Allah, “beyti/evim” dediği Kâbe'nin himayesini müşriklere bırakmamış, evini savunmak için olaya el koymuştur.
- Allah, sonsuz güç ve kudretiyle hem Kâbe'yi hem de kısa bir süre sonra içinde âlemlere rahmet olarak göndereceği ahir zaman peygamberinin doğacağı şehri düşman taarruzundan korumuştur.
- Yüce Allah, Ebrehe ve ordusu için kutsal evi yıkma ve kutsal yurda hâkim olmayı takdir etmemiştir.
- Geçmişte mümin insanların tuzakları bozmakta âciz kalması hâlinde zalimleri kendi tuzakları içinde bozguna uğrattığı gibi, her zaman uğratabileceği unutulmamalıdır.
- İslâm'ın ve mücahitlerinin karşısındaki güçler hangi seviyede olursa olsunlar kesinlikle İslâm'a zarar veremezler, perişan olur giderler.
- Müminler, Allah'ın ayetlerinin (Kur'an), Kâbe gibi korunacağından emin olmalı ve sadece kendilerini kurtarmayı düşünmelidirler.
- Kâfirler, “ashab-ı fil”in başına gelen felâketin veya benzerlerinin kendi başlarına gelmesinin hiç de uzak bir ihtimal olmadığını akıllarından çıkarmamalıdırлар.
- Savaş stratejisi açısından hava gücünün, en üstün kara gücünden daha etkin olduğunu bildiren bu sure, Müslümanlara bu anlayışla savunma gücü hazırlamaları konusunda örnek olmalıdır.