32 gösterim

düzenledi

Bu soru sosyal bilgiler dersi kapsamındadır.

2 Cevap

0 oy

önce düzenledi
 
En İyi Cevap

Medeni Kanun, bir ülkedeki kişilerin birbirleriyle olan özel hukuk ilişkilerini düzenleyen temel kanunlardan biridir. Türkiye'de 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu, toplumsal yaşamın birçok alanında köklü değişiklikler ve modernleşme sağlamıştır. Bu kanun, bireylerin haklarını ve sorumluluklarını belirleyerek, toplumda düzen ve adaletin sağlanmasında merkezi bir rol oynamıştır.

Medeni Kanun'un topluma kazandırdığı en önemli değerlerden bazıları şunlardır:

  • Eşitlik İlkesinin Sağlanması: En büyük kazanımlarından biri, hukuk önünde bireyler arasındaki eşitliği pekiştirmesidir. Özellikle kadın ve erkek arasındaki eşitliği sağlamıştır. Eski dönemlerde kadınların miras, evlilik ve boşanma gibi konularda erkeklere göre dezavantajlı olduğu durumları ortadan kaldırarak, kadınlara erkeklerle aynı hakları tanımıştır. Örneğin, miras paylaşımında kadın ve erkek arasında bir ayrım yapılmaksızın eşit pay hakkı getirilmiştir. Bu, toplumsal yapıda büyük bir devrim niteliğindedir.
  • Hukuki Güvenlik ve Belirlilik: Bireylerin haklarını ve yükümlülüklerini açıkça tanımlayarak, belirsizlikleri ortadan kaldırmış ve hukuki güvenliği artırmıştır. Evlilik, boşanma, miras gibi konularda uyulması gereken kuralları net bir şekilde belirlemesi, anlaşmazlıkların çözümünü kolaylaştırmış ve keyfi uygulamaların önüne geçmiştir. Artık kişiler, hukuki işlemlerinin sonuçlarını öngörebilmektedir.
  • Toplumsal Düzen ve Barış: Aile, miras, mülkiyet gibi temel toplumsal ilişkileri düzenleyerek, toplum içinde düzenin ve barışın korunmasına katkıda bulunmuştur. Kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerinde hangi kurallara uyacaklarını bilmeleri, olası çatışmaları önlemiş ve toplumsal uyumu güçlendirmiştir.
  • Aile Kurumunun Modernleşmesi: Medeni Kanun, aile kurumunun çağdaş temeller üzerine inşa edilmesini sağlamıştır. Tek eşliliği getirmiş ve resmi nikahı zorunlu kılmıştır. Bu sayede kadınların ve çocukların hakları daha güvence altına alınmıştır. Kadınlara boşanma hakkını tanımış ve boşanma süreçlerini hukuki bir çerçeveye oturtmuştur. Ayrıca, çocukların velayeti, bakımı ve mirastaki payları gibi konularda haklarını güvence altına almıştır.
  • Bireysel Hakların Korunması: Her bireyin doğumuyla başlayan hak ehliyetini (haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneği) ve belirli bir yaşa ve akıl sağlığına sahip olanların fiil ehliyetini (kendi adına işlem yapabilme yeteneği) tanımlamıştır. Bu, bireylerin hukuki hayatta aktif rol alabilmelerinin temelini oluşturmuştur. Kişilik hakları, özel yaşamın gizliliği gibi kavramlar da bu kanunla güvence altına alınmıştır.
  • Mülkiyet Haklarının Güvence Altına Alınması: Bireylerin malları üzerindeki haklarını (mülkiyet, zilyetlik vb.) net bir şekilde tanımlayıp güvence altına alarak, ekonomik yaşamın sağlıklı bir şekilde işlemesine zemin hazırlamıştır. Tapu sicili gibi düzenlemelerle mülkiyetin güvenliğini artırmıştır.

Özetle, Medeni Kanun, Türkiye Cumhuriyeti'nin modernleşme ve çağdaşlaşma sürecinin en önemli adımlarından biri olmuştur. Eşitlik, hukuki güvenlik, bireysel hakların korunması ve toplumsal düzenin sağlanması gibi temel değerleri topluma kazandırarak, hem bireylerin yaşam kalitesini artırmış hem de devletin laik ve demokratik yapısının güçlenmesine büyük katkı sağlamıştır. Bu kanun sayesinde, toplumsal ilişkiler daha adil, düzenli ve şeffaf bir zemine oturmuştur.

0 oy

Medeni Kanunun Getirdiği Yenilikler Her şeyden önce medeni hukuk alanını laikleştirmiş, yani din temellerinden çıkartıp, akli temeller üzerine oturtmuştur. Din ayrımı gözetilmeksizin bütün vatandaşlara uygulanmayı getirmiştir. Bunlardan başka medeni kanun daha çok kadınlarla ilgili getirdiği hükümlerle dikkat çekmektedir.

Gerçekten eski hukuka göre, kız ve erkek kardeşler birlikte mirasçı oldukları zaman ikili birli paylaşıyorlardı. Medeni kanun bu durumu kaldırarak kız-erkek eşit miras hakkı getirmiştir. Mahkemelerde ceza hukuku ile ilgili hususlarda iki kadının şahitliği bir erkeğe denk kabul ediliyordu.

Medeni kanun bu hususta da kadın ile erkeği aynı duruma getirmiştir. Evlenme ve boşanmada belirli şartlar getirmiş, özellikle erkeğin tek taraflı boşamasını kaldırarak boşanmayı hakimin takdirine bırakmıştır. Eski hukukun erkeğe tanıdığı dörde kadar evlenme hakkını ortadan kaldırarak sadece bir kadınla evlenmeye izin vermiştir.

İmam nikahı olarak bilinen dini nikahı kabul etmemiş, nikah akti yapma yetkisini belediyelere vermiştir. Cumhuriyetin ilanında sonra kadınlar medeni kanun ile bu hakları, yönetim alanında da 1930 yılında belediye seçimlerine katılma, 1934 yılında da milletvekili seçilebilme haklarını elde etmişlerdir.

Mecellenin Kaldırılması Mecelle, dinin eksikliğinden değil, zorlayan iktisadi ve sosyal koşullar sonunda o çağdaki şeriat hukukunun eskimişliğine bir çare idi. Çünkü hukuk sistemleri devamlı değişiyordu, Batılılaşma reformlarına mecbur kalan imparatorluk bir yandan Batı'dan iktibaslar yapıyor, bir yandan şeriatta düzenlemeler yapıyordu.

Bu durum cumhuriyete kadar iki başlı toplum yapısına yol açmıştır. Mecelle Cemiyeti'nin başında Ahmet Cevdet Paşa vardı. 1869'da kuruldu, 1870'de ilk kitabını çıkardı,padişah bunu onayladı, yürürlüğe girdi. Fakat skolastik medreseyi karşısında buldu.

İmam Züfer'in ictihadı bahane edilerek Cevdet Paşa azlettirildi. Mecelle fetva kapısına nakledildi. Cemiyet 1888'de lağvedildi. Bu cemiyetin kitapları, 1926'ya kadar yürürlükteydi. 1926'da İsviçre medeni kanunu alınarak mesele kökten halledildi.

Hakkında Medeni hukuk, şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen, şahısların doğumdan (tüzel kişilerde kuruluşundan) ölümüne (tüzel kişilerde sona ermesine) ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, Aile Hukuku, eşya hukuku, miras hukuku medeni hukuk kapsamında yer alırlar ve medeni kanunla düzenlenirler.

Borçlar hukuku ve ticaret hukuku da aslında medeni hukukun uzantısıdır. Medeni hukuk salt bir hukuk dalı olmaktan öte hukukun özüdür. Türkiye'de Medeni Kanun, İsviçre Medeni Kanunundan iktibas edilmiştir. Kazuistik metoda sahip Prusya Kanunu ile devrimci bir felsefeye sahip katı Fransız Kanunu arasında kalarak ortalama bir yol izlemiştir.

Kanuna öncelik tanımakla birlikte hakime takdir hakkı da tanımaktadır. 1 Ocak 2002 tarihinde tümüyle gözden geçirilerek yenilenmiş ve Yeni Medeni Kanun yürürlüğe girmiştir. Türk Medeni Kanununun Türkiye'nin modernleşmesinde benzersiz katkısı bulunmaktadır.

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Kemal Oğuzman, Jale Akipek'in de aralarında bulunduğu hukukçular bu hukuk dalına büyük katkılar yapmışlar, ülkemizde medeni hukuk doktrininin oluşmasında büyük rol oynamışlardır

İlgili sorular

1 cevap 390 gösterim
1 cevap 255 gösterim
12 Şubat 2014 misafir sordu
1 cevap 488 gösterim
1 cevap 874 gösterim
2 cevap 119 gösterim
...