Bor madeni, ilk bakışta beyaz bir kayayı andıran, çok sert ve ısıya dayanıklı bir elementtir. Doğada serbest bir element olarak bulunmaz, tuz şeklinde ve diğer elementlere yüksek kimyasal ilgisi nedeniyle mineraller halinde bulunur. Periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer alır ve ametal sayılmaktadır.
Özellikleri ve Bulunduğu Yerler
Toprağın altında (açık işletmelerde) çıkarılması, diğer elementlerle az karıştığı için kolaydır ve elde etme maliyeti düşüktür. Ülkemiz, bor rezervleriyle dünyanın en zengin ülkesidir. Başlıca bor yatakları Kütahya, Eskişehir ve Balıkesir'dedir. Bor minerallerini işletmek için Bandırma, Kırka, Bigadiç, Emet ve Kestel tesisleri bulunmaktadır.
Tarihçesi
Bor minerallerinin meydana getirdiği minerallerin çok eski tarihlerden beri tanındığı ve kullanıldığı bilinmektedir:
- 4000 yıl önce Uzak Doğu'da Tibet'te biliniyordu.
- Sümerler ve Etiler tarafından altın ve gümüş işçiliğinde kullanılmıştır.
- Babiller tarafından altın işlemede kullanılmıştır.
- Mısırlılar tarafından mumyalama işlemlerinde kullanılmıştır.
- Romalılar tarafından cam yapımında kullanılmıştır.
- Eski Yunanlılar tarafından temizlikte kullanılmıştır.
- 9. yüzyılda Arap doktorlar tarafından ilaç yapımında kullanılmıştır.
- Çinliler tarafından seramik ve cam üretiminde kullanılmıştır.
- Avrupa’ya Marco Polo tarafından Tibet’ten getirilmiştir.
- Amerika’da ilk kez 18. yüzyılda And Dağları'nda bulunmuştur.
Kullanım Alanları
Bor mineralleri sanayide çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. En yaygın bor bileşikleri borik asit ve borun sodyum, kalsiyum ve magnezyum ile meydana getirdiği bileşiklerdir. Kullanım alanlarından bazıları şunlardır:
- Nükleer alanda
- Jet ve roket yakıtlarında
- Sabun ve deterjan üretiminde
- Lehim ve fotoğrafçılıkta
- Tekstil boyalarında
- Cam elyafı ve kağıt sanayinde
- Enerji depolamada ve su arıtma işlerinde
- Otomobillerde hava yastığı ve hidrolik fren imalinde
- Bilgisayar teknolojisinde
- Hafif ve kurşun geçirmez zırh malzemesi üretiminde