1.2k gösterim
lütfen fazla uzun olmasın
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde
düzenledi

1 cevap

+1 oy

Kabul edilen cevap

Kurtuluş Savaşı ile ilgili kısa bir tiyatro yazısı örneği aşağıdaki gibidir:

(Bir sınıf, öğrenciler kendi aralarında konuşmakta)

Kapı açılır, öğretmen üzgün bir şekilde içeri girer. Hüzünlü bakışlarla bütün sınıfı süzer ve alçak bir sesle:

- Günaydın çocuklar

Sınıf öğretmenin üzüntüsünden etkilenmiştir. Ona uyar gibi alçak sesle:

- Sağol

Öğretmen sessizce gidip masaya oturur, başını ellerinin arasına alarak düşünmeye başlar. Bu arada Ali daha fazla dayanamaz, ayağa kalkarak:

- Öğretmenim

Öğretmen başını masadan kaldırır; hiç sesini çıkarmadan Ali'ye bakar. Öğretmenin konuşmadığını gören Ali hüzünlü bir sesle devam eder:

- Öğretmenim bugün ne oldu size, çok üzgünsünüz. Allah vermesin kötü bir şey mi oldu? Bizim yapacağımız bir şey varsa söyleyin.

Öğretmen Ali'nin saçlarını okşar, sonra sınıfa dönerek:

- Bakın çocuklar, bugün hüzünle mutluluğu bir arada yaşıyorum.

Ayşe ayağa kalkar:

- O ne demek öğretmenim? Hiçbir şey anlamadım, bilmece gibi konuşuyorsunuz.

Öğretmen:

- Az sabredin çocuklar, her şeyi anlatacağım. Bugün hüzünlüyüm çünkü bu size son dersim.

Ahmet arka sıralardan atılır:

- Ne yani öğretmenim, bizi bırakıp gidecek misiniz? Bizi sevmiyor musunuz yoksa? Yoksa sizi üzecek bir şey mi yaptık? Lütfen öğretmenim gitmeyin, biz sizi çok seviyoruz.

Bütün sınıf hep bir ağızdan:

- Lütfen öğretmenim, ne olur gitmeyin

Öğretmen duygulanır:

- Hayır çocuklar, elbette ki hepinizi çok seviyorum. Sizler benim canlarımsınız. Mecbur olmasam sizi bırakır mıyım.

Ayşe tekrar ayağa kalkar:

- Yine bilmece gibi konuşuyorsunuz öğretmenim. Hem siz istemeseniz kim gönderir ki sizi?

Öğretmen:

- Ülkemizde savaş var. Ben de bu savaşa katılmak için cepheye gideceğim. İnşallah savaşı kazanıp dönünce kaldığımız yerden devam ederiz. Ama gidip dönmemek de var. Hepiniz hakkınızı helal edin.

Sınıf hep bir ağızdan:

- Güle güle gidin öğretmenim, yolunuz açık olsun.

(Çanakkale Marşı söylenmeye başlar ve perde kapanır.)

(Tekrar açıldığında aynı sınıf, öğrenciler kendi aralarında konuşmaktadır.)

Ayşe:

- Arkadaşlar, öğretmenimiz gideli kaç gün oldu, hala bir haber yok. Yoksa...

Ahmet:

- Hayır Ayşe, olamaz. Öğretmenimiz ölemez. Geri gelecek.

Bir süre sessizlik olur; kapı açılır, yaşlı ve ağlamaklı Fatma teyze girer.

Çocuklar merakla sorar:

- Ne oldu Fatma teyze? Neden ağlıyorsun?

Fatma teyze:

- Öğretmeniniz dün düşman tarafından vuruldu. O, vatanı, milleti ve sizler için canını feda etti.

Öğrenciler ağlamaya başlar; Ali bayrağı masanın üstüne örter ve der ki:

- Türk çocuğu ağlamaz! Öğretmenimizin kanı yerde kalmayacak. Onun öcünü alacağız! Vatanını, milletini seven benimle gelsin!

Bütün sınıf coşkuyla:

- Şehitler ölmez! Yaşasın Türk milleti! Yaşasın Cumhuriyet!

(Çanakkale Marşı eşliğinde perde kapanır.)


düzenledi

İlgili sorular

...