56 gösterim
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde

2 Cevap

0 oy

Kabul edilen cevap

TBMM'nin üstünde bir kuvvet yoktur. Hükümet kurmak gereklidir. Geçici kaydıyla bir başkanı ve padişah vekili atamak uygun değildir. TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir. Meclisten seçilecek bir heyet, meclise vekil olarak hükümet işlerini gösterecektir. Meclis başkanı bu heyetinin de başkanıdır.

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından başlayan işgallere karşı etkili bir direniş gösterebilmek için bölgesel kuvvetlerin birleşmesi amaçlanmıştı. Milletin kendi kararlarını kendi alabilmesi için meclise ihtiyaç vardı. Bunun için Mustafa Kemal 19 Mart 1920'de bir genelge yayınlayarak her sancaktan beşer tane olmak üzere milletvekilleri seçilip Ankara'ya gelmelerini istedi. Bunun üzerine büyük bir katılım olarak 23 Nisan 1920'de meclis kuruldu. İlk 120 milletvekili olmak üzere daha sonra bu sayı 390'a çıkmıştır.

Meclis başkanı Mustafa Kemal Paşa seçildi ve Mustafa Kemal meclis çalışmasıyla ilgili bir önerge sundu ve kabul gördü.


düzenledi
0 oy
Türkiye Büyük Millet Meclisi (kısaca TBMM), 23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgali sırasında direniş gösteren Türk Milletinin oluşturduğu irade ile kurulan, (asli kurucu iktidar) ve yine bu iradenin sahibi olan Türk Milletinin anayasa ile verdiği yetki ile yasama görevi yapan Türkiye Cumhuriyeti anayasal devlet organıdır. "Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir" ilkesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur.[2]

Hali hazırda tali kurucu iktidar olan TBMM, diğer anayasal devlet organlarından üstün değildir. Yasama yetkisi yasa veya kanun yapma yetkisidir. Yasalar anayasaya aykırı olamaz. TBMM'nin anayasada da değişiklik yapma yetkisi bulunsa da bu yetki de Anayasa'nın Başlangıç bölümünde yer alan anlayışla ve anayasal bütünlüğe uygun olarak hareket etme ve ancak bu çerçeve içerisinde Anayasa'da değişiklik yapabilme ile sınırlıdır ve bu çerçevede meşruiyet kazanır. Anayasa’nın 6. maddesinde yer alan “hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz.” ifadesiyle yasama organı olan TBMM'nin, kendisinin yasal dayanağı olan anayasanın bütününü veya temel ilkelerini reddederek yeni bir anayasa yapma yetkisi yoktur.[3][4][5] Anayasaya bağlılık yemini eden milletvekili veya partilerin bu girişimlerde bulunması, yetki aşımı ve yetki gaspı girişimi yönünden suç olan bu durum milletvekilliklerinin meşrutiyetini sorgulanır hale getirir ve cebir kullanarak anayasayı değiştirmeye teşebbüsten yargılanma durumu ortaya çıkabilir.[6] Yasa ve anayasa değişikliklerinin halka ait egemenlik haklarını da koruyan bir toplumsal sözleşme olan anayasaya aykırı olup olmadığı Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir.

Millete ait egemenlik yetkilerinin kuvvetler ayrılığı prensibi ile verilmesinin, kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu anlamına geldiği Anayasanın başlangıç bölümünde belirtilmiştir.[7]

Anayasanın 108'nci Maddesine göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Milletvekili genel seçimleri, dört yılda bir, serbest, eşit, tek dereceli, genel oy esaslarına göre, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçilen milletvekili adayları, anayasaya bağlı kalacağına dair Türk milleti önünde namusu ve şerefi üzerine yemin ederek 4 yıllığına TBMM üyeliği (milletvekilliği) hakkı kazanırlar. TBMM üyeleri (milletvekilleri), yasama dokunulmazlığına sahiptir.

İlgili sorular

2 cevap
102 gösterim 13 Ekim 2015 İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kategorisinde çalışkan kızz sordu
1 cevap
106 gösterim 25 Mayıs 2015 Dünya Coğrafyası kategorisinde lütfennn sordu
1 cevap
323 gösterim 23 Mayıs 2015 Çevre ve Doğa kategorisinde Emre sordu
...