PİR
TDK, Türk Dil Kurumu
1. Yaşlı, koca, ihtiyar kimse:
- Ak sakallı pir, bunları söyleyerek sırra kadem basmış. -Y. K. Karaosmanoğlu.
2. Bir tarikat veya sanatın kurucusu:
- Büyük Itri'ye eskiler derler / Bizim öz musikimizin piri -Y. K. Beyatlı.
3. Adamakıllı, iyice:
- Bir söyledi ama pir söyledi.
4. Herhangi bir konuda, bir meslekte deneyim kazanmış, eskimiş kimse, guru.