Atatürk, bilimsel düşünceyi toplumun ilerlemesinin temel araçlarından biri olarak görmüştür. Bu nedenle eğitimde akıl ve bilime dayalı yaklaşımı, araştırmayı, teknik gelişmeleri ve çağdaş kurumların kurulmasını desteklemiştir. Buluş ve icatların yalnızca günlük yaşamı kolaylaştırmadığını; üretim, savunma, sağlık ve eğitim gibi alanlarda ülkenin bağımsızlığını ve gelişmesini güçlendirdiğini vurgulayan bir anlayış benimsemiştir.