Skolastik düşünce; dar ve sınırlandırılmış düşünce anlamına gelmektedir. Bilinen bir düşüncenin dışında hiçbir düşünceye hayat hakkı tanımama, olaylara siyah beyaz bakma ve aradaki diğer renkli tonları görmemezlikten gelme durumudur. Bencilliğin, egoistliğin ve tahammülsüzlüğün düşünceye yansımış şeklidir.
Osmanlı Devleti'nde ise skolastik düşünceye uygun ortamlar oluşmuş olsa da genelde Sultanlar bu düşünceyi fazla yaşatmamaya çalışmıştır. Bu durum Sultanın kalitesiyle doğru orantılı olmuştur. Osmanlı 'Duraklama' devri denilen 17. yüzyılda medreselerden pozitif bilimlerin yasaklanması ile ülkemizi de işgal etme imkanı bulmuş, sonradan bu açık Avrupa'daki gelişimlerin takip edilmesiyle kapatılmaya çalışılmıştır. Bunun dışında devlet genelinde özgür düşüncenin serbest olduğu görülmüştür. Her Sultan yanında doğruları söyleyecek bir 'Bilge Şahsiyet' bulundurmaya çalışmış, bu kaidenin bozulması ile Osmanlı'da şikayetler artmış ve her yeri skolastik düşünce kaplamıştır.