Vakti zamanında bir köy camisinde vaiz efendi cemaate nasihat ederken, kurban kesip etini fakir fukaraya dağıtmanın önemini ve kurban edilen hayvanların Sırat Köprüsü'nde binek olacağını anlatmıştır. Cemaat arasındaki saf yürekli bir delikanlı, anasının kestiği kurbanların etini kimselere dağıtmayıp kavurma yaparak küplere bastırdığını söyleyerek vaize anasının sıratta neye bineceğini sormuştur. Vaiz ise delikanlıya şakayla karışık "Oğlum senin anan da küplere binecek!" cevabını vermiştir.
Bu hikâyeye dayanan "küplere binmek" deyimi, hikâyesindeki anlamından çok farklı olarak günümüzde "çok kızmak, öfkeden delirmek" mânâsında kullanılmaktadır.