Türkçenin zengin ve yaşayan bir dil olmasının temel nedenleri arasında köklü ve güçlü geçmişi, düzenliliği, türetme gücü ve geniş söz varlığı yer almaktadır. Yapılan araştırmalar ve Osman Nedim Tuna'nın Sümerce ile Türkçe arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çalışmaları neticesinde Türkçenin, yaşayan diller arasındaki en eski geçmişe sahip dillerden biri veya en köklü birkaç dilden biri olduğu kabul edilmektedir. Tarihsel süreçte Türklerin göçleriyle dünyaya yayılan Türkçe, "En Eski Türkçe", "Orta Türkçe" ve "Çağdaş Türkçe" aşamalarından geçmiş; birçok dilden etkilenmiş, birçok dili etkilemiş ve büyük değişikliklere uğramıştır. Tanrı Dağları'ndan ayrıldıktan sonra farklı bölgelerde kalan soydaşların kendilerine özgü yazı dillerini oluşturmasıyla da bugün yaşayan Türk lehçeleri ortaya çıkmıştır.