Sudaki bir cismin ne zaman ve nasıl yüzdüğü veya battığı eski insanlar tarafından merak konusu olmuştur. Tahta gibi bazı cisimler suda hep yüzerken, metalden yapılmış bazı cisimler çoğu zaman batmakta, ancak bir tekne veya kabuk biçiminde içi boş suya bırakıldıklarında yüzmektedirler.
Bir cismin suda yüzebilmesi için kendi ağırlığı kadar suyu taşırması gerekmektedir; bunun için de yeterli su taşıracak hacme sahip olması gerekir. Suya konan bir cisim suyun içine girdikçe girdiği hacim kadar suyu taşırır; yani o hacimde su yerinden olur veya kaptaki suyun seviyesi bir miktar yükselir. Taşan suyun ağırlığı suya giren cismin ağırlığına eşit olunca o cisim artık yüzmeye başlar. Yüzen bir cisim için suya girmiş olan kısmının hacmi taşan suyun hacmine eşittir.
Eğer bir cisim suya girdiğinde batıyorsa, kendi ağırlığı kadar su taşıramıyor demektir. Başka bir deyişle, cismin hacmine eşit hacimde suyun ağırlığı o cismin ağırlığına erişemiyordur. Örneğin, bir demir veya çelik parçası suya bırakıldığında batar; ancak çelikten yapılmış gemiler içlerinde büyük boş hacimler bulundurdukları için kendi ağırlıkları kadar suyu taşırırlar ve bu sayede batmazlar.