Kervansaray, kervanların ticaret yolları üzerinde konakladığı yerlerdir. Devlet veya hayırsever kişiler tarafından kurulan bu muhkem binalarda kervanların ihtiyaçları ücretsiz karşılanırdı. Şehir içinde yer alanlar ise han adını alırdı.
Kervansarayların kökeni, İslamiyetin yayılış dönemlerinde askeri maksatla ve sınır emniyetini korumak için kurulan ribatlara dayanmaktadır. Bu binalar sonraki devirlerde ticari maksatla kullanılmış ve kervansaray adını almıştır. Türklerin Müslüman olmasından sonra genişleyen İslam topraklarında ortaya çıkan kervansaraylar, Selçuklular döneminde en gelişmiş şeklini almıştır.
Uzaktan bir kaleyi andıran kervansaraylar, kervan kafilelerinin her türlü ihtiyacını karşılayacak teşkilata sahipti. Selçuklu sultanları ve yüksek devlet görevlileri tarafından büyük ticaret yolları üzerinde, deve yürüyüşüyle günde yaklaşık 9 saatlik mesafeye (30-40 kilometre) denk gelen her menzil için yaptırılmışlardır. Kervansaraylar;
- Yazlık denilen avlulu,
- Kışlık denilen kapalı,
- Her iki türün birleştirilmesinden oluşan karma tipler
olmak üzere üç genel tipe uygun olarak inşa edilmiştir. Barış zamanlarında pazaryeri olarak da iş gören bu yapılar, savaş dönemlerinde kale olarak da kullanılmaktaydı.