132 gösterim

düzenledi

NEVRUZÎYE Hoşâ mübarek ü mesud ruz-i ferruh-dem Zihi küşade ve dil-keş zamane-i hurrem Bu ruz odur ki revadır makam-i hizmetde Siphr-i pîr-i kuhlen-salin ola kameti ham Bu ruz odur ki sabahında sad safa muzmer Bu ruz odur ki mesasında bin ferah müdgam Bu ruz odur ki sezadır olsa bir demine Feda zamane-i sad Baykara vü müdde-i Cem Bu ruz odur ki bu salin içinde rifatle Bakılsa şöyle numayan durur misal-i âlem Bu ruz odur ki anı takvim-i asman içre Nişanlandı yine Bicis alıp eline kalem Bu ruz odur ki yazıp namını flek ikbal Dü nokta-veş kodu kaf üzre Ferkadana hem Bu ruz odur ki onun sebhu talât-i canan Şebi o talât-i zibada zülf-i ham Bu ruz odur ki revadır anı müsahib-i çarh Celâle medbe-i tarih edip kıla mu’lem Bu ruz odur ki bu sal içre sadr-i zi-şana Keremle eyledi teşrif Asaf-ı âzam GAZEL Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı al olmuş sana Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana Sihr ü efsûn ile dolmuştur derûnun ey kalem Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana Şöyle gird olmuş fireng-istan birikmiş bir yere Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş El-amân ey dil ne müşkilter suâl olmuş sana Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın Kendin aldırdın gönül noldun ne hâl olmuş sana Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden La’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana Yok bu şehr içre senin vasf ettiğin dil-ber Nedîm Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana GAZEL Sînede evvel ne muhrik ârzûlar vâr idi Lebde ser-keş âhlar âteşli hûlar vâr idi Böyle bî-hâlet değildi gördüğüm sahrâ-yı aşk Anda mecnûn bîdler dîvâne cûlar vâr idi Ben bugün bir nev-bahâr-ı hüsn ü ân seyreyledim Tarf-ı destârında sünbül gibi mûlar vâr idi Sen yine bir nev-niyâz âşık mı peydâ eyledin Kûyuna yer yer dökülmüş âb-ı rûlar vâr idi Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçün hâmûşsun Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar vâr idi ŞARKI Bir safâ bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâda Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a İşte üç çifte kayık iskelede âmâde Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan Mâ’-i Tesnîm içelim Çeşme-i Nev-peydâdan Görelim âb-ı hayât akdığın ejderhâdan Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a Geh varub havz kenârında hırâmân olalım Geh gelüb Kasr-ı Cinân seyrine hayrân olalım Gah şarkî okuyub gâh gazel-hân olalım Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a İzn alub Cum’a namâzına deyu mâderden Bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden Dolaşub iskeleye doğru nihân yollardan Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a Bir sen ü bir ben ü bir murib-i pâkîze-edâ İznin olursa eğer bir de Nedîm-i şeydâ Gayrı yârânı bugünlük edib ey şûh fedâ Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a MÜSTEZÂD Ey şûh-i kerem-pîşe dil-i zâr senindir Yok minnetin aslâ Ey kân-ı güher anda ne kim var senindir Pinhân ü hüveydâ Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz Baş üzre yerin var Gül goncesisin gûşe-i destar senindir Gel ey gül-i ra’nâ Neylersin edip bir iki gün bâr-ı cefâya Sabreyle de sonra Peymâne senin hâne senin yâr senindir Ey dil tek ü tenha Bir bûse-i can bahşına ver nakd-i hayâtı Gel kaail olursa Senden yanadır söz yine bâzâr senindir Ey âşık-ı şeydâ Çeşmânı siyeh-mest-i sitem kâkülü pür-ham Ebrûları pür-çîn Benzer ki bu dil-dâr-ı cefâ-kâr senindir Bî-çâre Nedîmâ DİVAN ŞAİRLERİ Nedîm'den Örnekler GAZEL Afet-i can dediler gamze-i celladın için Nahl-i gül söylediler kamet-i şimşadın için Yazdı çün kilk-i kaza fitne vü âşûb emrin Ara yerini açık koydu senin adın için Çeşm-i ebrûya kafa-dârsın ey zülf-i siyah Sen ne kafirsin o kafirlere imdadın için Sen ki bülbül gül için nâle edersin bî-ferd Seni gülden ayırır nâle vü feryadın için Hey nesin sen ki duyup handeni kûh-sârda kebk Katı âvâz ile tahsîn okur üstadın için Çokdan ey kilk-i Nedimâ niçin oldun hâmûş Bizi hasrette kodun nazm-ı vev-îcâdın için GAZEL Bir nîm neş'e say bu cihânın bahârını Bir sâgar-ı keşîdeye tut lâle-zârını ....

1 cevap

+1 oy
 
En İyi Cevap

NEVRUZÎYE Hoşâ mübarek ü mesud ruz-i ferruh-dem Zihi küşade ve dil-keş zamane-i hurrem Bu ruz odur ki revadır makam-i hizmetde Siphr-i pîr-i kuhlen-salin ola kameti ham Bu ruz odur ki sabahında sad safa muzmer Bu ruz odur ki mesasında bin ferah müdgam Bu ruz odur ki sezadır olsa bir demine Feda zamane-i sad Baykara vü müdde-i Cem Bu ruz odur ki bu salin içinde rifatle Bakılsa şöyle numayan durur misal-i âlem Bu ruz odur ki anı takvim-i asman içre Nişanlandı yine Bicis alıp eline kalem Bu ruz odur ki yazıp namını flek ikbal Dü nokta-veş kodu kaf üzre Ferkadana hem Bu ruz odur ki onun sebhu talât-i canan Şebi o talât-i zibada zülf-i ham Bu ruz odur ki revadır anı müsahib-i çarh Celâle medbe-i tarih edip kıla mu’lem Bu ruz odur ki bu sal içre sadr-i zi-şana Keremle eyledi teşrif Asaf-ı âzam GAZEL Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı al olmuş sana Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana Sihr ü efsûn ile dolmuştur derûnun ey kalem Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana Şöyle gird olmuş fireng-istan birikmiş bir yere Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş El-amân ey dil ne müşkilter suâl olmuş sana Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın Kendin aldırdın gönül noldun ne hâl olmuş sana Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden La’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana Yok bu şehr içre senin vasf ettiğin dil-ber Nedîm Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana GAZEL Sînede evvel ne muhrik ârzûlar vâr idi Lebde ser-keş âhlar âteşli hûlar vâr idi Böyle bî-hâlet değildi gördüğüm sahrâ-yı aşk Anda mecnûn bîdler dîvâne cûlar vâr idi Ben bugün bir nev-bahâr-ı hüsn ü ân seyreyledim Tarf-ı destârında sünbül gibi mûlar vâr idi Sen yine bir nev-niyâz âşık mı peydâ eyledin Kûyuna yer yer dökülmüş âb-ı rûlar vâr idi Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçün hâmûşsun Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar vâr idi ŞARKI Bir safâ bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâda Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a İşte üç çifte kayık iskelede âmâde Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan Mâ’-i Tesnîm içelim Çeşme-i Nev-peydâdan Görelim âb-ı hayât akdığın ejderhâdan Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a Geh varub havz kenârında hırâmân olalım Geh gelüb Kasr-ı Cinân seyrine hayrân olalım Gah şarkî okuyub gâh gazel-hân olalım Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a İzn alub Cum’a namâzına deyu mâderden Bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden Dolaşub iskeleye doğru nihân yollardan Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a Bir sen ü bir ben ü bir murib-i pâkîze-edâ İznin olursa eğer bir de Nedîm-i şeydâ Gayrı yârânı bugünlük edib ey şûh fedâ Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a MÜSTEZÂD Ey şûh-i kerem-pîşe dil-i zâr senindir Yok minnetin aslâ Ey kân-ı güher anda ne kim var senindir Pinhân ü hüveydâ Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz Baş üzre yerin var Gül goncesisin gûşe-i destar senindir Gel ey gül-i ra’nâ Neylersin edip bir iki gün bâr-ı cefâya Sabreyle de sonra Peymâne senin hâne senin yâr senindir Ey dil tek ü tenha Bir bûse-i can bahşına ver nakd-i hayâtı Gel kaail olursa Senden yanadır söz yine bâzâr senindir Ey âşık-ı şeydâ Çeşmânı siyeh-mest-i sitem kâkülü pür-ham Ebrûları pür-çîn Benzer ki bu dil-dâr-ı cefâ-kâr senindir Bî-çâre Nedîmâ DİVAN ŞAİRLERİ Nedîm'den Örnekler GAZEL Afet-i can dediler gamze-i celladın için Nahl-i gül söylediler kamet-i şimşadın için Yazdı çün kilk-i kaza fitne vü âşûb emrin Ara yerini açık koydu senin adın için Çeşm-i ebrûya kafa-dârsın ey zülf-i siyah Sen ne kafirsin o kafirlere imdadın için Sen ki bülbül gül için nâle edersin bî-ferd Seni gülden ayırır nâle vü feryadın için Hey nesin sen ki duyup handeni kûh-sârda kebk Katı âvâz ile tahsîn okur üstadın için Çokdan ey kilk-i Nedimâ niçin oldun hâmûş Bizi hasrette kodun nazm-ı vev-îcâdın için GAZEL Bir nîm neş'e say bu cihânın bahârını Bir sâgar-ı keşîdeye tut lâle-zârını .... Bir dem mi var ki âh ederek anmaya gönül Ey serv-kad seninle geçen rûzigârını Şevk-ı tamâm va'de-i ferdâyı dinlemez Reşk ana kim cihanda bugün buldu yârını İran zemine tuhfemiz olsun bu nev gazel İrgürsün İsfahân'a Sıtanbul diyârını Düşmen ne denlü saht ise de şâd ol ey Nedîm Seng üzre gösterir zer-i kâmil iyârını GAZEL Bir söz dedi cânan ki kerâmet var içinde Dün giceye dâir bir işâret var içinde Mey-hâne mukassi görünür taşradan ammâ Bir başka ferah başka letâfet var içinde Eyvâh o üç çifte kayık aldı karârım Şarkı okuyup geçti bir âfet var içinde Olmakta derûnunda hevâ âteş -i sûzan Nâyın diyebilmem ki ne hâlet var içinde Ey şûh Nedîmâ ile bir seyrin işittik Tanhâca varıp Göksu'ya işret var içinde GAZEL Tahammül mülkünü yıktın Hulagu Han mısın kafir Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir Kız oğlan nazı nazın şehlevend avazı avazın Belasın ben de bilmem kız mısın oğlan mısın kafir Ne ma'na gösterir duşundaki ol ateşin atlas Ki ya'ni şule-i cansuz-ı hüsn ü an mısın kafir Nedir bu gizli gizli ahlar çak-i giribanlar Aceb bir şuha sende aşık-ı nalan mısın kafir Sana kimisi canım kimi cananım deyü söyler Nesin sen doğru söyle can mısın canan mısın kafir Şarab-ı ateşinin keyfi rüyun şul'elendirmiş Bu haletle çerağ-ı meclis-i mestan mısın kafir Niçin sık sık bakarsın öyle mirat-ı mücellaya Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kafir Nedim-i zarı bir kafir esir etmiş işitmiştim Sen ol cellad-ı din ol düşmeni iman mısın kafir GAZEL Murâdın anlarız ol gamzenin iz'anımız vardır Belî söz bilmeziz amma biraz irfanımız vardır O şuhun sunduğu peymaneyi reddetmeziz elbet Anınla böylece ahd etmişiz peymanımız vardır Münasibdir dana ey tıfl-ı nazım hüccetin al gel Beşiktaş'a yakın bir hane-i viranımız vardır Elin koy sine-i billura rahm et aşıka zira Beyaz üzre bizim de pençe bir fermanımız vardır Güzel sevmekde zahid müşgilin var ise bizden sor Bizim ol fende çok tahkikimiz itkanımız vardır Koçup her şeb miyanın canına can katmada ağyar Be hey zalim sen insaf et bizim de canımız vardır Sıkılma bezme gel bî-gâne yok da'vetlimiz ancak Nedimâ bendeniz bir dâhi sultanımız vardır

İlgili sorular

1 cevap 227 gösterim
1 cevap 684 gösterim
1 cevap 23 gösterim
3 cevap 201 gösterim
2 Mart 2012 misafir sordu
...