Suut Kemal Yetkin'in söyleşilerine örnek olarak "Yarına İnanmak" adlı metni verilebilir. Bu söyleşide Yetkin, sanat ve edebiyatın insan varlığının kutsal yaratımları olduğunu vurgular. Sanatın gerçek ciddiyetle ele alınması gerektiğini, gerçek sanatın her dönemde değer taşıdığını belirtir. İkinci dünya savaşı sonrası yazarlarda ciddilik eksikliği olduğunu, bazı genç şairlerin aşırı yenilikçilik iddiasıyla gerçek sanatın değerini düşürdüklerini ifade eder. Ayrıca, medeniyetlerin sanat ve edebiyatlarıyla ölçüldüğünü, sanatın yenisinin veya eskisinin olmadığını, sadece sanatın var olduğunu savunur. Eserlerinde yarını, geleceği düşünerek yazmanın önemini vurgular ve gerçek sanat eserlerinin ancak yarına geçecek değerde olanlar olduğunu dile getirir.